Denizli 29°C
16 Eylül 2019 - Pazartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Mehmet  Akdağoğlu

TARIM MEVSİMİ

İlkbahar geldi. Artık ekim dikim günlerindeyiz. Tarım ürünlerini satın alanlar, doğal ürünler ve yerli tohumların peşindeyken bu alanda üretip satanlar daha çok para kazanabilmek için çok verimli tohumların peşinde. Biliyoruz ki bu yıl çok iyi para kazandıran ürünler gelecek yıl için fazlaca ekilecek. Dolayısıyla da seneye alan satan olmayacak. Köylerde bu söz çok konuşulmasına rağmen yine de bir yıl önce iyi para eden ürünler ekilmeye başlandı bile.

            Peki niye bir ekim planlamamız yok? Aslında bir çok üründe var. Ama köylümüz uymamak için diretiyor. Denetleyenler pek de ciddi takip etmiyor. Böyle olunca da planlar, programlar kağıt üstünde kalmış oluyor her zamanki gibi. Ardından da bağrışmalar, ağlamalar… Nerede bu devlet? Niye bize sahip çıkmıyor?

            Aslında devlet çiftçisine sahip çıkıyor, ya da sahip çıkmak için çabalıyor. Keşke çiftçimiz de birbirini denetleyebilse. Kurallara uymayan komşusunu önce uyarıp, ardından da şikayet edebilse. Bunu yapmadığı zaman bastığı dalı kestiğini bilebilse. Plan program illaki gerekli. Yoksa bu günlerde olduğu gibi günlük yaşarız. "Yarına Allah kerim" sözünün ardına sığınmak ne kadar da yanlıştır. Çünkü insan önce elinden gelen gayreti göstermeli, ardından da Allah'a tevekkül etmelidir. Ben kurallara uymayacağım, onun bunun hakkına saygısızlık göstereceğim, sonra da suçu kaderde arayacağım. Oh ne ala! Tıpkı trafikte olmadık hatalar sonucu yaptığımız kazalarda suçlunun TRAFİK CANAVARI olduğunu söylediğimiz gibi yani. 

            Tüm bunlar da gösteriyor ki dürüstlük en önemli haslet. Vatandaş devletine güvenemez, devlet vatandaşına güven duyamazsa daha çok bağrışır, ya da ağlaşırız. Yıllardır desteklemeler verilir çiftçiye. Ama bu paraları alanların büyük çoğunluğu aldığı desteklemeyi başka amaçlarla kullanıyor. En acısı da bunu denetleyen devlet görevlilerinin buna bile bile göz yumduğu.

            Bir anımı anlatarak bunu örneklendirmek isterim. Denizlinin bir köyünde öğretmenlik yaparken şahit olmuştum bu olaya. Köylü devletten 20' şer tane damızlık koyun desteği almıştı. Ama koyunların büyük çoğunluğu daha köye gelmeden satılmış, paraları başka amaçla kullanılmıştı. Üzerinden bir yıl geçince de denetleme vardı. Asıl komik olan ise burası. Çünkü köyde damızlık koyun sadece bir kişide kalmıştı. Gelen görevliler, önce o sürüyü gördüler. Sonra da aynı sürü sırasıyla diğer destekleme alan köylülerin ahırlarını dolaşarak tekrar tekrar gösterildi görevlilere. Tabi ki bu arada koyunların ahırdan ahıra geçebilmesi için gerekli zaman gerekiyordu. Bunu da görevlilere yapılan ikramlarla halletmişlerdi. Görevliler artık raporlarını tutabilirlerdi. "Bu köydeki damızlık koyun desteği yerini bulmuştur."

            Dürüstlük dedim ya seçim günü yaşadığım bir anımı da anlatmak istiyorum. Seçim sandığının kurulduğu okulun önüne kitap standımı kurmuştum. Hemen yanı başımda da bir kamyonet dolusu ceviz vardı. Cevizler on beş liraya satılıyordu. Cevizler de gerçekten çok güzel ve lezzetliydi. Tuhaf olan ise cevizlerin üzerinde büyük harflerle yerli olduğu yazmasıydı. Çünkü satıcıyla biraz sohbet edince cevizlerin Ukrayna'dan geldiğini öğrenmiştim. Niye yalan söylediğini sorduğumda "O zaman almıyorlar" cevabını almıştım. Oysa keşke hiç yazı yazmasaydı. Dediğim gibi zaten cevizler çok güzel ve çok da lezzetliydi. Zaten satılacaktı. Neden bu yalancılık?

            Herkes bilir ki kendimizde olmayan dürüstlüğü başkalarından beklememiz saçmalıktır. İslamiyet'in ilk yıllarında yeni Müslüman olan birisine peygamberimiz, İlk olarak yalan söylememekle başlamasını söylemiştir. Yani dinimiz de dürüstlüğe büyük önem vermektedir.

            Gelin birlikte dürüst olalım. Komşumuz bize güvensin, biz de komşumuza güvenelim. En yakınımızdakileri bile dolandırarak helal kazancımızı haram ettirmeyelim. Az ama helalinden olsun kazancımız. Yerli tohumlar ekip, sağlıklı nesiller yetişmesinde bir tuz da biz ekleyelim. Haydi bir gün hiç yalan söylememeyi bir deneyelim. Mutlu ve içimiz huzurlu olarak yastığa baş koyalım bu akşam.                      

Mehmet Akdağoğlu diğer köşe yazıları
HOBİ BAHÇELERİ2019-05-21 11:27:03
SABRETMEK2019-05-14 12:13:13
ANILARLA RAMAZAN2019-05-07 09:31:27
KÖYLÜ - ŞEHİRLİ2019-04-29 14:11:03
23 NİSANLAR2019-04-23 10:47:10
OKUMAK ÜZERİNE2019-03-26 09:54:44
EVLİLİKLENME MEVSİMİ2019-03-19 09:58:14
EĞİTİM ŞART2019-03-13 11:26:22
 1  2  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 2 sayfa var.
Bu kategoride 15 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web