Denizli 17°C
20 Şubat 2019 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Mehmet Varol

Sektörde neler oluyor?

Süt Sektöründe  en büyük sorun, Pazar  ve piyasa olgusudur.  Arz talep dengesizliği, bu dengesizlikle oluşan piyasalar ve  bu piyasalara bağlı olarak gelişen Pazar  olgusu.  Süt üretiminden pazarlamaya, mamül üretiminden tüketiciye  sunumuna kadar, öyle bir yol izleniyor ki, üç ay öncesini göremez isen, labirentin içinde yolunu kaybeder, bir çıkmaz sokağın içine hapsolursun.

                Onun içindir ki, mevcut durumun tespitini  çok  iyi yapıp, bazı riskleri önceden görüp, yol haritamızı çizmemiz gerekir. Kriz dönemlerinde, krizleri n iyi yönetilmesi, işbirliği ve elbirliği ile olur. İşte biz bunun için varız.

                Ülkemizde et ve süt üretimi yapmak çok kolay bir iş değildir. Mera ve çayır kullanımı yok denecek kadar az olduğu ve verimli kullanılamadığı için, ahırda besleyerek süt  ve et üretiyoruz. Bunun içindir ki,  besleme maliyeti çok yüksek oluyor.

             Ahırlarda maliyete etki eden girdilerimizin %70’i yem girdisi, %30 diğerleridir. Hayvancılık yapan süt üreten başka ülkelerle kıyaslama yaptığımızda beslemede yem ve kaba yem maliyeti %40’larda kalır. Diğer ülkelerde beslenmedeki kesif yemin oranı %20 lerde kalırken, maalesef bizim Ülkemizde, Beslenmede kesif yemin oranı % 50 lerin üzerindedir..

                Özetlersek, Biz yem fabrikalarına bağımlı süt ve et hayvancılığı yapıyoruz. Onun içindir ki, çok pahalıya mal ediyoruz.  Bu mevcut durum ile bizim kazanmamız ve ayakta kalmamız mümkün değil gibi görünüyor.

                Ama Ülkemizdeki mevcut durumun %97 gibi bir oranını temsil eden, Aile işletmeleri, inatla, ısrarla üretime devam ediyorlar.  Devam etmek zorundalar. Çünkü; Mevcut işletmelerini  sürdürmekten başka çareleri yok. Hayvanını elden çıkardığında, tekrar yerine koyma imkanı yok.  Orta yaş grubundaki insanların, şehirlerde istihdam imkanı yok. O insanların, terk edip gidebilecekleri ikinci bir Ülkeleri yok.

                Ülkemizde, 18 milyon ton süt üretiliyor. Üretici mutsuz, sanayici mutsuz, tüketici mutsuz, neden biliyor musunuz?  18 milyon ton sütün, 9 milyon tonu kayıt dışı, kontrol altına  alınamıyor. Bu da pazarda haksız rekabeti tetikliyor. Ülkemizin büyük bir çoğunluğunda,  Örgütler üzerinde soğuk zincirde sözleşmeli satış yapılmıyor. Piyasaya toplayıcı ve kayıt dışı çalışan mandıralar hakim. Müteahhit ve toplayıcılar, aynı zamanda tedarikçi ve yem satıcısı.

Ürün pazarına AVM ler hakim. İstedikleri gibi fiyatlarla oynayıp, 120-150 gün gibi ödemelerle pazarı elinde tutuyorlar. Serbest piyasa ekonomisini gerekçe göstererek, bu piyasalara, piyasa denetleme kurulu müdahale edemiyor. O kadar çok olumsuzluk var ki, say say bitmez.          

                Bu kadar olumsuzluğa rağmen, hiç mi olumlu şeyler yok? Var, gerçekten var. Bakanlıklarımız var. Hepsi olmasa da, bizi anlayan, anlamaya çalışan Bürokratlarımız var.

 

 

 Üreticilerin  talebi doğrultusunda, kesif yemde KDV sıfırlandı. (Ne hikmet ise, aynı hafta içerisinde yem ham madde fiyatlarında %10 yükselme oldu) Arz fazlası sütlerimiz için, regülasyon sistemi devreye girdi. Müdahale alımları yapıldı, yapılıyor. Okul sütü devreye girdi. Süt mamüllerinde İthalat kontrol altına alınır iken, ette müdahale satışları hayata geçirildi.  Bazı büyükşehir Belediyeleri, halk sütü gibi projeleri başlattı. Soğuk zincirde süt satışlarında, sözleşmeli satış zorunluluğu ile piyasalarda sürdürülebilirlik sağlanır iken, üreticiye daha fazla destekleme alma imkanı sağlanıldı. Süt destekleme primi 5 kuruştan, 8 kuruşa çıkartıldı. 2016 yılı Nisan ay’ında başlatılan regülasyon sistemi, üreticiyi, Sanayicinin ve taşeronlarının fiyat baskısından ve tehditlerinden kurtardı.

 Hiç bir işe yaramayan, kriz dönemlerinde hiç sesi çıkmayan, Ulusal Süt Konseyi, piyasaları dalgalandırmak isteyen, istikrarı bozmak isteyen, bazı firmaların talebi ile Bakanlığa baskı yapmaya çalışıyor. Gerekçe: piyasada süt yok, süt bulamıyoruz. Bizler de, şunu söylüyoruz; Biz, adam gibi Sanayiciler ile çalışıyoruz. Birlikte fiyatları oluşturuyoruz.  Arz fazlası sütümüzü de, süt tozu yaptırıp, Bakanlığımıza kremamızı da serbest piyasada satıp, süt üreticisinin paralarını gününde ödüyoruz.  Bizim kurallarımıza uyun, zamanında ödeme yapın, gelin sizinle de çalışalım.

Ne kadar ortalığı karıştırmaya, sistemi bozmaya çalışsanız da, siyasi baskı ve lobilerle, Bakanlığımızın yol haritasını değiştirmeye çalışsanız da, kazanamayacaksınız. Kazanamazsınız…

Oyun, kuralına göre oynanır. Gelin, sizler de kurallarına uyun. El ele, gönül gönüle yolumuza devam edelim ki, Sizler de kazanın. Bizler de kazanalım. Ülkemiz üreticileri kazansın. Tüketicilerimiz kazansın. Daha da önemlisi, Ülkemiz ekonomisi kazansın.

 

                                                                         

Mehmet Varol diğer köşe yazıları
SORUNLAR ve ÇÖZÜMLER 2017-11-28 06:39:49

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web