Denizli 16°C
04 Aralık 2020 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Sadık Dağdeviren

TEDBİRSİZLİK-DENETİMSİZLİK-YİTEN CANLAR

TEDBİRSİZLİK-DENETİMSİZLİK-YİTEN CANLAR

 

Sadık DAĞDEVİREN

Egeli Araştırmacı ve Yazarlar Birliği Genel Sekreteri

 

Merhaba değerli dostlar. Yine bir deprem, yine can kaybı, yine suçlamalar, yine aynı acı, hep aynı nakarat.

Kardeşim bu Ülkede benim çocukluğumdan beri yani 60 yıldır dere yataklarına, dağ yamaçlarına, oynak zeminlere hala bina yapılır ve buna göz yumulur. Sadece deprem değil artık sel baskını ve toprak kaymaları da bu Ülkede büyük bir tehdit haline gelmiştir. Özellikle Karadeniz bölgesinde meydana gelen aşığı yağışlar sonrası TV’ler de can ve mal kayıplarını üzüntü ile izliyoruz.

Dere yataklarına yapılmış, toplu konutlar görüyoruz. Ya Allah aşkına o dere yataklarına yapılmış 5 ve 7 katlı binaları gördükçe "bu hangi akla hizmettir" demeden yapamıyor insan. Son İzmir depreminde açıkça görüldü ki ne depremin ne afetlerin hiçbir şekilde affı ve telafisi olmaz. Her seferinde "ders alınsın" diyoruz ve hep sözde kalıyor.

İstanbul 7 tepe. Bu kentin kaymaları da görüyoruz ve Karadeniz’i aratmıyor. "İnsanları deprem değil, ihmal öldürüyor" bu gerçeği kabullenelim artık. Bina hasar almış, kentsel dönüşüme bir türlü o semlerde geçilemiyor. Bunun çaresi Hükümettir. Gereğini yapmak ve yaptırmak zorunda olan odur. Tamam yeni beton ve demir kolon teknikleri eskisine nazaran daha iyi. Ancak

Denetimler zamanın da yapılmalı, eksikler zamanında giderilmelidir.

Merkezi yerde kaldı diye, rant uğruna bu Ülkenin hiçbir ferdi feda edilmemeli. Yer etütleri mutlaka yaptırılmalı. Haritaları çıkarılmalı. Niçin işte İzmir örneği ortada. Neden deprem merkezine 20 kilometre mesafede ki alanlarda hiçbir şey yok da deprem merkezinden 70 kilometre uzaklıktaki Bayraklı ve çevresinde yıkım meydana geliyor.

Bunun tek sebebi oynak zemin üzerine yapılmış olmasıdır. Şimdi gelelim Denizli'mize. Bakın sayıyorum, Sevindiğin bir kısmı, Dokuz Kavaklar, Kirişhane, Sümer, Deliktaş, Aktepe, Fatih, Cumhuriyet, Kayhan, İncilipınar, İnönü Cad. Feslikan, İstiklal, Pelitlibağ, Kayalık, Topraklık mahalleleri oynak zemine sahiptir. Bu mahallelerde yüksek kat sayılı binalara izin verilmemelidir.

Bu kurak mevsimlerde bile bu sağdığım mahallelerde, yüzeyde bile çıkan suları görmeniz mümkündür. O sebeple bu şehre Metro hatları bile yapılamaz. Büyük şehir Belediyesi bir an evvel şehirde ki yer etüt çalışmalarını yaptırıp, hangi zemine kaç kata kadar yapılaşma yapılabileceğini ortaya koymalı ve Meclisinden bu yönde karar çıkarmalıdır.

Denetim konusuna gelince. 1- Yapı Denetimi, 10.04.2000 tarih ve 24016 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname ile başlatıldı. 2- Bu kararnamenin yerini daha sonra 13.07.2001 tarih ve 24461 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun aldı. Demek ki bununda yeterli olmadığı görüldü ki 3- 2013 yılında ise Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı yeni bir İmar Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu taslağı hazırlattı. Yeni taslaklar mecliste onaylanırsa, eski kanunda değişiklikler yaşanacak.

Sonuç olarak bu "Yapı denetim Kanunu" değiştirilip duruyor. Peki denetim sadece yapı denetim şirketini mi kapsamalı. Dere yataklarına imar izni veren Belediye Meclislerinin hiç mi suçu yok.

Bence işin aslı burada yatıyor. İcra mercileri de böyle bir durumda suça ortak olmalıdırlar.

Bir başka yazıda buluşuncaya kadar, dudağınızdan tebessüm, yüzünüzden gülücük eksik olmasın.   

         

Sadık Dağdeviren diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 5 sayfa var.
Bu kategoride 42 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web