Denizli 26°C
27 Ekim 2020 - Salı
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Saliha  Dervişoğulları

STRES ALTINDA EZİLMEYİN

     ‘’Gece gündüz seni olduğunun dışında bir kişi yapmak için elinden geleni ardına koymayan bir dünyada, kendinden başka birisi olmamak için verilen savaş insanoğlunun yapabileceği en güç savaştır ve bu savaş hiç bitmez. ‘’  E.E Cummings in bu sözü ile başlamak istedim. Kendimiz olabilmek ve kendimizi denge altında tutabilmek, bize düşen en büyük görevlerden biridir.

      Stresin kelime anlamı gerilim ve zorlanma demektir. Tanım olarak düşünürsek stres; zorlanma sonucu ortaya çıkan bir tepkidir. Bizi tehdit eden ve zorlayan tehlikelere karşı gösterdiğimiz, bedensel ve ruhsal tepkiler diyebiliriz. Bu tepki sayesinde ya tehlike yerinden uzaklaşır veya mücadele ederek yeni doğacak duruma uyum sağlarız.

     Stres, sağlığımızı bozan ve özgürce yaşamamızı engelleyen en önemli nedenlerden biridir. Önlem alınmadığı veya her gün muhtazam olarak atılmadığı taktirde, zamanla içimizde birikir ve hastalıklara yol açar. Bu nedenle hastalanmadan, önlem almamız gerekir. Genel kanıya göre stresin bizim dışımızda olan olaylar yüzünden oluştuğu sanılır. Oysa günlük yaşamda strese yol açan genellikle olaylar değil, bunların algılanış biçimidir. Çevremizde strese yol açtığı söylenilen birçok neden olabilir. Ancak güçlü kişilikler, bunlarla kolayca başa çıkabilmektedir. Sistem baş edebilecek durumda değilse, olumlu veya olumsuz her deneyim gerilime neden olabilir. Bu yüzden günlük yaşamda hiç ihtiyacımız olmayan üstelik sağlığımızı bozan bu stres tepkisini önlemek, önleyemediklerimizi de biriktirmeden atmak zorundayız.

       Kişi bir tehdit algıladığında beyninden bazı maddeler salgılanır. Bu Maddeler yine beyinde bulunan bir salgı bezi olan hipofiz bezini etkiler. böbrek üstü bezlerinde adrenalin ve kortizon hormonları salgılanmaya başlandığı an sonuçta solunum hızlanır, kalp atım sayısı ve şiddeti artar, vücudumuzun düzeyindeki damarlar daralır, yüzey sıcaklığı düşer, kan basıncı yükselir, kas gerilimleri artar, depo yağ ve şeker kana salınır, ayrıca mide asiti artar. Enerji ve yaşamsal kaynaklarda tükenmeler olur. Sonuçta stresin kısa süreli etkileri çarpıntı, tansiyonda yükselme, baş ağrısı, mide ağrısı, kramplar, adele kasılması baş gösterir. Organizma dengeye kavuşunca uyum enerjisi biter. Ardından tükenme, bitkinlik dönemi içersin de eğer bedeniniz, bu dengeyi sağlayacak yeterli dinlenmeye kavuşamazsa gerginlik yavaş yavaş fiziksel ve ruhsal sağlığı bozan sürekli bir durum halini alır.Bir çok hastalığın gelişmesinde  çok önemli etkiler yapabilir. Örnek vermem gerekirse: hipertansiyon, iskemik kalp hastalığı, ruhsal olabilecek bu hastalıklar, obsessif düşünceler, uyku bozuklukları diyebilirim. Biriken bu stres bizim yaşama sevincimizi engeller,yakın ilişkilerden uzaklaştırır ve üretkenliğimizi azaltır. Böyle kişiler olursak, huzursuz ve bitkin olur, kolayca kızar, görüşümüz dar, etkinliğimiz sınırlı kalır. Kendi dertlerimize umutsuzca çözüm yolu aramaya başlarız. Doktor doktor dolaşırız. Emin olun ki, psikosomatik dediğimiz ruhsal kaynaklı bu tür hastalıklarımızın dahiliye polikliniklerine başvuran hastaların yaklaşık yüzde ellisi bunlardır. Hasta olduğuna kimsenin inanmadığı bu hastalar eninde sonunda bedensel olarak da hasta olurlar. Bu duruma bir çözüm bulmak zorundayız. Çözüm bizde başlar bizde biter.

   Stresle mücadeleye kendinizi sevmekle başlayın. Değerlendirmelere açık olun. Negatif düşünceleri kafanızdan atın. Hayatı dolu dolu yaşayın. Pozitif karakterlerle takılın. Sizi üzen kişilerden mümkün olduğunca uzak kalmaya bakın… Spor yapmak da bu yollardan biridir. Antrenman sonrası beyinde salgılanan endorfin mutlu olmanızı sağlar…

     Sağlıklı bireyler olarak yaşamımızı sürdürmek istiyorsak, stres altında ezilmeyin ve sinirlerinize sahip çıkın, herşey kızmayın, öfkelenmeyin. Karşınızdaki kişileri önce iyice dinleyin, kendini ifade etme durumunu o bireye sunun, eğer farklı düşünce içindeyseniz sizde güzel bir anlatımla düşüncelerinizi dile getirin ama asla strese girmeyin ve karşınızdaki bireyi de strese sokmayın.

      Dünyamız güzellikler ile dolu. Bu dünya güzelliği, hepimize yeter güzel yaşayalım, stres yapmadan ve olmadan yaşamayı başaralım. Sevgiyle kalın, hoşçakalın..

  

Saliha Dervişoğulları diğer köşe yazıları
ZORLUKLAR 2020-10-26 12:31:54
KİŞİLİK2020-10-16 11:08:57
KIŞ KAPIYA DAYANDI2020-10-15 14:36:42
ARI İLE SİNEK FARKI2020-09-24 07:52:11
HAYATIN KANUNU 2020-09-17 11:21:25
YAŞLILIK (2)2020-08-26 11:09:01
YAŞLILIK2020-08-25 11:44:51
 1  2  3  4  5  6  7  ...  16  17  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 17 sayfa var.
Bu kategoride 170 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web