Denizli 23°C
29 Mayıs 2020 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Emine Hatice Üveys

MARİFETTE ZİKRETMEK VE ZİKRİ YAYMAK

MARİFETTE ZİKRETMEK VE ZİKRİ YAYMAK

MARİFETTE ZİKRETMEK VE ZİKRİ YAYMAK

“İşte Allah iman edip salih amel işleyen kullarını bununla müjdeler. Ey Muhammed! De ki; Ben bu tebliğime karşı sizden akrabalıkta sevgiden başka hiçbir ücret istemiyorum. Her kim bir iyilik yaparsa biz onun iyiliğini arttırırız. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını verir.”( Şura /23. Ayet)

Böyle diyor ayet. Sizden ücret istemeyenlere uyun çünkü onlar doğruya çağırır sizi. Peki kim onlar nereden bulacağız, hangi kapıya gitsek sadaka var, aidat var, karşılık var. Neresi doğru kapı, hepsi birbirine benziyor.

Önce doğru kapıyı bulacağız evet. Bizden hiçbir ücret istenmeyen, sevgi veren, Resul’ün ve Kuran’ın yolundan giden ve bunu öğreten kimselerin olduğu kapıya gideceğiz. Bunun yolu 124 bin peygamberin ne için geldiğini öğrenmek olacak önce. Tevhit (La İlahe İllallah)…Hepsi tevhiti anlattı. Tevhiti yaşadı. İşte bunu anlatanların ve bunu yaşayanların yoluna gideceğiz önce. Tarikat ya da cemaat sevdasında olmayanların, kalpleri sevgi dolu olanların, ümmet olmaya çalışanların yoluna gideceğiz. Allah’la arasına kimseyi almayan, görmeden sevenlerin yoluna gideceğiz.

Sonra peygamberimizin öğretisini arayacağız o yolda. Nefsini bilen Rabbini bilir. Nefsimizi bilmek öyle nefs isimlerini sıralamak değil. Kitaplarda yazan değil. Hayvani bir surette olan nefsimizi tanıyor muyuz bu yolda, hangi hayvani sıfatla sıfatlanmışız bunu öğretiyor mu yol bize ona bakacağız. Abdülkadir Geylani Sultan söylüyor, Marifette nefs hayvan suretindedir diyor. Kedi misin, köpek misin, eşek misin, at mısın, kelebek misin….Senin seçtiğin değilsin unutma, Allah’ın sana bildirdiğisin. Bir kulun söylediğini de kabul etme. Allah’ın sana bildirdiği yol hangisi ise o yolda yürü. Doğru olan budur çünkü…

Duyduklarınla yürüyemezsin Allah’a…Bu uçuyormuş, bunda keramet varmış, bu gaybı haber vermiş. Geç bunları. Kargada uçuyor sana ne faydası var, uçakta havada gidiyor…Kerametin sana ne faydası var. Seni başkasının kerameti cennete götürmez. Seni amellerin sonucunda Allah’ın rahmeti cennete götürür bunun dışında kimse seni cennete götürmez. Eğer bunu vaad ediyorsa biri sana hemen kaçarak uzaklaş yanından çünkü o doğru adres olmaz. Öyle olsa idi Peygamberimiz güzeller güzeli kızına der miydi “ey Fatıma babanın peygamber olduğuna güvenme, ibadet ve taatlarına uymazsan seni ben de kurtaramam” diye…Şanlı Efendim böyle diyorsa başkaları nasıl olurda götürebilir seni, beni cennete…Bunu da geç…Sen sana cenneti değil cenneti yaratan Allah’ı sevin diyenlerin ardına düşmeye bak.

Tevhite geldin, nefsini bildin, duydun ama bununla yetinmedin kendin yaşayıp gördün…İşte bu yolun adı MARİFET. Bu yolda sabah akşam Rabbini www.veyselkarane.com sitesinde anlatıldığı gibi zikredersin. Ayetler sabah akşam Rabbini an derken zaten zikretmelisin. Kuran’ın emridir. Emre uydun ve başladın zikre, nefsini öğrenirsin. Nefsinle doğru savaşmaya başladıkça Rabbini, Resulünü her gün daha iyi tanır ve tanıdıkça daha çok seversin. Sürekli açık arayan nefsine inat sürekli güzellikler bulursun bu Marifet denen aşk yolculuğunda. Her günün bir öncekinden fazla, bir sonrakinden eksik akıp gider bu serüven…Daha önce gelseydim keşke dersin. Ne kadar kıymetli olduğunu yaşar öğrenirsin. Rabbinle hemhal olmaya başlarsın kabınca. Hepsi sabah akşam zikretmekle başlar. Başka bir ritüel, başka bir şartı yok bu kavmin. Başka bir şartı yok bu kapıdan girmenin. Sadece zikre başlarsın zaten zikir değiştirir seni, senden yeni bir sen çıkarır ve marifeti yaşayarak öğrenirsin.

Namazların mı zor geliyor, kolaylaşır. Oruç mu tutamıyorsun, nasıl akşam oldu anlamazsın. Yalan mı söylüyorsun, alırlar. Zina mı ediyorsun, bırakırsın. Hepsini sevgiyle yaparsın. Her kimsen bu davet sana. Sen Rabbinin en özel kullarındansın. Başına ne geldiyse, her ne çamura bulandıysan duy bu çağrıyı. Rabbin seni davet ediyor huzuruna. Sen de gel ey kulum beni sevenlerin arasına diyor sana. Sevmeseydi seni Müslüman bir ülkede yaratmazdı. Kendisini öğretmezdi. Sana bu daveti göndermezdi.

Zikir sevdiğine sevdiğini söylemek aslında. Rabbim seni çok seviyorum, Resulüm seni çok seviyorum sevdiklerini de çok seviyorum demek. Dil zikrettikçe bu kalbe iner zamanla ve sen değişmeye başlarsın. Sözcükler kaderin olur denirya…Aslında kaderinde olan uyar bu davete. Kaderinde olan gelir huzura. Nasibi olan gelir. Sende nasibini ara. Bu davet sana…

Emine Hatice Üveys diğer köşe yazıları

Benzer Haberler
Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web