Denizli 30°C
24 Mayıs 2019 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Kadir Yatağan

YARININ BÜYÜĞÜ

Bugünün küçüğü olan çocuklarımız, günden güne serpilerek yarının büyüğü olarak hayattaki yerini alacaktır. Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk, bu gerçekten hareket ederek, 23 Nisan Milli Egemenlik Bayramını çocuklara armağan etmiştir.

       Çocuk kavramı, dilimizde çeşitli kelimelerle karşılanmaktadır. Uşak, bala, tıfıl, velet, oğul, sabi, sübyan, yavru, göbel gibi kelimeler; Anadolu’nun farklı yörelerinde, çocuk yerine kullanılan bazı isimlendirmelerdir.

       Çocuk kelimesine anlam açısından baktığımızda, fiziki, ruhi ve akli yönlerden henüz yeterli olgunluğa ulaşmamış insan yavrusu manasını karşıladığını söyleyebiliriz. Çocuk, bu yönüyle yetişmekte olan insandır. Zaman içersinde aile, çevre ve okul eğitimlerinden geçecek olan çocuk; gelişimini tamamladığında, olgun bir birey kimliğini kazanır.

       “ İnsan, yedisinde neyse yetmişinde de odur.” sözü, zamanın insan kişiliğini etkilemediğini anlatsa da, süreç içersinde olumlu veya olumsuz değişimin yaşanacağı bir gerçektir. Evrendeki hiçbir canlı veya cansız varlık, zaman değirmeninde öğünmeye karşı koyamaz. Bu gerçeği yüzyıllar öncesinin büyük ozanı Yunus Emre:” Yunus çiğdim, piştim elhamdülillah. “sözüyle dile getirmiştir.

       İşte konunun bu boyutunda, yarınlarımızın büyüğü olacak çocuklarımızın iyi yetiştirilmeleri gerektiğini vurgulamakta fayda görüyoruz. Bilindiği üzere çocuğun eğitimi, aile, okul ve toplumsal ortam yani çevre üçgeninde verilir. Çocuk eğitiminde belirleyici yönü olan bu etkenlerin her biri, çocuğun gerek olumlu gerekse olumsuz yetiştirilmesinde sorumluluk taşır.

       Toplumun üst kuşakları olarak her birimiz, çocukluk dönemini yaşayarak bu günlere geldik. Doğruları öğrenme yolunda hatalarımız, yanlışlarımız oldu. Deneme yanılma süreci diye adlandırabileceğimiz çocukluğumuzda, hep büyüklerimizin bizi anlamadıklarından yakındık. İletişim kopuklukları yaşadık. Çocukluğumuzu kabullendiğimiz zaman, büyüklerimiz bizi gözyaşlarımıza bakmadan acımasızca cezalandırdılar. Çocukluğumuzu kabullenmediğimizde ise, sözlerimize değer vermeyip, adam yerine koymadılar.

       Şimdi bugünün olgun fertleri olan bizler, çocuklara gereken önemi veriyor muyuz? Çocuklarımızı, geleceğimizin teminatı olarak görüp, her yönden iyi yetiştirilmelerine katkı sağlayabiliyor muyuz? Unutmayalım ki; güçlü toplumlar, yarınlarını bugünden hazırlar ve çocuk eğitimine gereken önemi vererek, onları iyi yetişmiş bireyler olarak ülke geleceğine sunar.   

       Çocuk, gerek ailesinin gerekse ülkesinin en verimli meyvesidir. Çocuksuz aile, ışıksız geceye; çocuksuz ülke de, yarınsız güne benzer. Şair-ül azam Abdülhak Hamit Tarhan, bu gerçeği: “ Kim demiş, çocuk küçük bir şeydir / Çocuk, aslında en büyük şeydir.” dizeleriyle etkili bir biçimde vurgulamıştır.

       Yarınların büyük ve aydınlık Türkiye’sinde çocuklarımızın etkin bireyler olmasını sağlayıcı yönde, her birimizin bilinçli bir eğitimci olduğumuz gerçeğini unutmamamız dileğiyle...

 

Maziden ders al, geri gelmez dün

Vatana hizmetin zeminidir gün…

Harcanmış bireyin kaybına dövün

Düzeyli eğitim vererek övün

Kadir Yatağan diğer köşe yazıları
ŞİİR ve ŞAİR IV2019-05-22 10:39:47
19 MAYIS RUHU2019-05-15 10:21:06
ŞİİR ve ŞAİR III2019-05-08 10:43:27
ŞİİR ve ŞAİR II2019-05-01 14:14:56
ANA DİL2019-04-30 10:05:09
ŞİİR ve ŞAİR2019-04-24 12:23:49
ŞÜKRETMEK2019-04-22 11:56:37
KARAKOÇ, ŞİİR VE BEN2019-04-19 14:05:15
KARAKOÇ, ŞİİR VE BEN2019-04-15 10:02:19
ŞÜKRETMEYİ BİLMEK2019-04-12 10:30:43
 1  2  3  4  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 4 sayfa var.
Bu kategoride 36 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web