Denizli 14°C
24 Mart 2019 - Pazar
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Cumhur Güner

Küçük Kovboy

Uykusuzluğumu  ve  huzursuzluğumu yastığıma bastırarak kıvranıyorum .

Alt  kat  komşumun hala açık olan  televizyonundan  kovboy  filmi olduğunu  sandığım  sesler: At kişnemeleri ,  silah patlamalarına karışıyor .  Sanki bir  kovalamaca ve çatışma  var.

Televizyondaki,  kimi konuşmaları  ve  sesleri çok  net duyabiliyorum.

‘’Hey  sen,  silahını yere  at !  teslim  ol’’diyor  adamın  biri.

 Birden,  kıvrandığım,  yastığın altından fırlayarak, kendimi yere atıyorum,  yastığımı  kendime  siper  ederek ‘’teslim olmuyorum ulan! ‘’diye bağırıyorum.

Sonra  yeniden silah patlamaları ….

         Beyin  kıvrımlarıma  huzursuzca  giren  silah  seslerine,  bahçedeki  ağaçların hışırtıları  karışıyor.

Duyduklarım, kafamın içinde evirip çevirdiğim anlamlandırmaya çalıştığım hatıralar ve uzaktan gelen  köpek  havlamaları .

Bir sigara içsem rahatlarım belki…

Fayda etmedi.

         Yapılacak tek şey,  bir  korkuyla  yüzleşir  gibi  alt kata inip komşumun  kapısını çalmak.

Bunu fark ettiğimde,  hemen giyinip,  merdivenleri hızlı adımlarla inerek,  komşumun kapısına,  dikildim.

Kapıda durdum biraz,  hala,  filmin sesleri geliyor.

‘’Televizyonun  sesini,  kısar mısınız  biraz’’  desem, yok  yok,   kesin kavga çıkar. Herif suratsızın teki   zaten.

Vazgeçtim.

        Merdivenleri,  yine,  hızlı adımlarla inerek, binadan çıkıp arabama  bindim. Vitesi boşa alıp arabamı çalıştırdım.

Şehrin gürültüsü,  horultulu bir uykuya dalmıştı.

Açık bir büfe aradım.

‘’gece vakti ha ‘’

‘’evet, gece vakti’’

Otogar da büfeler açık olur.

Arabamı park edip, büfeden bir bisküvi ve çay aldım. Para büyükmüş, bozuk yok muymuş, büfeci surat yaptı, biraz .

‘’acelem var’’dedim.

Bekleme salonuyla otobüs peronlarının tam karşısındaki banklardan birine sessizce ilişiveriyorum. Otogar bu saatte,  sessiz, ama yine de,  azda olsa bir kalabalık, gelenleri ve gidenleri bekliyor. İki kolun yanlara açılması,  hasretle sarılmalar, öpüşmeler ve kimi zaman saklı gözyaşları, bavullarının peşinden,  kayıtsızca giden insanlar, ağlayan çocuklarına sahip olamayan karılarına bağıran adamların arasından,  bir çocuk fırlıyor,  ortalık yere.

Başında kovboy şapkası elinde oyuncak silahıyla  sağa  sola ateş ediyor,  haydutları kovalıyor kendince. Bana doğru gelip --Öldün sen, öldün  sen,  diye  bağırıyor…

Gülümsüyorum.

Cumhur Güner diğer köşe yazıları
EMEKLİ ve MEMUR2019-01-07 11:26:31
Sait Faik’i Anlamak 2017-11-25 05:39:18
Küçük Kovboy 2017-11-23 07:08:19
Otobüste Taciz2017-10-17 07:30:50
İstenmeye Damat!2017-10-13 07:47:36
İstenmeyen Damat!2017-10-12 08:29:37

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web