Denizli 30°C
24 Mayıs 2019 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Kadir Yatağan

ŞİİR ve ŞAİR III

10- Şiirde yeteneğin rolü nedir?

KY: Ustalar buna benzer bir soruya “Şair olunmaz, şair doğulur.” demişlerdir. Ben de bu söze katılıyorum. İnsanları etkileyebilecek güzel sözler söyleyebilmek bir yetenektir. Geçmişten günümüze insanlar bu gök kubbe de fani olan ömürlerinin farkına vardıklarında, kendilerini hatırlatabilecek eserler vermeye yönelmişlerdir.

       Edebiyatın temeli herkesin söyleyebileceği sözü söylememek, herkesin yazabileceği yazıyı yazmamaktır. Özgünlüğün temelinde bu kural yatmaktadır. Şair de kalıcılığın peşindedir. Amaç şiirse çağlar geçse de hatırlanabilen bir dize dahi söz sahibinin şair olarak tanınmasında yeterlidir. İnsan belleğinin kuşaktan kuşağa korunması gereken bir sır gibi aktardığı şiirler de şairlerini ölümsüz kılmaktadır. Bu gerçek de şiirin öncelikle genlerde var olan bir yetenek olduğunu ve yaşanan ömürle yoğrulup kıvamını bulduğunu göstermektedir.

 

11- Sizce kalıcı şiir nedir?

KY: Kalıcılık her alanda uğraş sahiplerinin birincil amacı olsa da bunu sağlamak oldukça zordur. Şiirde kalıcılığı sağlamanın ana şartı birikime dayanmak ve gelenekten yararlanmaktır. Bunu şöyle açabiliriz. Nasıl ki bulut katmanlarında oluşan ve yeryüzüne inmeye başlayan yağmur damlası, öncekilerle buluşarak işlevini tamamlayacaksa şairin imbiğinden süzülerek şiire dönüşmüş ürünler de şiir adına önceden ortaya konan diğer eserlere kavuşursa amacına ulaşacaktır.  Önemli olan şiir diye oluşturulan şeylerin şiir değeri taşımasıdır. Zaten ortaya konan şiirse bu tür çalışmalar, ilgilisini bulacaktır.  Bu da var edilen şiiri kalıcılığa ulaştıracaktır.

 

12-Şiirlerinizi nasıl bir ruh haliyle yazıyorsunuz?

KY: Şiirlerin bir oluşma süreci vardır. Yaşadıklarınız, yaşayamadıklarınız, yaşamak                                                                                                           istedikleriniz, yaşayıp da yaşamak istemedikleriniz… Bu ve benzeri durumların her biri, üzerinizde bir tortu bırakır. Bu tortunun ağırlığını hisseder ve bunu bir an önce açığa çıkarmak için sancılanmaya başlarsınız. Söze dökülmeye başladığı andan dillik metine dönüşene kadar anlatmak ve birileriyle paylaşmak istediğinizin gerginliği üzerinizdedir. Ne zaman ki yüreğiniz şiir biçimine giren edebi metne dönüşür, işte o zaman rahatlarsınız.

13 – Sizce ortam ve zamanın şiirsel esinlenmeye, şiirin oluşumuna katkısı var mıdır?

KY: Zannımca şiirin zamanı ve zemini yoktur. Bence şiirin etkilenme ve oluşum yani vücut bulma dönemleri vardır. Şairler, yaşadıkları hayat içersinde etkilenimlerinden oluşan duygu tortularını farkında olmaksızın yüreklerinin potasında yoğururlar. Eşref saati geldiğinde şiire dönüşümünü gerçekleştirirler.

       Ben genellikle gece ortasında kendimle baş başa kaldığımda şiiri yanı başımda bulurum. Ayrıca gün içinde de doğa güzelliklerinin tetiklemesiyle ilham serpintilerinin etrafımda gezindiğini hissedersem, sevdalım olan şiirin peşinde kelebek kanatlarımla süzülürüm.

 

ARAMA

 

Aşkın bahçesinde açarmış şiir

Hayal âleminde yaşarmış şair

Bülbülün nağmesi hep güle dair

Nafile arama, yok o sevdalar…

Kadir Yatağan diğer köşe yazıları
ŞİİR ve ŞAİR IV2019-05-22 10:39:47
19 MAYIS RUHU2019-05-15 10:21:06
ŞİİR ve ŞAİR II2019-05-01 14:14:56
ANA DİL2019-04-30 10:05:09
ŞİİR ve ŞAİR2019-04-24 12:23:49
ŞÜKRETMEK2019-04-22 11:56:37
KARAKOÇ, ŞİİR VE BEN2019-04-19 14:05:15
YARININ BÜYÜĞÜ 2019-04-17 14:03:19
KARAKOÇ, ŞİİR VE BEN2019-04-15 10:02:19
ŞÜKRETMEYİ BİLMEK2019-04-12 10:30:43
 1  2  3  4  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 4 sayfa var.
Bu kategoride 36 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web