Denizli 23°C
28 Ekim 2020 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Sadık Dağdeviren

TARİHİ DEĞERLERİN VE ESERLERİN KORUNMASI

     Merhaba değerli dostlar. Biliyorum sizde ben gibi Corona olayından ve haberlerinden artık bıktınız. 3-4 ay daha sabır gerekiyor. Birçok aşı denemeleri başladı. Bunlardan bazıları mutlaka başarılı olacak. Önemli olan sizlerin yıl sonu na kadar tedbiri elden bırakmadan bu virüsle birlikte ama virüse yakalanmadan yaşayacağız. İnşallah insanlık bu hastalığı da tabi ki Allah'ın izni ile yenecektir.

      Yazının başlığında da ifade ettiğim gibi, Bize geçmişten miras kalan Tarihi değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması çok önemlidir. Bu koruma sadece güvenlik kuvvetlerimizle olmaz. Bu Ülkede yaşayan her Türk vatandaşının tartışılmaz görevidir. Yıllar önce bu konularda da çok yazılar yazdım. Bilinçsiz ve cahilce yapılan kaçak kazılarda birçok tarihi değer yok ediliyor. Bulunan ların bir kısmı da  yurt dışına kaçırılıyor. Yani Ülke kaybediyor.

      Zaman zaman yakalananlar gazete ve TV'lerde haber oluyor. Şu kadar tarihi eser yakalandı. Beş kişi tarihi eserleri satarken yakalandı. Şu kadar kişi kaçak kazı yaparken yakalandı. Bu haberlerin yıl boyunca arkası kesilmiyor. Değerli dostlar. Tarihi yerleşim birimleri, antik yerleşimler, Höyükler, Tümülüsler, Nekropoller, kısacası SİT alanı ilan edilmiş yerlerde kazı yapılamaz. Bu tür yerler alanında uzman Arkeologlarımız tarafından yapılmalıdır

      Çünkü Arkeologlarımız tarafından yapılan kazı çalışmaları mevcut tarihi değerlerin olduğu gibi gün yüzüne çıkmasını sağlar. Çünkü çıkan malzemenin belgenin, değerin ne olduğunu onlar bilirler ve çok yavaş bir şekilde adeta iğneyle kuyu kazar gibi sabırla çalışırlar. Çıkan eserleri de kazı raporlarında belirtirler. Böylesine hassasiyet gerektiren tarihi değerler ne yazık ki bazı kaçak kazı yapanlar tarafından, adeta talan ediliyor.

     Şimdi şöyle düşünün. Bir tümülüs, bir Höyük yada bir ören yerinin açılması demek, bu tarihi yerleşiminin yakınındaki yerleşimlere büyük oranda katkı sağlaması demektir. O kazı çalışması yapılan alanın yakının da ki yerleşim birimi çok şanslı olacaktır. Orada konaklama tesisleri, Yeme içme alanları, Lokanta, Kafe, Hediyelik eşya dükkanları, bunları kim yapacak, elbette o tarihi yerleşimin yakınındaki insanlar yapacaktır. Böylelikle küçük bir köy, belde yada mahalle olan yerleşim Turizmle iç içe olacaktır.

    En büyük örneği, Karahayıt ve Ecirli (Pamukkale) yerleşimleri bu gün birer turizm merkezi olmuştur. Anadolu Tarihi kalıntılar, höyükler, Tümülüsler, Ören yerleri bakımından Dünya'nın en zengin bölgesidir. Bunun içinde Arkeolojik çalışmalara ve mevcut toprak üstü ve toprak altını korumaya Devlet olarak yetişemiyoruz. O kadar çok tarihi değerimiz var ki saymakla ve yazmakla bitmez.

    Bu konuda Kültür ve Turizm bakanlığımızın  bu yerleşim yerleri yakınlarındaki mahalle, belde ve köylerimizde o bölge halkına konferanslar, seminerler vermesi lazım ki o bölge insanı da tarihi değerlerimize ve geleceğimize sahip çıkabilsinler.

    Konu o kadar geniş ki bunu bir köşe yazısına sığdırmak çok zor. Onun için bir sonraki yazımızı da bu konuya ayırmak istiyorum. Gelecek yazım da buluşmak üzere Dudağınızdan tebessüm, yüzünüzden, gülücük eksik olmasın.

     

 

Sadık Dağdeviren diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 4 sayfa var.
Bu kategoride 38 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web