Denizli 13°C
09 Aralık 2019 - Pazartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Aysun GÜVEN

KALIN BAĞIRSAK KANSERİ TANI VE TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Kalın bağırsak kanseri ne sıklıkta görülür?

En sık 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve cinsiyet farkı gözetmez ancak son 15 yılda, tarama testlerinin artması ile kalın bağırsak kanserleri erken evrede belirlenmekte ve ölüm oranları da düşmektedir. Kalın bağırsak kanseri; erkeklerde prostat kanseri ve akciğer kanserini takiben üçüncü sırada ve kadınlarda ise meme kanseri ve akciğer kanserini takiben yine üçüncü sırada görülen kanser türüdür ve yaşam boyu kolon ve rektum kanserine yakalanma riski ortalama % 5’tir. Kalın bağırsak veya kolon kanserlerinin gelişmesi çoğu kez 3-5 yıl arasında zaman alır.

Kimler kalın bağırsak kanseri açısından risk grubundadır?

  • Yaş: 50 yaşın üstündeki kişiler
  • Ailevi: Ailede birinci derecede akrabalarda, kalın bağırsak kanseri olan kişilerde kalın bağırsak kanseri riski 1.8 kat artar
  • Yüksek yağ ve kalorili (özellikle hayvansal yağlar) diyetle beslenen kişiler
  • Düşük lifli diyetle beslenme: Sağlıklı bir beslenmede günde 20-35 gr arasında lif tüketilmelidir. Günde 17 gr’dan az lif tüketenlerde bağırsak kanseri riskinin arttığı saptanmıştır.
  • Kırmızı et: Her gün düzenli kırmızı et tüketimi ile kalın bağırsak kanseri riski 1.5 kat artar
  • Kalın bağırsak polipleri veya kanseri olan kişiler
  • Yumurtalık, rahim veya meme kanseri öyküsü olan 40 yaş altı kadınlar
  • İltihabi bağırsak hastalığı: 10 yıldan uzun süreli ülseratif kolit ve Crohn astalığı varlığında risk 2-3 kat artar.
  • Obezite: aşırı kilolu olmak ve spor yapmamak, kalın bağırsak kanseri riskini 1.5-2 kat arttırır.
  • Şeker hastalığı: % 40 oranında riski arttırır, aynı şekilde insülin direnci olması da riski arttırır.
  • Sigara tüketimi
  • Alkol tüketimi

Kalın bağırsak kanserinden nasıl korunabiliriz?

40 yaştan itibaren dışkıda gizli kan testi (yılda bir kez),  Sigmoidoskopi (5 yılda bir kez), Kolonoskopi (10 yılda bir kez), Sanal kolonoskopi gibi tarama testlerini yaptırmak yararlıdır. Geçmişte 50 yaştan sonra düzenli olarak önerilen kolonoskopi tetkiki, 45 yaştan sonra bağırsak kanseri riski başlaması nedeni ile birçok Amerikan derneği tarafından 40 yaştan sonra yapılmaya başlanmıştır.

  • Ailede kalın bağırsak polibi veya kanseri öyküsü olanların, genetik danışmanlık alması ve bu tür testleri (p53 mutasyonu taraması) yaptırmak
  • Düzenli olarak günde 30-60 dakika arası spor yapmak (kalın bağırsak kanseri riskini % 40 azaltır)
  • Düzenli folik asit, kalsiyum ve D vitamini içeren multivitamin kullanmak
  • Kadınlarda menapoz sonrasında hormon tedavisi almak
  • Sigaradan uzak durmak çok yararlıdır.
  • Diyet düzenlemesi: bol miktarda posa bırakan baklagiller, sebze, meyve, süt ve sarımsak tüketilmesi, aşırı yağlı gıdaların kısıtlanması ve kırmızı et tüketiminin en fazla bir avuç büyüklüğüne dek kısıtlanması (kalın bağırsak kanseri riskini % 40 azaltır).
  • Probiyotikler: Bu etki henüz bilimsel olarak kesinlik kazanmamıştır.
  • Düzenli Aspirin kullanmak, kalın bağırsak poliplerinin oluşumunu azaltır ve böylelikle bağırsak kanseri açısından korunma sağlar.

Kalın bağırsak kanserinin belirtileri nelerdir?

  • Dışkıda kan görülmesi:dışkı parlak kırmızı veya koyu siyah renk alabilir. Bağırsak kanseri olgularının % 35-60’ında gözle görülebilen kan ve diğerlerinde ise % 60-65 oranında dışkı tetkiki ile belirlenebilen gizli kan mevcuttur.
  • Karın ağrısıKramp tarzında aralıklı gelen karın ağrısı belirtisi mevcuttur.
  • Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik: Bir haftadan uzun süren kabızlık ve ishal dönemleri ya da dışkı çapının incelmesi gibi farklılıklar olabilir.
  • Zayıflama: hastaların % 10-15'inde nedeni açıklanamayan kilo kaybı olur, sıklıkla toplam ağırlığın % 10'u kadar eksilme söz konusudur.
  • Kansızlık: % 10-15 oranında görülür. Nedeni açıklanamayan bir şekilde demir eksikliği anemisi, merdiven çıkma ve yokuş çıkma ile kolayca nefes nefese kalma ve halsizlik gibi belirtiler görülür.
  • Bağırsak tıkanıklığı: hastaların yaklaşık % 10'unda büyüyen tümörün, bağırsak geçişini engellemesi nedeni ile bağırsak düğümlenmesi oluşur. Bu durum uygun olgularda kolonoskopi yolu ile geçici olarak şemsiye şeklinde bir ''stent'' yerleştirilerek veya ameliyat ile düzeltilebilir.
  • Makat ağrısı: % 4-6 oranında rastlanır.
  • Bağırsak delinmesi: olguların % 2-4'ünde tümör tıkanıklık ile birlikte bağırsakta delinmeye yol açar ve bu durumda karın zarı iltihabı (peritonit) ve karın içinde apse oluşumuna neden olduğundan acil ameliyat gerektirir.
  • Dışkının tam olarak boşalamaması

Kalın bağırsak kanserinin tedavisi nasıldır?
Kalın bağırsak kanseri tedavisinde sıklıkla Gastroenteroloji, Genel Cerrahi, Radyoloji ve Onkoloji Uzmanları birlikte çalışır. Kalın bağırsak veya kolon kanseri tedavisinde başlıca şu tedavi yöntemleri kullanılır: Cerrahi tedavi, Kemoterapi, Işın tedavisi (radyoterapi), Hedefli tedaviler

Kalın bağırsak kanserinin evreleri nasıldır?
1. evre başlangıç aşamasında ve 4. evre yayılmış tümör anlamına gelir. Ayrıca, patoloji sınıflaması olarak düşük dereceli (low grade) veya yüksek dereceli (high grade) diye bir sınıflama daha kullanılır. Düşük dereceli (low grade) karsinom, mikroskop altındaki görüntünün sağlıklı dokuya daha yakın olduğunu, ancak yüksek dereceli (high grade) karsinom ise kanser açısından daha yüksek riskli anlamında kullanılmaktadır.
Evre 0:  Kanser mukoza ile sınırlı insitu karsinom adı da verilir. Sıklıkla polipektomi yeterlidir Kemoterapi veya radyoterapi gerekmez.
Evre I: Kalın bağırsağın iç kısmını tutmuştur. Kalın bağırsağın kanserli bölümünün alınması (kolektomi) ve lenf bezlerinin çıkartılması prensibine dayanır, kemoterapi veya radyoterapi gerekmez. Beş yıllık sağ kalım oranı % 75-90 arasındadır.
Evre II: Kanser kalın bağırsağın dışına yayılmış, fakat lenf bezlerini tutmamıştır (T3-4, N0, M0). Kalın bağırsağın kanserli bölümünün alınması (kolektomi) ve lenf bezlerinin çıkartılması prensibine dayanır, kemoterapi sıklıkla gerekmez. Beş yıllık sağ kalım oranı % 40-70 civarındadır.
Evre III: Kanser yakındaki lenf bezlerine yayılmıştır. Kalın bağırsağın kanserli bölümünün alınması (kolektomi) ve lenf bezlerinin çıkartılması ve ek olarak kemoterapi ve bazen de radyoterapi prensibine dayanır. Beş yıllık sağ kalım oranı % 30-70 civarındadır.
Evre IV: Kanser vücudun diğer bölümlerine (karaciğere, akciğerlere veya diğer organlara) yayılmıştır. Bu durumda cerrahi tedavinin yararı azdır, öncelikle endoskopik stentleme, kemoterapi, radyoterapi ve /veya hedefli tedavi uygulanır. Hastanın bu tedavilere yanıtı gözlenirse veya sonuçta metastatik tümörlerin küçülerek, tedaviye olumlu yanıt vermesi durumunda ameliyat düşünülebilir. Ancak, tümörün tam tıkanıklığa veya delinmeye yol açması durumunda kalın bağırsağın dışarıya ağızlaştırılması (stoma, kolostomi, bağırsağı dışarı alma) şeklinde cerrahi girişim gerekebilir. Beş yıllık sağ kalım oranı % 6 civarındadır. Teknolojik gelişmelere paralel olarak, her geçen sene bağırsak kanseri tedavisinin sonuçları da iyileşmektedir.

Kalın bağırsak kanseri tedavisinin sonuçları nasıldır?
Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre, 2012 yılında dünya genelinde 8.2 milyon kansere bağlı ölüm saptanmış ve bunların 694,000’i ise bağırsak kanseri ve rektum kanseri nedeni ile gerçekleşmiştir. Tüm evrelere göre kalın bağırsak kanseri için beş yıllık ortalama sağ kalım oranı, 1975 yılında % 51 iken, 2006 yılında % 66 düzeyine çıkmıştır. Erken evre tümörlerde, beş yıllık sağ kalım oranını % 90 civarına çıkmıştır.

GENEL CERRAHİ UZMANI

OP.DR. UMUT FAYDACI

Aysun GÜVEN diğer köşe yazıları
EVRAKA2019-12-04 13:57:39

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web