Denizli 30°C
24 Mayıs 2019 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Kadir Yatağan

ŞÜKRETMEK

Doyumsuzluğun had safhaya ulaştığı bir çağda yaşıyoruz. Günümüz insanı, neredeyse şükretmeyi unuttu. Manevi sıkıntılarımızın kaynağını, yetinmeme duygusu oluşturmakta. Hep daha fazlaya, daha iyiye, daha güzele şartlanmışlık içersindeyiz.

Aza kanaat etmeyen çoğu bulamazmış.İnsan oğlu,kendinde var olanların ve yaşadığı hayat içersinde elde ettiklerinin kıymetini bilmeli.Sahip olduklarına şükrederek,insanlık erdemini zedelemeyen yeni kazançlar peşinde koşulabilir.Mutluluğun sırrı da bu olsa gerek…

Zaman,kesintisiz akan bir nehre benzetilebilir.Canlı cansız hiçbir varlık,zamanın aşındırmasına karşı koyamaz.Değişimden kaçınmaya çalışmak, akıntıya kürek çekmek misali boşunadır. Hal böyle olunca, değişime direnmek yerine değişimi kabullenmek ve olumsuzluklarını azaltmaya çalışmak daha akılcı olacaktır.

Şükretme, bugüne aittir. Yarınlar içinse yeni hedefler gözlenmelidir. İnsanlığın gelişimi de, bugününü dününden daha kazançlı yapabilmeye bağlıdır. Yaşanılan hayat içersinde, hep yeni umutlar beşinde koşmalı, hep yeni ufukları gözlemeliyiz. İnsanı hayata bağlayan umutlardır. Gerçekleşen her umut sonrası, yeni umutlar doğar. Gerçekleştiremediğimiz umutlarsa; bizi hayata küstürmemeli, aksine daha gerçekçi ve daha deneyimli olarak belirlenen yeni umutlara yöneltmelidir. Bugün gerçekleştiremediklerimizin yarınlarımızda da gerçekleşmeyeceği düşüncesi bizi hayata yenik düşürür. Oysa hayat, bir hazinedir ve durmaksızın koşmayı gerektirecek zenginliklerle doludur.

Zirve, ulaşıldığı anda zirve olmaktan çıkar. Çünkü zirve üstü yeni zirveler vardır ve bu gerçek, ancak belirlenen zirveye çıkıldığında fark edilir. Hedeflenen zirvede bir müddet dinlenmek, hem yorgunluğu atmaya hem de yeni zirvelere hazırlanma yönüyle faydalıdır. İnsan hayatı da, zirve yolculuğu benzeri hep yeni gelişmelere açıktır. Dün, dünde kalmıştır; bugünse yaşanılmaktadır. Yarınlarınsa ne olacağı belirsizdir. İnsan oğlu, zaman yolculuğunda olumlu olumsuz etkenlere karşı hazırlıklı olmalıdır. Zira, kader mefhumunun bizi hangi bilinmezlere sürükleyeceği meçhuldür…

İnsan, mutlaka iyi şeylere layıktır ve her insan, insanca yaşayabilmelidir. Güzel yaşamak, sadece birilerinin tekelinde değildir. Mutsuz çoğunlukların kuşattığı bir ortamda, bir kısım insanın mutluluk çığlıkları uzlaşmaz nefretlere yol açabilir. Hiç kimse, kendi yaşantısını diğer insanların üstünde görmemeli ve görkemli hayatının yapısını birilerinin mağduriyeti üzerine kurmamalıdır. Şüphesiz tamahkar değil kanaatkar olabilmek, erdemli yaşamanın temelidir. Toplum huzurunun sağlanmasında, insan oğlunun düzeyli ve onurlu yaşamasının katkısı büyüktür.

Kadir Yatağan diğer köşe yazıları
ŞİİR ve ŞAİR IV2019-05-22 10:39:47
19 MAYIS RUHU2019-05-15 10:21:06
ŞİİR ve ŞAİR III2019-05-08 10:43:27
ŞİİR ve ŞAİR II2019-05-01 14:14:56
ANA DİL2019-04-30 10:05:09
ŞİİR ve ŞAİR2019-04-24 12:23:49
KARAKOÇ, ŞİİR VE BEN2019-04-19 14:05:15
YARININ BÜYÜĞÜ 2019-04-17 14:03:19
KARAKOÇ, ŞİİR VE BEN2019-04-15 10:02:19
ŞÜKRETMEYİ BİLMEK2019-04-12 10:30:43
 1  2  3  4  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 4 sayfa var.
Bu kategoride 36 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web