Denizli 39°C
27 Haziran 2019 - Perşembe
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Kadir Yatağan

ŞİİRLERLE ÇANAKKALE

       Çanakkale Şehitlerini Anma Günü olarak belirlenen 18 Mart, yüce Türk milletini bugünlere taşıyan nice şehitlerimizi rahmet ve şükran hisleriyle anmak yönüyle ayrı bir önem taşır. Geçmişten günümüze hürriyet ve istiklali en büyük erdem bilen Türk milletinin seçkin evlatları, ülkelerinin bağımsızlığı tehlikeye düştüğünde sonraki Türk nesline esareti yaşatmamak ve onursuz bir tarih bırakmamak şuuruyla hareket etmişler; düğüne gider gibi ölüme koşarak hiç tereddüt etmeden şehitlik şerbetini içmişlerdir.

       Hangi bayrak vardır ki, Türk bayrağı gibi rengini hürriyetin sembolü olan bayrağı uğruna şehit düşmüş asil evladının kanlarından almış olsun? Yine hangi ülke toprağı vardır ki, Türk yurdu gibi her karış toprağı vatanının selameti ve yarınları için şehit olan seçkin evladının kanlarıyla sulanmış olsun? Bu tarih gerçek değil midir ki, şaire:

’Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır!’dizelerini söyleten?

       Türk milletinin büyük şairi Mehmet Akif Ersoy, aynı duygularla İstiklal Marşı’nda: ”Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı

Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı” derken, Türk insanının özgürlük ve bağımsızlık uğruna girdiği savaşlarda şehit olmaktan çekinmediğini vurgular.

       ‘Çanakkale Şehitlerine’ başlıklı şiirinde Mehmet Akif:

”Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor

Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor!” dizeleriyle, gencecik vatan evlatlarının ülkelerinin geleceği için şehit düşmelerini anlatırken, duyarlı bir yüreğin bu anlamlı ölümlere duyduğu ıstırabı dile getirmektedir.

       Cepheye savaşmaya giden bir Anadolu yiğidinin destanlaşan seslenişi, ‘Çanakkale Türküsü’ne can verir:

“Çanakkale içinde aynalı çarşı

 Ana ben gidiyorum düşmana karşı” mısralarında Mehmetçik; vatana saldıran düşman güçlerine dimdik dururken, geride bıraktığı gözü yaşlı anasıyla da adeta helalleşmektedir.

“Çanakkale içinde vurdular beni      

Ölmeden mezara koydular beni” seslenişinde ise savaşın acımasızlığı ve ölüm gerçeği en yalın biçimde vurgulanmaktadır.

       Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy:

“Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber

Sana avucunu açmış duruyor Peygamber… “ dizeleri ile vatan ve kutsal değerler uğruna şehit düşen insanımızı en yüksek mertebeye taşımış ve onlara en onurlu mekânı belirlemiştir.

          Vatanın özgürlük ve bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kanlarını esirgemeyen kahraman gazilerimizi bu anlamlı günde hayırla yad ederken, günümüz Türk insanının da aynı kutsal değerler için gerektiğinde benzer duyarlılığı göstereceği inancıyla Türk milletinin sonsuza kadar varlığını sürdüreceğine güvenimiz tamdır.

       Bizim bugün burada kalem ve mürekkeple yazmaya çalıştığımız Çanakkale destanını, o gün orada savaşan yiğitler, süngü ve kanla dağlara taşlara yazdılar. Ruhları şad olsun.

 

Dilde zikir kalpte iman

Türk’e sökmez hiçbir düşman

Şehit varsa yaşar vatan

Abidedir Çanakkale…

 

Kadir Yatağan diğer köşe yazıları
DAĞLARA KAÇMAK2019-06-26 10:04:23
Doyumsuzluk Denizi2019-06-24 09:44:15
MAZİDEN İZLER2019-06-12 09:37:05
ŞİİR ve ŞAİR V2019-05-29 10:40:34
ŞİİR ve ŞAİR IV2019-05-22 10:39:47
19 MAYIS RUHU2019-05-15 10:21:06
ŞİİR ve ŞAİR III2019-05-08 10:43:27
ŞİİR ve ŞAİR II2019-05-01 14:14:56
ANA DİL2019-04-30 10:05:09
 1  2  3  4  5  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 5 sayfa var.
Bu kategoride 41 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web