Denizli 30°C
24 Mayıs 2019 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Mehmet  Akdağoğlu

KEŞKE BAYRAM YERİ MEYDANI ÇOK OLSAYDI

Belediye otobüslerinin altmış beş yaş üstü vatandaşlara ücretsiz olması yaşlılarımızın sosyalliği için çok iyi bir gelişme oldu şüphesiz. Yıllarca çalışıp, emekli olduktan sonra evine kapanmaktan kurtuldular. Birçoğu evde eşi ile tartışmaktan, ele ayağa dolaşmaktan kurtulmuş oldu. Yeni dostlar arkadaşlar edinirken yeni bilgiler, becerilerin de sahibi olmaya başladılar. Bu da ülkemiz insanları için mutluluk demek. Birileriyle dertleşip, sıkıntılarını paylaşan insanlar akşam evine dönerken biraz olsun mutlu döner. Bu da aile sağlığı için çok iyi bir şeydir. Yaşlılarımız akşamları evde o gün yaşadıklarını paylaşarak bilgi alış verişi de yapmış olurlar. Konuşacak bir şeyleri olur. Böylelikle de hayat biraz olsun monotonluktan kurtulmuş demektir.

            Faydalarını saydık da bu uygulamanın hiç mi sıkıntılı tarafları yok? Elbette var. Hiçbir ilaç yan etkisiz olmaz ya işte bunun da yan etkileri var. En büyük sıkıntı; yaşlılarımızın tam mesai saati başlangıcı ya da bitişi sırasında otobüsleri doldurması. Oysa işe gitmiyorlar. Birazcık geç gidip, birazcık erken gelseler kıyamet kopmaz herhalde. Kültürümüz gereği toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer vermemiz gerekir. Bunu yapmamak gençlerimize hiç yakışmıyor. Gördüğüm kadarıyla da gençlerimizin çoğu kendine yakışanı yapıyor. İstisnalar kuralı bozmaz. Ama lütfen biraz da akşama kadar dersinde ya da işinde yorulmuş, belki de hasta olabilecek gençleri düşünelim. Hemen homurdanmaya, onları fırçalamaya kalkmayalım. Bu durum hiçbir kimseye fayda sağlamaz.

            Gelin şu Bayramyeri gezimizi biraz geç başlatıp, biraz erken bitirelim. Böylelikle hem sizler rahat gidip geleceksiniz, hem de gençlerimiz size yer veremedikleri için burukluk yaşamayacaklar. Sanıyor musunuz ki size yer vermemek için kafasını cama çevirip, dışarıyı gözetleyen gencin vicdanı rahat. Asla rahat değil. Ama için için aynen şunu söylüyor. "Ya amca, teyze ya da nine, dede neden tam bizim gidiş-geliş saatlerimize denk getiriyorsunuz? Ne olur biraz erken ya da geç binseniz şu otobüslere."

            Benim başka bir fikrim var aslında. Bayramyeri meydanlarını çoğaltsak. Her mahalle merkezinde birer meydan oluştursak. O mahallenin yaşları buralarda toplansalar. Dertleşip sıkıntılarını giderseler. Hem de aynı mahallede oturup da birbirinden habersiz insanlar olmaktan kurtulsalar. Aslında bu görevi yapan yerler var mahallelerde. Bunlar kahveler ve camiler…

            Ama buralarla ilgisi olmayan kişiler var. Sorun onlarda aslında. Yıllar öncesi yaşadığım bir anımı anlatarak bunu pekiştirmek istiyorum. Bir arkadaşımın kayınpederi vefat etmiş, ona baş sağlığına gidecektik. O zamanlar cep telefonu olmadığı için evdeki telefondan aramış, geleceğimizi haber vermiştik. Ama mahalleye varıp da evi bulamayınca başladı sıkıntı. O mahalleye ilkokul çağlarında taşınan arkadaşımı mahallede kimse tanımıyordu çünkü. Kahveye, berbere, bakkala sordum ama hiç kimse tanımıyordu. Çaresiz dönüp geldik eve. Eve gelince de tekrar aradım. Karşımda yenge vardı. Aynen şöyle dedim. "O adamına söyle de evde oturup duracağına biraz el içine çıksın. Otuz senedir oturduğu mahallede hiç kimse onu tanımıyor."

            Bu anlattığım hikaye yirmi yıl öncesiydi. Şimdi mahallede kim kimi tanıyor siz düşünün. Gelin yolda gördüğümüz kişilerle selamlaşalım. Ne dersek diyelim. Yeter ki küçük bir diyalog geçsin aramızda. İster günaydın, ister hayırlı sabahlar, ister merhaba, isterse de sadece selam, diyelim. Bir küçük gülümseme bile aramızdaki tanışıklığa bir adım olabilir.

            Unutulmamalıdır ki kocaman yangınlar, küçük bir kıvılcımla başlar. Yeter ki biz birbirimize gülümsemeyi esirgemeyelim. Gülümsemenin vergisi algısı da yok zaten. Gelin küçük çıkarlar uğruna mutluluğumuzu dinamitlemeyelim. Hele hele seçimlerin geride kaldığı bugünlerde buna çok ihtiyacımız olacak. Bırakın siyaseti siyasetçiler yapsın. Seçtiğimiz kişiler koltuklarında otururken bizim komşularımızdan akrabalarımızdan hiç haberdar olmazlar. Lütfen empati yapmayı unutmayalım. Herkes kendini başkasını yerine koyarak davranışlarına yön verirse biz işte o zaman mutlu mesud  yaşarız. Sanırım herkesin de istediği bu.

Mehmet Akdağoğlu diğer köşe yazıları
HOBİ BAHÇELERİ2019-05-21 11:27:03
SABRETMEK2019-05-14 12:13:13
ANILARLA RAMAZAN2019-05-07 09:31:27
KÖYLÜ - ŞEHİRLİ2019-04-29 14:11:03
23 NİSANLAR2019-04-23 10:47:10
TARIM MEVSİMİ2019-04-02 12:46:09
OKUMAK ÜZERİNE2019-03-26 09:54:44
EVLİLİKLENME MEVSİMİ2019-03-19 09:58:14
EĞİTİM ŞART2019-03-13 11:26:22
 1  2  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 2 sayfa var.
Bu kategoride 15 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web