Denizli 32°C
19 Temmuz 2019 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Nilüfer Bekçi

MİNDFULNESS

Zamanın birinde Hintli bir usta varmış. Çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkan usta bir gün bir bardağa bir kaşık tuz koyup çırağına içirmiş. Ve ne hissettiğini sormuş.  Çırak, “acı ve mide bulantısı” diye cevap vermiş; aksi bir şekilde. Usta onu göle götürmüş ve bir kaşık tuzu göle attıktan sonra gölden bir bardak su alıp içmesini söylemiş. Çırak suyu içtikten sonra ne hissettiğini sorduğunda bu kez “hiçbir şey” demiş. Ustası sırtını sıvazlayarak,” Yaşamındaki acılar da tuz gibidir, ne az ne de çok. Acının miktarı hep aynıdır. Ancak tuzun acılığı neyin içine koyulduğuna bağlıdır. Acın olduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili duygularını genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.

 İşte Mindfulness bize göl olmayı öğreten bir düşünce ve davranış biçimi. Bilinçli farkındalık, farkındalıkla anda kalabilme sanatı olarak çevrilen bu kavram, şimdiki an içinde gerçekleşenlere dikkat etmek ve tüm bu fark edilenleri acele ile yargılamaksızın kabul etmeyi içeriyor. Mindfulness uygulamaları, bize fark etmeyi ve bu fark ettiklerimizi nasıl bir tutumla ele alacağımızı deneyimsel olarak öğretiyor. Bunu çok sık kullandığımız akışına bırakmak olayı ile karıştırabiliriz. Ama burada amaç, anı yaşa(carpe di em) dan çok her şeyin gelip geçici olduğunu görebilmek, unutmak, düşünmemek ve hissetmemek yerine yaşadığımız şey neyse onunla özdeşleşmemektir. Onu gözlemlemek ve geçmiş deneyimlerimiz ya da gelecek kaygılarımızla yargılamadan kabul etmektir. Boş vermek, önemsememek değildir.

Peki ,Mindfulness neden bu kadar önemli? Bilimsel çalışmalar kanıtlamıştır ki, hücrelerimizde uzantı şeklinde yapılar vardır ve bunlar sayesinde hücre yenilenmesi gerçekleşir. Bunlar her yenilemede kısalır ve bittiğinde hücre yenilenmesi durur yani yaşam sona erer. Araştırmalar stresin bu yapıları kısalttığını göstermiştir. Mindfulness uygulamaları stresi azaltırken, bu yapıların kısalmasını da durdurur.

Yaşlı bir Kızılderili, torununa şöyle demiş:

“Bazen kalbimde iki kurt arasında savaş varmış gibi hissediyorum Biri kalbinden yara almış, içi kıskançlık,kaygı, hırs, kendine acıma,yalan, kibir ve bencillik dolu. Diğeri ise yumuşak ve içi sevgi, neşe, barış, umut, dinginlik, iyilik, merhamet, yardımseverlik, şükran, güven ve gerçek ile dolu.” Torunu kurtların hangisinin kazandığını sorduğunda “beslediğimiz” cevabını vermiş.

İşte Mindfulness bize ikinci kurdu beslemeyi öğretiyor. Mindfulness eğitiminden geçen bireylerin, fiziksel acıyı da daha az hissettikleri gözlemlenmiş.

 Konu hakkında yazılmış pek çok kitap var. Doç. Dr. Zümra Atalayn yazdığı kitap çok akıcı ve anlaşılır bir dile sahip. Bu kitabı okumanızı ve konuya mutlaka eğilmenizi tavsiye ederim.     

Nilüfer Bekçi diğer köşe yazıları
TATLAR VE KOKULAR2019-07-18 11:15:06
TATLAR VE KOKULAR2019-07-18 11:15:03
ŞİİRİNİ AL DA GEL2019-07-11 09:09:01
HAYATIM YENİBAHAR2019-07-04 10:46:18
DOĞAL’A ÖZLEM2019-06-27 09:45:05
TÖRE2019-06-13 09:49:18
SU VE ZAMAN2019-06-07 07:25:41
KADINA ŞİDDET2019-05-30 06:11:52
ÇAKA BEY2019-05-23 11:13:26
HER GÜN ONLARIN2019-05-16 11:11:03
 1  2  3  4  5  6  7  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 7 sayfa var.
Bu kategoride 62 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web