Denizli 20°C
29 Ekim 2020 - Perşembe
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Saliha  Dervişoğulları

YAŞLILIK

Yaşlılığı kötü gösteren dört neden biliyorum. Birincisi: İnsanın işten uzaklaştırılması İkincisi: Bedeni zayıflatması, Üçüncüsü: İnsanı hemen hemen her zevkten yoksun kılması Dördüncüsü: Ölüme yakın oluşu. İsterseniz, bu nedenleri bir bir alıp önlemlerini ve ne dereceye  dek gerçek olduklarını görelim.

  Yaşlılık insanı işlerden uzaklaştırırmış. Hangi işlerden? Gençlik ve güç isteyen işlerden mi? Yaşlılara göre, beden güçsüz olsa da, manevi güçlerle yapılabilecek işler yok mudur? Düşünceleriyle, öğütleriyle elleri  boş mu duruyorlar? Ennius bir şiirinde :_’’Şimdiye dek başınızda olan aklınız nereye gitti de çılgınlar gibi yolunuzu şaşırdınız?’’ dizeleri ile gençliğe seslenmiştir. Demek ki düşünecek olursak yaşlıların işe yaramadığını söyleyenler boş konuşuyorlar. Böyle bir düşüncede bulunmakla  denizde dümencinin hiçbir işe yaramadığını söylemiş gibi olursunuz. Öyle ya, gemide kimi direğe tırmanır, kimi güvertede koşturur, dümenciyse  dümen elinde geminin  kıç kısmında  rahat rahat oturur. Yaşlılar gençlerin yaptığı işleri yapmazlar, âmâ çok daha büyük ,çok daha iyi işler görürler. Büyük işler kol gücü ya da hız ve çeviklikle değil; düşünce, sözünü geçirme, ortaya doğru düşünceler atmayla başarılır.  Genellikle yaşlılar sağduyulu parlak düşünceleriyle çok iyi iş görürler. Bana göre en onurlu görevlerde bulunan kimselere asıl ‘’YAŞLILAR’’ denir. Tarihte birçok ülkelerde olup bitenleri  bir okur ya da dinlerseniz  görürsünüz ki  en büyük devletlerde  gençlerce yıkıma sürüklenmiş ,yaşlılarca da bir çok kez kurtarılmış ve kalkındırılmıştır.

     Doğallıkla, düşüncesizlik çiçeği burnundakilere, akıllılık da yaşını başını almış olanlara vergidir. Çok kez yaşlandıkça bellek zayıflar derler. İşletmezsen ya da yaradılıştan ağır işliyorsa, zayıflar elbette. Ben çok biliyorum bir çok yaşlı ,yaşları ilerlediğinde, karşısına çıkanlara isimleri ile selam verdiklerini gözlemlemişimdir. Hafızasında isimleri tek tek tutmayı başaranlar da var. Dedem yaşlılığında bile sürekli , yaşananları tanımakla kalmayıp, onların babalarını da, dedelerini bile tanırdı. Siz hiçbir yaşlının hazinesini gömdüğü yeri unuttuğunu hiç duydunuz mu? Yaşlılar iş edindikleri şeyleri, mesela :önemli günleri, kimden alacakları ,kime verecekleri  olduğunu  akıllarında tuttuklarını aslında çok görmüş olmalısınız. Yaşlıların aklına bir şey olmaz, yeterki çabalarını, ve eylemlerini  sürdürsünler. Yaşlılar yaşadıkları sürece etkin olabilirler.

    Yaşlılarımızın bir çoğu, ekim, biçim, ürünün ambarlara yerleştirilmesi gibi önemli tarla işlerinde bile çalışırlar. Kendisinden sonra geleceklere yarasın diye meyve ağaçları dikerler. Aklı başında olan yaşlılar iyi huylu gençlerden hoşlanır, gençler kendilerine saygı ve sevgi gösterdiklerinde yaşlılığa nasıl daha kolay katlanırlarsa, buna karşılık gençler de yaşlıların öğütlerini dinlemekten zevk alır ve onlar sayesinde erdeme karşı bir heves duyarlar.

  Görüyorsunuz ki  yaşlılar çalışkandır, boş durdukları yoktur. Ben her zaman dedemin bir sözünü hiç unutmam derdi ki’ ’Yaşlı  olduğum halde her gün yeni bir şey öğreniyorum’’

  Gençlikteki gibi boğa ya da fil kadar güçlü olmak umurunuz da olmasın. İsterseniz şayet; gençlikteki gücünüze yine yetişirsiniz.(Yaşlılığın ikinci kötü yanı)umurunuzda olmazsa, Elinizde olanı  kullanın.   Her ne işe girişirseniz, buna gücünüz mutlaka yetecektir. Hiç sızlanmayın, bilgileriniz size son nefesinize kadar yetecektir. Yaşlılara dingin ve durulmuş bir konuşma yakışır. Konuşmasını bilen bir yaşlının iyi hazırlanmış, ve dingin sözleri, çoğu kez dinleyicileri etkiler. Öğrenmek hevesiyle dolu gençlerin, bir yaşlının çevresini almasından daha hoş bir şey var mıdır?

   İnsan gücünü yönetmesini bilmeli, ancak gücünün yettiği kadarına el atmalı. İşte böyle olursa, insan eski gücüm kalmadı diye yazıklanmaz. Ömrün gidişi  bellidir, doğanın çizdiği bir tek yol vardır, basit bir yol :ve her çağın kendisine göre bir durumu vardır. Çocuklarda zayıflık, yetişkinlerde taşkınlık, orta yaşlılarda ağırbaşlılık, yaşlılarda olgunluk, doğal durumlardır. Bunları zamanında kabullenmek gerekir.

    Beden eğilimi ve ölçülü yaşamla, insan yaşlanınca bile eski gücünün bir kısmını koruyabilir. Yaşlılığa katlanmak, kusurlarını çabalarımızla gidermek gerek. Sağlığı göz önünde tutmak, bedeni ölçülü  olarak işletmek, gücümüzü yok edecek denli değil, tazeleyecek denli yiyip içmek gerek. Hem yalnızca bedene değil, asıl zihne ve ruha özen göstermeli. Çünkü yağsız kalan lambanın söndüğü gibi ,bunlarda beslenmezse ,yıkıma uğrarlar, çok yorucu olan bir beden eğitimi, kuşkusuz bedeni ağırlaştırır, zihinse işletildiğinde çevikleşir.

       Yaşlılıktan korkmayın, sağlıklı yaşayın ve zinde kalın. Sevgiyle kalın..

Saliha Dervişoğulları diğer köşe yazıları
ZORLUKLAR 2020-10-26 12:31:54
KİŞİLİK2020-10-16 11:08:57
KIŞ KAPIYA DAYANDI2020-10-15 14:36:42
ARI İLE SİNEK FARKI2020-09-24 07:52:11
HAYATIN KANUNU 2020-09-17 11:21:25
YAŞLILIK (2)2020-08-26 11:09:01
KADINLARIMIZ 2020-08-20 10:20:26
 1  2  3  4  5  6  7  ...  16  17  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 17 sayfa var.
Bu kategoride 170 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web