Denizli 16°C
04 Aralık 2020 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Nilüfer Bekçi

KENDİMİ ENGELLETMEM

KENDİMİ ENGELLETMEM

“Uzun süre kendi kendime bacaklarımı ne yaptıklarını sorup durdum. Bu soru beni bir kabus gibi takip ediyordu; ne pahasına olursa olsun onlara ne olduğunu öğrenmek istiyordum. Bana tekrar geri geleceklerini gizlice ümit ediyordum; öylece yok oluvermeleri mümkün değildi. Onları artık hiç kullanmayacağımdan tamamen emin olmak için onları son bir kez kendi gözlerimle görmeyi çok isterdim.”
Bu, Gérald Métroz’un birkaç yıl önce okumuş olduğum biyografisinden bir alıntı.

Gérald Métroz İsviçre’de babasının müdürlüğünü yaptığı tren istasyonunun önünde oynarken, üzerinden bir tren geçiyor ve iki bacağını kasıktan koparıyor. Yıllarca “Bacaklarım nerede?” diye soran Gerald, buna rağmen hayata sıkı sıkıya bağlanıp spor yapmaya başlıyor. İletişim Fakültesini bitiriyor.. Altı yabancı dil konuşan Gerald bugün dünyanın en başarılı buz hokeyi menajerlerinden biri.

Métroz’u, geçtiğimiz günlerde bir AVM’nin engelli otopark alanını işgal etmiş arabaları görünce tekrar hatırladım. Hiç birinin engelli plakası ya da kartı yoktu. Kitabı sanki dün okumuşum gibi hatırlıyorum. Métroz,“Kendimi engelletmem” diyerek engelli bir bireyin neler yapabileceğini çok güzel anlatırken, her şeyiyle sağlıklı olduğumuz halde kendi kendimize engeller koyanları da utandırıyordu. Ayrıca engellilerin önüne koyulan engelleri çok güzel anlatıyordu.

Gerçekten de yakın bir zamana kadar engelliler toplum dışına itildi, evlerinde adeta hapse mahkum edildi, “sakat “ya da “özürlü” denilerek aşağılandı. Son yıllardaki çaba ve bilinçlendirme ile artık hakları kendilerine teslim ediliyor, iş yerlerinde kontenjanları var, toplu taşımda, kamusal alanlarda rahat etmeleri için düzenlemeler yapıldı, artık günlük hayatta hak ettikleri yeri alıyorlar.

Bu arada aralarında Métroz gibi sporda elde ettikleri başarılarla, elleri yoksa ayaklarıyla ortaya çıkardıkları el sanatlarıyla bizlere büyük dersler verenler var.

 Gene de aramızda bahsettiğim gibi duyarsız kişiler debulunuyor. Oysa gözünü kapatıp bir an için engelli olduğunu farz etmek yeterli. Ya da daha iyisi, tekerlekli sandalyede olduğunuzu ve sokağa çıktığınızı hayal edin. Bakalım gideceğiniz yere kadar ne zorluklarla karşılaşacaksınız. Mesela, kaldırımda bulunan rampanın önüne park etmiş bir araba, gideceğiniz yere ulaşmaktan sizi alıkoyabilir. 

Aslında hepimiz potansiyel engelliyiz. Bir trafik kazası, başımıza düşen ağır bir cisim, ağır bir hastalık, bir anda fırlayan tansiyon ve daha pek çok sebep bizleri zihinsel ya da fiziksel engelli yapabilir. Bebeğiniz,doğumda birkaç sadece dakika sıkışıp oksijen alamazsa engelli olarak dünyaya gelir. Üstelik bütün bunlar hemen bir saniye sonra gerçekleşebilir.

Böyle bir durumda kalmadan onları anlayıp biraz olsun saygı göstermek yerine neden duyarsız kalınıyor?

 

Nilüfer Bekçi diğer köşe yazıları
SESLER2020-12-03 09:39:03
AFFETMEK VE HOŞGÖRÜ2020-11-26 11:18:48
YAŞARKEN ÖLMEK2020-11-19 10:28:17
DEPREM GERÇEĞİ2020-11-05 10:58:42
CUMHURİYET YOLUNDA2020-10-29 11:11:51
DOĞA VE DOĞAL2020-10-22 11:43:28
BAĞIMLILIK2020-10-15 10:12:48
KIRK YAMA 2020-10-08 09:40:18
CORONA SALGININDA YAZ2020-10-01 09:51:16
SORUMLULUK2020-07-02 06:39:47
 1  2  3  4  5  6  7  ...  12  13  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 13 sayfa var.
Bu kategoride 121 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web