Denizli 13°C
22 Ocak 2018 - Pazartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Reyhan ŞEN

NE EKERSEK ONU BİÇERİZ

Yaptıklarımızı her gün mutlaka gözden geçirmeliyiz.  Bir hata yaptıysak mutlaka onu telafi etmek için çaba sarf etmelidir. Hayat bir sınav, kendi mutluluğumuzu düşünerek yaşarsak birçok hata yapabiliriz. Bizim mutluluğumuz başkasına zarar veriyor olabilir.  Örneğin mutlu olmak için eşimizin ailesini uzaklaştırmak için kalplerini kırdığımızda asla mutlu olamayız. Konuşarak problemleri çözmelidir. Konuşamıyorsan katlanacaksın ve sabredeceksin.  Yaşlıları da çocuk olarak gördüğümüzde beklide sabretmek daha kolay olacaktır. Unutmayalım ki bir gün bizlerde yaşlanacağız.   Yaşlıların kalbini kırarak mutlu olamayız. Sevdiğimiz kişinin annesine ve ailesine katlanabilirsek mutluluğu yakalayabiliriz. Kayınvalidelerde oğullarının hatırına gelini idare etmelidir. Gelinin de bir evlat bir can olduğunu unutmamalıdır. Oğlu sevip aldıysa başının üzerine koymalıdır. Şu üç günlük dünyada birbirimizi idare etmeliyiz.  Bir annenin evlenirken kızınla konuşması işe yarayacaktır. Bununla ilgili bir hikâye yazdım. Esen kalın.

SAYGILI GELİN

Nişanlık döneminin son günleri… Düğün hazırlıkları… Evliliğin ilk günleri… İlk ziyaret… Fatma’nın annesi nasihat veriyor:

-Beni ve babanı özlediğin zaman istediğin zaman ziyaret et.  Kayınvalidenle kayınbabanı çok sık ziyaret et ziyaretin onlar için çok önemli. “Acaba gelin kız bize alışacak mı oğlumuza iyi bakacak mı, bize saygı gösterecek mi”    gibi düşünürken tedirgin bakışları üzerinden eksik olmaz. Sevgilerinin, sevinçlerinin kaybolması onları çok korkutur kızım. Bu ilk zamanlar çok dikkat edin. Saygı da kusur etmeyin. Memnun etmenin yollarını bulun. Unutma ki; bir gün sende kayınvalide olacaksın, her şey sıra ile ne ekersen onu biçersin. Meraklarını, kaygılarını mutluluğa dönüştürün. Dualarını alın. Hadi bende göreyim dualar kazandığınızı.

Diyerek uğurladı kızını. Bu sözler damanı çok memnun etmiş. Fatma ise düğün telaşı üstüne birde annesinin bu sözleri onu korkutmuştu. Kendi kendine “ya dualarını alamazsam, ya onlara layık olamazsam” sözleri geçiyordu. Fatma ile Faruk mutlu bir evlilik sürerler. Fatma annesinin sözünü hiç unutmaz. Her akşam eşine yalvarır kayınvalidesine gitmek için. Damat işten yorgun gelir. Bari gün aşırı gidelim der. Damat annesine sık gitmekten sıkılır fakat Fatma hiç sıkılmaz. Annesinin sözleri onu etkilemişti ve hiçbir zaman unutmamıştı. Ömrü boyunca ailesi ve eşinin ailesini memnun etmekle geçer. Arada sıkıldığı zaman bir gün ben de yaşlanacağım sözünü söyler ve hep sabreder.

Bir gün Fatma felç geçirir. Bacaklarını kullanamıyor, elleri desen güçsüzdü. Annesi vefat etmişti. Fatma’ya kayınvalidesi baktı. Yedirdi, içirdi, çocuklarına baktı. Kayınvalidesi her gün Kur’an okuyup dua ediyordu. Fatma kayınvalidesine yaptığı iyiliklerin mükâfatını almıştı ve yine kayınvalidesinin duaları ile şifa buldu. Fatma artık yürüyordu.

 

 

 

Reyhan ŞEN diğer köşe yazıları
BÜYÜK AŞK...2018-01-19 14:44:05
UMUT2017-12-29 06:43:56
YOLUN SONU2017-12-22 06:00:19
SONSUZ AŞK2017-12-15 07:49:48
TOPLUMDA YAŞAMAK2017-12-08 06:02:36
RUHUNU CANLANDIR2017-11-17 07:16:55
HAYATIN DEĞERİ2017-11-10 07:27:05
 1  2  3  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 22 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Aklam Matbaa Rek. Ajans. Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web