Denizli 33°C
24 Mayıs 2018 - Perşembe
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Ümmü Gülsüm Talipoğlu

NASIL TOPLUM OLUNUR?

Geçtiğimiz günlerde çok değerli bir arkadaşımla konuşurken toplumun son derece yozlaştığından insanların ne kadarda değiştiğinden bahsettik. Arkadaşım bana göre daha da umutsuzdu. Hatta çocuklarını bile yurt dışında okutmak istiyordu. Telefonu kapattıktan sonra bu konu üzerinde epeyce düşündüm. Biz toplum olarak önceden de mi böyleydik yoksa sonradan mı deforme olduk. Aslında bu problemle ilgili birçok etken var. Yeni medyadan tutun öldüren eğlence televizyona kadar birçok araç hayatımızın tam ortasında bizi manipüle ederek gündelik hayatımıza ve hareketlerimize kadar tüm alanımıza istediği şekli veriyor. Maalesef elimizdeki tablet veya telefonlarda sosyal medya ağlarıyla bireyler kendi yaşantılarını bilerek ve isteyerek ifşa etmekte hatta bunun için birbirleriyle yarışmaktadırlar. En çok beğeni alan en mutlu insanmış gibi bir simülasyonun içine kendilerini hapsetmiş durumdadırlar. Tabi durum böyle olunca kıskançlık ve fesatlıklar artmakta, herkes kimin kiminle nerede ne yaptığını bilmekte sosyal medya aracılığı ile bildiği için başkasının ayağını kaydırma işlemi kolaylaşmakta ve insan denen varlık çok da vicdanının sesini dinlemeden hemen rakip gördüğüne iftira atmakta ve bu silsile böyle devam edip gitmektedir. Bu trend gençler, orta yaşlılar, ergenler ve hatta çocuklar arasında çok yaygın. İşte bu duruma gelemeden önce bizim kollektif bilinç dediğimiz toplum için çok kritik olan bu olguyu düzeltmemiz gerekmektedir. Bunun için de ilk olarak kendimizden işe başlamalıyız. Ünlü Fransız cerrah ve fizyolog olan Alexis Carrel’ın dediği gibi: insanlık, hiçbir zaman büyük kalabalığın çabasından yeni bir şey elde etmemiştir. İnsanlığı ileriye doğru iten, birkaç kişinin tutkusu, zekâlarının alevi ve onların bilim, iyilikseverlik ve güzellik ülküsü olmuştur. Zaten kitle halinde toplumu değiştiremeyiz. Fakat toplumun yapıtaşı olan ailede değişiklikler yapabiliriz. Aileyi değiştirmek için ise önce çocukları iyi yetiştirmemiz gerekir. İyi bir çocuk yetiştirmek ise iyi bir anne baba olmayı gerektirir. Bunun için önce kendimizi yetiştirmeli ve bilinçli anne baba olmalıyız. Bilinçli ebeveynin yetiştirdiği çocuk da bilinçli olacak ve böylece bilinçli bireylerin sayısı çoğalacak. Bu şekilde bilinçli bir topluma kavuşacağız. Tabi bu çok kısa bir süre içinde olacak hadise değil. Bunun için elimizden gelenden daha fazlasını yapmalıyız. İlk olarak toplumsal ahlak ve değerlerimize sahip çıkmalıyız. Çünkü bir toplumu toplum yapan norm ve değerleridir. Bu normlar sayesinden denetim mekanizması çalışır ve toplum kontrol altında tutulur. Eğer ki bu değerlerimizden uzaklaşırsak her türlü yozlaşmaya ve deformasyona açık bir toplum haline geliriz. Bu doğrultuda çaba göstermeli ve doğru bir şekilde birey yetiştirmeliyiz. Tabi bunun yanında kitap okuma da çok önemli. Toplumumuzun en önemli eksikliklerinden biri de okumamak. O zaman işe kitap okuyarak başlayabiliriz.

Ümmü Gülsüm Talipoğlu diğer köşe yazıları

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web