Denizli 22°C
18 Kasım 2019 - Pazartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları

Umudunuz Var Mı?

Hayat, zıtların birliğinden oluşur sadece. Ne iyi nede kötüden bahsedemeyiz, bu gerçekliği olduğu gibi kabul etmemiz gerekir. Unutmayalımki ne yaşarsak yaşayalım bizim için bir olgunlaşma, tecrübe ve birikimdir. Düşünün sürekli güzelliklerin olduğu mutlu bir hayat içerisinde yaşadığınızı, herşeyin sizin istediğiniz gibi hatta fazlasının olduğunu, mutluluğu ve güzelliği tanımlayabilecekmisiniz?

Hayat acı ve tatlı, ölüm ve yaşam, iyi ve kötü, çirkin ve güzelv.b zıtlarının birliğidir. Eğer bu zıtlıklar olmasa hayat anlamsızlaşır. Yaşamak negatifleri pozitife çevirme mücadelesidir. Bireysel yaşamımızda, toplumsal yaşamımızda, kültürel yaşamımızda, siyasette, aşkta ve hayatın her alanında. Hep çevremizdeki başarı öykülerine bakarız hiç kimse o başarıların hangi başarısızlıklar üzerine inşa edildiğini sorgulamaz. Unutmayalım ki her güzellik bir başarısızlık veya sıkıntının üzerine kurulmuştur.

 

Klasik olarak verilen bardak örneğinden gidersek, bardağın yarısı boş mu dolumu?

 

Bardağın yarısını boş olarak bakan negatif anlayışa göre, artık bardak bir camdan yapılmış eşyadan ibaret ve işe yaramaz. Çünkü o anda bize su gereklidir. Yarım bardak suda hiçbir işe yaramayacak. Anlamı çıkarabiliriz. Bu düşünce tarzındaki insan için yaşam mücadelesi çaresizliktir ve bitmişliktir. Çözüm üretmesine gerek yoktur. Çünkü bardak boştur. Hayatında mücadeleninde anlamı yoktur.

 

Bardağın yarısı dolu olarak bakan pozitif bakış açısı ise, o suyla ne yapacağını düşünür ve çözüm üretebilir.  Mantık devreye girerek yaratıcılık ortaya çıkar. Sınırsız sayıda çözüm üretebilir.Yanan bir ateşi söndürebilir, azda olsa susuzluğunu giderebilir, çiçekleri sulayabilir, o bardağı mercek olarak kullanabilir,  o suyla bir canlıya hayat verebilir v.b,o sudan umut üreterekyaşam mücadelesi devam eder.

 

Yaşamda mücadele edebilmek için umut gereklidir. Umutlanabilmek için çözüm üretmek gerekir, çözüm üretebilmek için çevremize pozitif bakmak çevremizde kullanabileceğimiz kaynaklarımızı belirlememiz gereklidir. Çevrenize bakabilmeniz ise öz güven gerektirir.

 

Umudu olmayan bilim adamları yıllarca laboratuvarlarda bilimsel çalışmaları yapabilirlermiydi?Hayalleri, umutları olmasaydı kasırgalara, uçsuz bucaksız okyanuslara rağmen keşifler yapılabilirmiydi?Umudu olmayan Mustafa KemalATATÜRK halkı kurtuluş savaşında birleştirebilir miydi? Aslında birçok problemin çözümü hemen yanı başınızda bakmasını bilmeniz yeterli.

Pers sultanı iki adamı ölüme mahkum etmişti. Sultanın atını ne kadar sevdiğini bilen mahkumlardan bir tanesi hayatını bağışlarsa, bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini söyledi. Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden sultan bunu kabul etti. Diğer mahkum inanmayan gözlerle arkadaşına baktı: "atların uçamadığını biliyorsun, nasıl olup da böyle delice bir fikirle çıkabildin ortaya? Yalnızca kaçınılmazı geciktiriyorsun o kadar." dedi.

"pek değil" dedi birinci mahkum. "kendime dört özgürlük şansı veriyorum: Birincisi sultan bu yıl ölebilir. İkincisi ben ölebilirim. Üçüncüsü at ölebilir. Ve dördüncüsü...belki ata uçmayı öğretebilirim..!" Umudunuz eksik olmasın.

diğer köşe yazıları

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web