Denizli 14°C
15 Aralık 2018 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Nilüfer Bekçi

Psikolojik Ehliyet

2 yaşındaki çocuğunun eline asılmış çocuğun bir ayağı havada asılı. Omzu çıktı çıkacak, ağlıyor çocuk. Belli ki istediği bir şey alınmamış. Annesi koluna asılarak yürümeye devam ediyor. Yetmiyor, bir tokat çarpıyor ağzına, avucu yavrunun yüzü kadar.  Daha çok ağlıyor, anne iyice sinirleniyor.“Dursana ne yapıyorsun!” demek, çocuğu elinden kurtarmak istiyorum, yapamıyorum. Çocuk onun. Benim karışma hakkım yok. Ama evrensel çocuk haklarına bakınca bu annenin yaptığı suç.

 Öz annesi, öz babası tarafından öldüresiye dövülen çocukların resimleri sık sık sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Görüntüler gerçekten içler acısı. İnsanın değil kendi çocuğuna, herhangi bir çocuğa hatta bir canlıya yapabileceğine inanasım gelmiyor. Bunlar kesinlikle hasta ruhlu insanlar. Bu yüzden söylüyorum, çocuk yapacak çiftler mutlaka psikolojik testlerden geçirilmeli. Biri geçemezse diğerine sorulmalı” Evladım bak eşinin psikolojik durumu bu.  Sen şimdi gerçekten bununla çocuk yapmak istiyor musun” Hatta kendi kararlarına bırakılmamalı bence. Psikolojik ehliyet alamayan çocuk sahibi olmasın olursa da çok yakından takip edilsin sosyal hizmetler tarafından.  Biliyorum, “o insanların çocuk sahibi olmaya hakkı yok mu” diyeceksiniz. Ya o savunmasız çocuğun hakları ne olacak? Kim gözetecek? Çocuklar sadece ailelerine değil, içinde yaşadıkları topluma da ait. Onlar bizim geleceğimiz. Veballeri hepimizin üzerinde. Ruhen ve bedenen sağlıklı, mutlu büyümeyen çocuklar da ileride sorunlu eşleri ebeveynler, sorunlu çalışanlar hatta idareciler olarak karşımıza çıkıyor. Sağlıksız kişlilerin oluşturduğu toplum da sağlıksız ve geri kalmış olur.

Her gün kadına karşı şiddet olaylarıyla karşılaşıyoruz. Dayak, tecavüz, cinayet. Evlenecek erkekler de testten geçirilmeli. Şiddete eğilimi varsa evlenmesin kardeşim.

 Gerçi ben bunları söylüyorum ama hiç sorulmadan 13 yaşında evlendirilip hamile bırakılan çocuk gelinlerin, resmi nikahı olmayan çiftlerin, babasının, ağabeyinin amcasının, dayısının,hatta dedesinin iki dudağı arasında yaşayan kızların olduğu bir ülkede yaşadığımızın farkındayım. Kimi, nasıl kontrol edeceksin de ehliyet vermeyeceksin? Ben idealini söylüyorum. İnşallah bir gün o seviyeye geliriz ama o zamana kadar da çocuğa ve kadına şiddet olaylarına karşı önlemler kesinlikle sıkılaştırılmalı. Bir çok ülkede anne babası tarafından dövülen çocuklar ailenin elinden alınıyor. Böyle bir olasılığın var olduğunu bilmek bile caydırıcı olur.

Daha ileri gidiyorum; sürücü ehliyeti alacak olanlar her şeyden önce psikolojik teste tabi tutulmalı. Psikolojik ehliyet yoksa sürücü ehliyeti de yok. Bakın her gün onlarca insanın hayatını karartan trafik canavarlarına, kadın sürücüleri sıkıştıran, direksiyona oturunca kendilerini yeryüzünün hakimi sanan magandalara ne demek istediğimi anlayacaksınız. Servis şoförü oluyor bunlar. Çocuklarımızı taşıyorlar. Otobüs şoförü oluyorlar. Canımızı emanet ediyoruz.

Koltuğa oturunca havalara giren, personeline, özellikle kadın çalışanlara mobbing yapan ve bundan zevk alan idarecilere ne demeli? Onlara da test yapın bakalım kaç tanesi geçebiliyor.  

Öğretmenleri unutmayalım. Çocuklarımızı ellerine teslim ettiğimiz, eğitimlerinden, öğretimlerinden, gelişimlerinden sorumlu olan kişilerin de psikolojik yönden düzgün olmaları gerekmez mi?

Polisler, askerler, pilotlar hepsi bu testlerden geçirilmeli. Sadece mesleğe başlarken değil, çalışırken de bir travma veya hastalık geçirebilir insan. Dengesi tamamen bozulabilir. İnsanlık halidir hiç kimseyi kınamıyorum. Ama bire bir etkileşimde olduğu kişilere zarar verecek düzeyde bir ruhsal bozukluğu olan kişi, tedaviye yönlendirilmeli ve durumu düzelene kadar çalışmamalı. Amerika’da bu durumda olan çalışanlar düzenli olarak bir psikologla görüşmek durumunda bırakılıyor ve ücreti devlet tarafından ödeniyor. Psikolog, işe dönebileceğine dair rapor vermeden çalışmasına izin verilmiyor. Türkiye’de ne yazık ki vatandaşların psikolojik durumu dikkate alınmıyor. Aslında ruh sağlığı da beden sağlığı kadar hatta ondan bile önemli ve etkili. İnsanlar psikolojik yardıma daha rahat ulaşabilmeli. Her sağlık ocağında, her aile hekiminin yanında etkin çalışan bir psikolog olmalı. Hatta her işyerinde çalışanlarını sürekli gözlemleyen bir psikolog bulunmalı. Okullarda da mutlaka psikolog bulunmalı. Öğrenci ve öğretmenleri takip etmeli.

Ben bu konuda uzman değilim, vatandaş olarak gözlemlerim sonucu edindiğim nacizane görüşlerimi sizlerle paylaştım.Sürç ü lisan ettimse affola…

 

  

Nilüfer Bekçi diğer köşe yazıları
OKUMAK2018-12-13 05:54:01
AFFETMEK2018-12-04 11:33:15
ZERO LİMİT2018-11-22 07:45:25
MUTLU ÇOCUKLUK2018-11-16 08:43:49
NE YAPMALI2018-11-09 11:49:42
KÖPRÜLER ve DUVARLAR2018-11-08 14:02:03
GÖRGÜ2018-10-18 06:46:40
ÇOCUKLAR HEPİMİZİN2018-10-11 09:17:04
DOSTLARIMIZ (2. BÖLÜM)2018-10-06 05:37:36
 1  2  3  4  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 4 sayfa var.
Bu kategoride 31 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web