Denizli 34°C
21 Temmuz 2019 - Pazar
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Mehmet  Akdağoğlu

OKUMAK ÜZERİNE

Bugün, 27 Mart Kütüphaneler Haftasının ilk günü. Çocuklarımızın kitaplarla tanıştırılarak birer kitap dostu olmalarına yardımcı olmak için yaratılmış fırsatlardan biri. Şayet mesleğini seven kütüphanecilerimiz varsa bugünlerde çocuklarımızı kütüphanelere ısındırıcı çalışmalar yapabilirse, yine mesleğini seven öğretmenlerimiz çocukları kütüphanelere ziyarete götürebilirlerse, basınımız seçim konuşmalarından fırsat bulur da kitaplardan bahsedebilirse bu hafta amacına ulaşmış olacaktır. Çocuklarımızdan bir bölümü okuma zevkine varama fırsatı bulacaktır.

            Velilerimiz sohbetlerinde hep çocuklarının okumadığından yakınıp, "Bizim çocuk aslında çok zeki. Ancak hiç kitap okumuyor. Bu yüzden öğretmenleri şikayetçi." der. Öğretmenlerimiz, öğrenci velisine "Okumasının gelişmesi için bol bol kitap okusun." der. Türkiye İstatistik Kurumu, "Okuma sıralamasında ülke olarak bilmem kaçıncı sıradayız." diye açıklama yapar.

            Görüyoruz ki okuma karnemiz pek de iyi görünmüyor. Teşhis tamam da tedavisi ne? Bunun için hangi ilaçları kullanıp, hangi yiyecekleri yememiz gerekiyor. İlaçlar nereden ne zaman nasıl tedarik edilecek? Hangi yaşta kaç doz kullanılacak? Her bünyeye aynı ilaç uygun mu? Yoksa yaşa göre doz mu uygulanacak?

            İşte acizane tavsiyeler; öncelikle şikayetlerden vazgeçilecek, ardından iyi birer örnek olunacak, sonra da ödüllendirme mekanizması işletilecek. Bir çocuk kitapları yazarı olarak kitap tanıtımları için okullara gittiğimde gördüğüm ilginçlikleri anlatmadan edemeyeceğim. Bir okulda kitap standı açmıştım. Çocuklar teneffüste başıma üşüşmüşlerdi. Ben de hem kitaplarımı imzalıyor hem de çocuklarla sohbet ediyordum. Bir ara baktım ki etrafımda sadece birinci sınıflar kalmış. Yeni çıkmış kitabımın birisini açarak onlara koklattırıyordum. Bir taraftan da yönlendiriyor, yeni kitap kokusunun fırından yeni çıkmış ekmek gibi olduğunu söylüyordum. O gün bahçede nöbetçi olan öğretmen arkadaşım geliverdi. "Çekilin, çekilin! Siz daha okumayı bilmiyorsunuz. Ne işiniz var kitapla filan?" diyerek çocukları kovdu. Çok üzüldüm. Oysa ben o çocuklara kitapları sevdirmeye çalışıyordum.

            Yine bir AVM de imza günüm vardı. Hem de 23 Nisan günü. Bayram kutlamalarını bitiren çocuklar akın akın geliyorlardı. Tabii ki ilk geldikleri yer benim standın başıydı. Orada    da çocuğu kitap almak isteyenlerden pek çoğu, çocuklarını çekiştirerek "Yürü, yürü! Şimdi oyuncaklara paramız yetmeyecek." dediğini üzülerek görmüştüm. Çoğu veli, kitap almak isteyen çocuğunu yanımdan uzaklaştırırken "Daha önce aldıklarını sanki okudun da. Önce evdekileri oku." diyordu.

            Biz biliyoruz ki her ilaç hastalığa iyi gelmez. Bazen hiç beklenmedik bir anda da hastada iyileşme emareleri görülür. Belki önceki aldığı kitaplar ilgisini çekmemiş, o yüzden okumamıştır. İlgisini çekecek kitap da koşmaca bizim ayağımıza gelmez. Onu arayıp, tarayıp bulmak lazım. Yoksa okumama hastalığını yenemeyiz. Bu yüzden daha da kötü olabilir hastamız. Okumayan çocuk güzel ve akıcı yazamaz, güzel konuşamaz, okuduğunu anlayamadığı için problemleri çözemez. Süreli sınavlarda, bir kere okumayla anlayamadığı için süreyi verimli kullanamaz. Dolayısıyla başarısız olur.

            Daha önceleri kültürümüzü yansıtan kitapları bulmakta güçlük çekerdik. Sınıf kitaplıklarımızda hep "klasikler" denen yabancı kitaplar yer alırdı. Çok şükür günümüzde çok sayıda yerli yazarlarımıza ait çocuk kitaplarımız var. Çok da ucuz bu kitaplar. Ancak velilerimiz bu konuda da yanlış davranıyorlar bana göre. Ucuz kitap iyi değildir, anlayışına sahipler. Geçenlerde dört yapraklı bir masal kitabının 60 TL ye satıldığını görüp şaşkınlığa kapılmıştım. Çünkü çok cafcaflı bir kağıda basılmıştı ve yabancı bir yazara aitti.

            Önümüzde seçimlerin ardından ilimizde 3. sü düzenlenen kitap fuarı var. İşte sizlere fırsat. Tutun çocuğunuzun elinden stant stant dolaşın. Yazarlarıyla sohbet edin. Faydalı kitapları seçin. Umuyorum ki bu defa okuma hastalığına iyi gelecek kitapları bulursunuz. Lütfen yabancı hayranlığından biraz uzaklaşıp, Türk kültürünü yansıtan kitaplara daha çok fırsat verin.

            Bu arada Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından basılan ve fuarda ücretsiz imzalayacağım "Pamukoğlan ve Narkız" adlı kitabımı da almaya çalışın. Güzel Denizlimizin nadide ilçelerine yazdığım masalları çocuklarımızın çok seveceğine inanıyorum.

            Hepinize kitap dolu günler dileğiyle…

Mehmet Akdağoğlu diğer köşe yazıları
HOBİ BAHÇELERİ2019-05-21 11:27:03
SABRETMEK2019-05-14 12:13:13
ANILARLA RAMAZAN2019-05-07 09:31:27
KÖYLÜ - ŞEHİRLİ2019-04-29 14:11:03
23 NİSANLAR2019-04-23 10:47:10
TARIM MEVSİMİ2019-04-02 12:46:09
EVLİLİKLENME MEVSİMİ2019-03-19 09:58:14
EĞİTİM ŞART2019-03-13 11:26:22
 1  2  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 2 sayfa var.
Bu kategoride 15 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web