Denizli 34°C
21 Temmuz 2019 - Pazar
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
METİN ALKAN

SULTAN ALPARSLAN VE MALAZGİRT (1. BÖLÜM)

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Genellikle, "Anadolu'nun kapılarını Türklere açan savaş" olarak bilinen Malazgirt Savaşı, 26 Ağustos 1071'de Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen arasında gerçekleşen ve Alparslan'ın zaferi ile neticelenen savaştır. Aslında bu savaş, önce Anadolu ardından İstanbul ve Balkanlar'a açılan fetih hareketlerinin dönüm noktasıdır.


BEYAZ TARİH / MAKALE
"Aylardan Ağustos, günlerden Cuma
Gün doğmadan evvel iklîm-i Rum'a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma
Yeni bir şevk ile gürledi gökler
Ya Allah... Bismillah... Allahuekber..."
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
Tarihin en eski devirlerinden itibaren batı seferlerine önem veren Türk topluluklarının kaderi, Türk hükümdarı ve ordularının savaş meydanlarında kazanacakları başarılara bağlı olmuştur. Tarih, bu başarıları gösteren pek çok hükümdar ve komutanla doludur. Bunların en önemlileri, hiç şüphesiz, Dandanakan(1040) zaferiyle Tuğrul Bey, Malazgirt(1071) zaferiyle Alparslan, Miryokefalon(1176) zaferiyle II. Kılıçarslan, İstanbul'un Fethi(1453) ile Fatih Sultan Mehmed ve Başkomutanlık/Dumlupınar zaferiyle (30 Ağustos 1922) Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Peki Türk-İslam Tarihinin önemli bir dönüm noktası olan Malazgirt Zaferi hakkında ne biliyoruz? Millet olarak bu zafere gerektiği değeri verebiliyor muyuz? Yaklaşık 1000 yıl önce tarihe damgasını vuran ve Selçuklu çağında gerçekleşen bu zaferi sahiplenme ve tanıtma adına neler yapıyoruz? Anadolu'nun kapısı Malazgirt Kalesi, zaferin ihtişamını yansıtıyor mu? Burası bir Selçuklu açık hava müzesine çevrilebilir miydi? 


Ne yazık ki bütün bu soruların cevabı yakın döneme kadar genel olarak menfi idi. Örneğin 1950'lerde savaşın anısına yapılması ilk kez planlanan Alparslan Abidesi ancak zaferin 900. Yıldönümü olan 1989'da Zafer Anıtı olarak tamamlanabilmiştir. Fakat son bir kaç yılda yapılan bazı çalışmalar bu zaferi anma ve anlama adına ümit vaat edicidir. Örneğin Sultan Alparslan'ın adını taşıyan 1071 gencin ve Türkiye'nin değişik bölgelerinden gelen binlerce gencin, savaşın yapıldığı Malazgirt Ovası'nda buluşması ile 1071 Tarih öğretmeninin Malazgirt'te buluşması savaşa verilen önemin güzel örnekleridir. 2007'de Muş'ta kurulan üniversiteye Alparslan isminin verilmesi de bu yönde önemli bir gelişmedir. Yine Muş Belediyesi tarafından 2009'da yaptırılan Alparslan heykelinden sonra, Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Üsküp'teki Makedonyalı İskender'den sonra dünyanın ikinci büyük şaha kalkmış at heykeli olan Sultan Alparslan Anıt heykelinin 26 Ağustos 2013'te Aydın Malazgirt Meydanı'nda açılması da kayda değer çabalardır. Yakın zamana kadar mezarı bulunamayan Sultan Alparslan'ın Türkmenistan'ın Merv şehrinde yapılan çalışmalarla türbe yapısının Macan Cuma Camisi yapı külliyesi içinde olduğuna yönelik araştırmalar da ilgiyle takip edilmektedir. Bu bağlamda savaşa ismini veren Malazgirt kalesinin, kanaatimizce bir savaş müzesi haline getirilerek, toplumsal belleğimizi tazeleyici bir formata dönüştürülmesi gerekmektedir. Yine ünlü yönetmenlerimiz kanalıyla savaşla ilgili belgesel veya sinema sektörü harekete geçirilmelidir. Bu ve bizim ifade edemediğimiz benzer girişimler, hiç şüphesiz gelecek nesillerin milli kültürümüzün köklerine ilgi duymasını sağlayacak vesileler olacaktır.


Bizim özellikle üzerinde duracağımız konu, Doğu ve Güneydoğu'da Türklerin egemenlik haklarını pekiştiren, Anadolu'nun fethi ve Türk vatanı haline gelmesi sonucunu doğuran Malazgirt zaferidir.

METİN ALKAN diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  6  7  ...  13  14  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 14 sayfa var.
Bu kategoride 132 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web