Denizli 21°C
16 Kasım 2019 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Gökhan Karaıslı

Ne kadar doğru!

Denizlispor, Süper Lig’de iç sahasındaki kendi yenilgi rekorunu kırmaya kafasına koymuş gibi. Bundan yıllar yıllar önce Süper Lig’den düştüğü 96-97 sezonunda Beşiktaş’la başlayan ve Sarıyer maçına kadar süren 6 maçlık seride mağlup olan yeşil siyahlılar, Rize ve Başakşehir maçlarını kaybederse bu seriyi egale edecek…

Bir garip rekora doğru ilerleyen Horoz, son haftaların en kötü performanslarından birisini sergilediği maçı geride bıraktı. Bir arada oynayabilen bir takıma karşı bir olmayı başaramayan bir takımın maçını izledik. Sonuna doğru taraftar istediği oyunu alamayınca sonuç ortaya çıktı. Alkışlar, protestolar ve istifa sesleri… 

Zor bir maç olduğunu herkes tahmin edebiliyordu. Özellikle Konya ile başlayan, Kasımpaşa ve Fenerbahçe yenilgileri ile devam eden iç saha yenilgi serisi futbolcuların üzerinde ekstra bir baskı kurulmasına neden oldu. Aile Tribününden kurtulan maratonun desteğine rağmen, taraftarın maça olan ilgisinin az olması istenilen baskının kurulmasına engel oldu.

2-0 sona eren maçta en çok konuşulan şey taraftarın yönetimi istifaya çağırması ve bazı futbolcuların çok konuşulan performansları… Örneğin futbolcular özelinde defansta Oğuz ve Mustafa’nın uyumsuz performansı(Sapunaru’nun yokluğu bu kadar sorun olmamalı), önlerindeki Zeki’nin varlık ile yokluk arasındaki mücadelesi, her iki kanadın düşük performansı ve hücumdaki Mehmet’in yalnız kalması. En çok dikkat çeken ise Aissati’nin performansındaki ciddi düşüş. Yerlerine giren isimler de istenileni veremeyince ortaya yenilgi çıkıyor.

Maçı geride bırakacak olursak maç sonunda yapılan açıklamalar çok dikkat çekici. Teknik Direktör Mehmet Özdilek’in taraftarın verdiği tepkiye tepkisi, en dikkat çekeni oldu. Mehmet hoca sanki sorumluluğu taraftara atmış gibi durdu ancak şunu fark etmedi. Taraftarın protestosu 88.dakikada başladı. O ana kadar maç 1-0 gidiyordu. Takım baskıyı kurdu ancak kaleyi bulmada zorluk çekiyordu.

Bunları bir kenara koyarsak, takımın yeni oyun sistemine alışmada 3 maçtır zor anlar geçirdiği aşikar. Eksiklikleri bahane etmek ne kadar doğru bilinmez ancak bu takımın bir omurgası var. 1 yıldır aynı sistemle oynayan bir takımı kısa sürede yeni bir oyun sistemine evrilmesini beklemek abesle iştigal etmektir. Bu sürecin biraz sancılı geçeceği belli ancak Sivas maçındaki performans gibi devam ederse bu sürecin sancısının daha da ağır olacağı kesin.

Bunun dışında takımın fizik konusundaki sorunlar hala sürüyor. Yusuf Şimşek’in ardından Reha Erginer’in dediği bu takım hiç çalışmamız mevzusu, Özdilek döneminde de Yücel İldiz için devam etti. Sivas maçında gördük ki fizik gücü bu ligin çok altında bir takım gördük.  Bu süre gelen bir tartışma. Sonu da gelmeyecek. Kötü maçların ardından Gençlerbirliği karşısında alınan şanslı galibiyet de bunu değiştiremeyecek.

Takımın kötü oyununu göz önüne aldığımızda maç sonu yapılan açıklamalar ne kadar doğru oturup düşünmek gerekiyor. Taraftarın isyanı kendisine göre haklı olabilir. Sonuçta bu bir taraftar olgusu. İyi günde de kötü günde de takımın yanında olanlar taraftarlar. Elbette ki iç sahada takımı izlemeye gelince iyi oyun isteyecekler. Karşılığı son maç gibi mi olacak? Hocanın ve ekibinin bunu düşünmesi gerekiyor.

Tüm bunları düşündükten sonra tepkinin verilmesi daha sağlıklı olur…

 

Gökhan Karaıslı diğer köşe yazıları
Fobilerin maçı!2019-11-01 11:55:56
Sorunlar sarmalı…2019-10-25 13:04:52
1 puan iyidir!2019-09-23 06:06:33
Orta alan sorunu2019-09-16 08:39:59
Usta ayakların işi2019-08-26 14:29:42
Sabır kazanacak!2019-08-24 06:10:53
Doğru oyun…2019-08-19 06:37:34
 1  2  3  4  5  6  7  ...  19  20  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 20 sayfa var.
Bu kategoride 192 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web