Denizli 37°C
24 Ağustos 2019 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
İnci Elence İlter

KIVANÇ TANRIBUYURDU İLE SÖYLEŞİ (1. BÖLÜM)

Merhaba sevgili Horoz okuyucuları uzun bir aradan sonra tekrar sizinleyim. Bu yazımda sizlere çok başarılı, farklı bir ses, farklı bir yorum olan genç sanatçı "Kıvanç TANRIBUYURDU" ile yaptığımız sohbetimizle birlikte geldik. Keyifli okumalar diliyorum. 

 

Kimdir Kıvanç TANRIBUYURDU ?

 

1992 Aydın Nazilli doğumluyum. İlkokulu ve liseyi Nazillide okudum. Nazilli Anadolu Lisesi mezunuyum. Üniversite eğitimim için yaklaşık 8 yıl önce İzmir'e geldim. İlk olarak Ege Üniversitesi İşletme bölümünü kazandım. İlerleyen zamanlarda konservatuar okumak istediğim için işletme bölümünü yarıda bırakıp 9 Eylül Üniversitesi Konservatuarı Opera bölümüne geçtim halen aynı bölümde öğrenimime devam etmekteyim. İzmir'de yaşıyorum.

 

        Müziğe nasıl ve ne zaman başladınız? 

 

Babam bağlama çalardı. 4 yaşlarımda şarkı söylerdim. Kaset kayıtlarım var. O zamanlara ait çok şarkı söylüyordum. Sonra babamın bağlamasını kaçırıp bağlama çalmaya başladım. Sonra babam "Bu böyle olmaz seni bağlama derslerine gönderelim eğitim al" dedi. Hacı Bektaş-ı Veli derneğinde bir hocamız vardı. O derneğe gitmeye başladım. Orada bağlama çalmayı öğrendim. Yaşım 8 ya da 9 olmuştu. Derneğe başladıktan kısa süre sonra hocam koroda çalmamı uygun gördü ve beni daha çok yüreklendirdi. 5 ya da 6 bağlamacı vardı koroda. Onlardan biri de bendim. Koroda sevimli tombul bir çocuktum. İlkokulda iken, konserlerde ve müsamerelerde şarkılar söylerdim. Bir kaç kez Aydın tv ye çıktım. Sokakta tanıyan görenler severdi beni. Dikkat çeken yetenekli bir çocuktum. Hani Mahsuni Şerif 'in torunu vardı, çok popülerdi, tv programlarına çıkar, konserlere giderdi? Ben de kasabamda öyle popüler bir çocuktum. Çocukluk yıllarım öyle geçti. Müzikle büyüdüm diyebilirim.

 

           Müzik ve sanatla büyüyen bir genç olarak, akademik eğitim ve donanım sizin için belli ki kaçınılmaz olmuş ve şu anda Opera bölümünde okuyorsunuz. Bu süreçten bahseder misiniz bize? 

 

         Kötü bir öğrenci değildim. O yüzden bir ayırım yapamadım. Meslek mi müzik mi diye Nazilli Anadolu lisesine başladım ama daha sonra müzik ağır bastıkça derslerim kötüleşti. Çevre vizyonu nedeniyle güzel sanatlar lisesinden benim ve çevremin bilgisi yoktu. Kimse yönlendirmedi. Anadolu lisesini bitirdim. "Üniversiteyi konservatuarda okumak istiyorum" dedim. Ailem "Müzik her zaman olur meslek edin" diyerek izin vermediler. Babam hukuk okumamı istiyordu ama ben üniversiteyi İzmir'e gitmeme bahane olması için istiyordum. Hukuk fakültesini kazanabilirdim ama ilerde okulu bırakmama ailem müsaade etmezdi. Ama ben müzik yapmak istiyordum, İzmir'e gelmek istiyordum ve hem prestijli bir bölüm olmalı hem de yarıda okulu bırakabileceğim bir bölüm kazanmalıydım. Ege üniversitesi İşletme Fakültesini kazandım. Bir süre okuduktan sonra bıraktım okulu. Yine o arada bağlama ve gitar çalmaya devam ettim. Uzun bir süre, bağlama ve gitar çaldım. Benim sesim çok geç oturdu. Sesimi ben de beğenmeye başladıktan sonra, İzmir'de şarkı söylemeye başladım. 9 Eylül Üniversitesi konservatuarında, opera bölümünün 25yaş sınırı vardı ve ben 24 yaşımdayken Opera bölümüne girdim ve halen aynı bölümde, öğrenimime devam ediyorum.

 

        Opera eğitimi ve konservatuar size neler kattı ve ileride okul bitince Operaya devam edecek misiniz?

     Opera benim hayatımdaki dönüm noktasıdır. Ben Opera ile bilinç kazandım. Eğer operaya gitmeseydim güzel şarkı söylediğimi sanarak herkes gibi yoluma devam edecektim. Halen daha evrim sürecindeyim. Opera eğitimi almaya başlayınca aslında kimsenin doğru şarkı söylemediğini anlıyorsunuz. Anatomik olarak ses tellerinin ne işe yaradığını orada anladım. Düşünün; bir enstrümanınız var. Bilmediğiniz, görmediğiniz dokunamadığınız halde, onu yönetmeye çalışıyorsunuz. Nasıl koruyacağınızı bilmiyorsunuz. Bunların nasıl yapılması gerektiğini, teknik anlamda orada öğrendim ve dedim ki "Biz şarkı söylemiyormuşuz". Bilinç kazandım. Sesimin rengi oturdu, özgüvenim arttı. Operanın verdiği şan eğitimi insana o kadar çok donamın sağlıyor ki daha bilinçli şarkı söylüyorsunuz. Artikülasyonunuz ve söyleme şekliniz değişiyor. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki okulumda çok donanımlı ses sanatçıları yetiştiriliyor. Sanırım opera alanında kariyer yapmayı düşünmüyorum. Çünkü bütün öğrenciliğim boyunca hem sahneye çıkıp hem derslerime zaman ayırmam gerekiyordu. Bu şekilde bir başarı elde etmek çok zor olurdu. Örneğin, bir futbolcunun her gün antrenman yapıp, akşamları da maça çıkması gibi. Aslında hocalarım sahneye çıkmamı istemeyebilirler. Fakat geçimimi sağlamam gerektiği ve konservatuvarın ülkemizdeki sanata yaklaşımından kaynaklı bir iş garantisi vermemesinden dolayı müsaade ediyorlardı. Bu arada şuna da değinmek istiyorum. 9 Eylül Üniversitesi Rektörlüğü okulumuzu depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıllarca eğitim verdiği binasından başka bir yere taşımaya karar verdi. Taşınacağımız binanın sanat eğitimine uygunluğu kimsenin umurunda değil. Hiçbir çözüm üretilmeden önümüzdeki sene eğitimimiz için sanata uygun olmayan bir binada çalışmalarımıza devam edeceğiz. Konservatuvar ve güzel sanatlar fakültesi öğrencilerinin sesini duymalarını rica ediyorum. Mesele bina değil eğitimdir. Umarım bu soruna, en kısa zamanda bir çözüm bulunur. 

 

    Besteleriniz var mı? Şarkı sözü yazar mısınız?

 

          Beste yapmak çok kolay ama söz yazmak haddimize değil. Bir örnekle anlatırsam, Atilla İlhan'ın bir şiirine, Ahmet Kaya'nın besteleyip söylediği bir şarkı vardır "Mahur Beste". Bu şarkıyı herkes aşk şarkısı diye dinler ama o bestenin aşkla ilgisi yoktur .Bir bölümünde şöyle der "O mahur beste çalar, müjganla ben ağlaşırız". Oradaki Müjgan kirpiktir ve bu şiirin hikayesini çoğu insan bilmez. Çok derin bir hikayesi vardır. Ama insanlar aşk şarkısı diye dinler etkilenir. Şimdi böyle edebi eserler varken biz ne yazabiliriz ki? Belki kelime oyunu yaparak birçok kişi şarkı sözü yazıyor. Kelime oyunlarıyla yazılan sözler bence saygın bir eser anlamı taşımıyor. Yine Ahmet Kayadan bir örnek. "Bahtiyar" şarkısını yazmış. Yazmış ama ceza evinde hem acı çekmiş hem bahtiyar ile birebir yaşamış acıyı. Benim öyle acılarım yaşanmışlıklarım yok. Bu sebepten haddimize değil edebi eserler yazmak.Fakat ileride söz yazmamız gerekirse, toplumun sevdiği şeylerin şifresini çözerim bir beste yapar sözleri de yazarım. Bilemiyorum ama eminim ki yazdığımız sözler çok sıradan olacaktır. Aslına bakarsanız bu da bir sahtekarlık diyebiliriz. Ama şunu yapıyorum ünlü şairlerin beğendiğim şiirlerini besteliyorum. Bazen popüler olmayan şairlerin güzel şiirleri oluyor onları da besteleyebilirim. 

 

     Albüm ya da single çalışmanız var mı?

 

Albüm şimdilik yok ama bir single çalışmamız var. Ocak ya da şubat ayında single çalışmanız bitmiş olur diye düşünüyorum.

 

           Canlı sahne performansınız profesyonel anlamda nasıl ve ne zaman başladı?

 

       Uzun süre İzmir kordonda tek başıma gitarla sahneye çıktım. Daha sonra gitarı bırakıp orkestra önünde sadece şarkı söylemem gerektiğini düşünmeye başladım. Ama hep gitar ile sahneye çıktığım için teklifler de o doğrultuda geliyordu. Sonunda gitarla sahneye çıkmayı bıraktım ve gitarımı sattım. "Ben artık gitar çalmıyorum" dedim. Çevremde, benim gitarla sahneye çıktığımın unutulması 6 ay kadar sürdü. Ama ben onca zaman gitarla tek başıma sahneye çıkmışım, yıllarca bağlama çalmışım, onları elimden bıraktığım zaman nasıl şarkı söyleyeceğim konusunda hiç bir fikrim yoktu ve bununla ilgili bir tecrübe edinmem gerekiyordu. Bu alternatifi deneyebilmem için risk alacak cesaretli bir işletmeci gerekiyordu. Çok sevdiğim bir abim bu cesareti gösterip beni ilk kez sahneye çıkardı ve ben de bana güvenen bu insanı sahne performansımla hiç mahcup etmedim.O mekan benim kariyerimde bir basamaktır. Bu kış daha ciddi anlamda büyük konserler yapmaya başladım. Büyük bir mekanda yaptığımız konserden sonra, camia ile bütünleştim. Şu anda İzmir'de çeşitli mekanlarda sahneye çıkıyorum. 

 

İnci Elence İlter diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 4 sayfa var.
Bu kategoride 35 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web