Denizli 11°C
18 Ocak 2019 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
İnci Elence İlter

İzmir ve Denizli sahnelerinin sevilen müzisyeni Erdal Uluğ

Merhaba sevgili Horoz okuyucuları umuyorum ki sevgi, huzur dolu, mutlu gönlünüzce bir haftaya başlamışsınızdır. Bu salı günü sizlere Denizli'nin de tanıdığı bir konuk ile geldik, gece hayatı, defileler özel organizasyonların çok tanınan çok sevilen ve aranan ismi Sayın "Erdal Uluğ" ile çok samimi bir söyleşi yaptık keyifli okumalar dilerim. 

 

Kimdir Erdal Uluğ? 

 

Erdal Uluğ İzmir doğumlu iç mimarlık mezunu ama müzik aşığı sahne aşığı olan bir sanatçıdır. Yaklaşık 20 senedir sahnelerde solistlik ve organizasyonlarda hem sunuculuk hem de şovmenlik yapmaya çalışıyorum, yapıyorum demiyorum yaptığımı ancak sahneye çıktığımda karşıdaki alkışlardan anlayabiliyorum ki bu zamana kadar da alkışlar hiç eksik olmadı. Sağ olsun bütün sevenlerime teşekkür ediyorum. 32 yaşına gelmiş müzmin bekarım, bekar olmak çok güzel bir şey, çünkü gece hayatında olup mutlu evlilik yaşayan ve mutlu olan pek fazla insan var ama güzel oynuyorlar, yada müziği bırakıyorlar. 

 

Neler yapıyor Erdal Uluğ? 

 

İzmir'de olup, İzmir'de sahne almayı seven İzmirli'leri eğlendirmeyi seven, İzmir'den yola çıkıp Türkiye'yi eğlendiren bir adamım. İzmir gece hayatında isminin değişip de mekanların aynı kaldığı hatta binaların yıkıldığı mekanlarda dahi sahne almış bir insanım, keza bunun yanında İzmir'e gelen ünlü sanatçılardan önce ön sahne yapıp yeri geldiğinde solistlik yeri geldiğinde sunuculuk yeri geldiğinde organizasyonlarda şovmen olarak yer almış bir insanım. Özel organizasyonlarda her zaman için yer alıyorum çok iyi çalıştığımız yıllardır hala görüştüğümüz kişiler var onlarla birlikte özel organizasyonlarımız oluyor, defilelerde özellikle sunuculuk anlamında çok çalışmamız oluyor. 

 

İzmir gece hayatı yanı sıra farklı illerde sahne alıyorsunuz bahseder misiniz? 

 

Kıbrıs albüm bara çok gidiyorum. Kıbrıs Albüm Bar'dan aşırı bir ilgi var, sağ olsunlar, bunun yanı sıra Denizli'de Vitrin Bar'da yaklaşık 9 aylık bir serüvenimiz oldu hala gidip geliyoruz oraya, sağ olsunlar Denizli beni sevdi bende Denizli'yi sevdim. 

 

Söz ve beste çalışmalarınız var mı? 

 

Türkiye'nin 2006'dan beri dinleyip, yaklaşık üç sanatçının dile getirdiği bir şarkının sözleri bana ait ama telif haklarından dolayı hiçbir yerde bu şarkı benim diyemiyorum. Sadece sahnede gerçekten bilen insanlar bunu dinleyebiliyor. Bu şarkıyı Demet Akalın da okudu Özcan Deniz de okudu. Dediğim gibi telif halkları dolayısıyla bu şarkı benim diyemiyorum. 

 

Sahnedeki tarzınız nedir? 

 

Sahnedeki tarzım kişiler yani evet yabancı müzik okuyor muyum okumuyorum, bir opera okuyor muyum hayır, dinleyici türkü okumamı istediği zaman okuyabiliyorum çünkü biz Türküz, Neşet Baba, Müslüm Baba dediklerinde okuyabiliyorum. Yani her tarz okuyorum, her tarzda okumaya çalışıyorum. Türk Sanat Müziği kökenli bir insanım. Türk Sanat Müziği okuduktan sonra zaten emin olun insan her şeyi okuyabilir. Ve her konuda bana yardımcı olan yıllar evvel Popstar'da 2. olan Armağan Uzun Beyefendiye çok teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar gerçekten her konuda bana yardımcı oldular. Bunun yanı sıra İbrahim Tatlıses'in eski maestrosu Ali Marurer ile tüm sahne çalışmalarımızda beraberiz gönül dostluğumuz var. Onunla birlikte devam ediyoruz. 

 

Müzik ve sahne ile ilgili yeni projeler var mı? 

 

Evet, ama sadece kafamızda var. Çünkü bu zamanda artık single albüm yok. İnternet ortamında bir şarkınız olacak o şarkının tutulması için kitle sahibi olacaksınız gibi şeyler lazım. Biz de yazdığımız parçaları ya da söylediğimiz parçaları ön plana çıkarmak için ne kadar uğraşabiliriz? Zamanımız o kadar değerli ki paradan daha değerli. Bizim, için ondan dolayı su an için single ve ya benzeri bir şey düşünmüyorum. Sahne ve gala organizasyonları devem edecek ve bunun yanı sıra yılbaşında Marka Mekanda sahne alacağım. Gerçekten kaliteli olacak, ailelerin gelebileceği kaliteli yerlerde sahne almaya çalışıyorum. 

 

Canlı performans bir solist için zor olmalı.

 

Canlı performans deyince ben ara vermeyi sevmiyorum canlı performans da genelde 45 dakikada bir ara veriyorlar. İnsanlar para veriyor alın terini veriyorlar, bütün hafta çalışıp eşle dostla bir araya gelip keyif yapacak. Ben sahneye çıktığımda en az 3 saat şarkı söylemeden iniyorsam bu benim için birazcık sıkıntı, mekâna göre bir tane ara veririm, en fazla 10-15 dakika kadar sürer ve sahnem devam eder. 

 

Nasıl başladı sahne hayatınız? 

 

Düğünlere gider misiniz bilmiyorum? Ama düğünlerde para toplayan çocukları bilirsiniz. Düğünlerde para toplayarak başladı, yere para düştü aldım ve o günden beri sahneleri bırakmıyorum. 8-10 Yaşlarındaydım daha, sonra 11-12 yaşlarında fasıl diye adlandırdığımız, görüyorsunuz dur ulu orta meyhanelerde fasıl yapan abilerimiz var onların yanında ufacık bir çocuk olarak yer aldım. Hani derler ya ufak yaşta aldım sazı elime onun gibi bir şey, yıllar çok çabuk geçti daha sonra İzmir'de sahne almaya başladım ve hala sahne almaya devam ediyorum. 

 

Radyo programcılığı yaptığınızı belirttiniz bize bahseder misiniz? 

 

 Evet yaklaşık 8 senelik bir radyo geçmişim oldu. İlk önce Radyo Buca'da ardından Radyo Gökkuşağı'nda ve sonrasında Ayhan Özmen Bir gece ansızın gelebilirim adlı şarkı eşliğinde, acil bizim Radyoya geliyorsun dedi ve demesiyle Özmen Fm'de yayınım başladı. Sonrasında da İş yoğunluğundan dolayı radyoyu bırakmak zorunda kaldım. Çünkü hem radyo hem okul hem gece hayatı bir de milli basketbolcuyum, sonunda dedim ki benimde bir canım var bir ailem var, onlara biraz zaman ayırayım. En azından birkaç saat uyuyayım, bu şekilde hayatımı devam ettiriyorum. 

 

Müzik nedir sizin için? 

 

Müzik benim için aşk, eğer gerçekten müziği sevmeseydim şu an iç mimarlık okumuş biri olarak aylık 10-20 bin para kazanırdım. Ama iş farklı bir şey her zaman için müzik dediğinizde benim için zaman duruyor dünya duruyor. 

 

Organizasyon, sunuculuk bunlardan bahseder misiniz bize? 

 

Öncelikle şunu söylemek istiyorum yani müzik dediğimiz bir aşk ama bunun yanı sıra İzmir'in çok iyi koreograflarından biri olan Akif Örük ayrıca Akif Bey Rönesans Ajansın sahibidir. Kendisi ile birlikte çok güzel işlere imza attık. İzmir'in sayılı AVM'leri var biliyorsunuz. Mavibahçe, westpark, Optimum gibi alış veriş merkezlerinde gerçekleşen organizasyonlarda bir çok kez sunuculuk yaptım. Oraya gelen insanları ilk önce eğlendiren sonrasında da kreasyonları iyi bir şekilde izletebilen bir insanım. Keza zaten Akif Bey bu işin duayeni bizde duayen içinde sadece bir alkış sesiyiz iyi ki Akif Bey ile tanışmışım. 

 

Bunca yoğun iş temposu arasında size zaman kalıyor mu? 

 

Sunuculuk yapıyorum, şovmenlik, solistlik yapıyorum ve bana zaman kalıyor. Mutluluk zamanı kalıyor. İşler bittikten sonra ben bunu çok güzel yaptım diye biliyorum kendimce. Yaşım 32 bu işe başlayalı 20 sene oldu Profesyonel anlamda ve hala mikrofonun on of tuşunu açana kadar bendeki heyecan kimsede yoktur. Her gün bende ki heyecanı bir çok kişi yaşıyor. Bir örnek ile ifade edeyim, hastane kapısında bebeğini bekleyen baba gibi, her sahneye çıkarken bu heyecan var bende, benim bir sahneye çıkış tarzım var. İlk önce kibarca çıkıp hepinize hayırlı akşamlar deyip ondan sonra Selamın aleyküm deyip başlıyorum. Yani Selamın aleyküm diyene kadar heyecan çok büyük ama oraya geldikten sonra Allah'ım yardım et bana dediğimde heyecan bitiyor. 

 

Gece hayatının zorlukları nelerdir sizce? 

 

Gece hayatı dediğimizde, herkes geceyi sadece karanlığın içinde kalan eğlenceli bir faktör olarak görüyor. Küçükken biz geceyi sadece ayda, gökyüzünde, yıldızda zannederdik. Ay bir iki tane bizim hayatımızda. Ama bizim zamanımızda ki aylar kaliteli sesler arkasında desteği olmadan ama adam gibi sesi ile bir yere gelen insanlardı. 

 

Şimdi mini eteğini giyen, saçını yapan, zengin sevgilisi olan bayan arkadaşlarımız güzel solist, sesi güzel karakteri güzel olan adamlar ise hala solist oluyorlar. Dünyanın zihniyeti olan namus kavramı, iki bacak arasından geçtiği için o şekilde ünlü olan insanlar çok. Hem erkek, hem kadın ünlüler, erkekseniz ve ünlü olmak istiyorsunuz gay menajer ve patronların size olan zaafı, sizin tercihleriniz belli ama bunları yaptığınız zaman çok hızlı şekilde çok iyi yerlere geliyorsunuz, kadınsanız tabiri caizse yapımcı ile yapım ortaklığına giriyorsunuz, sonuç olarak ne yapıyorsunuz koca bir hiç bir iki sene içinde kaybolup gidiyorsunuz. Çünkü eğitim yok benim çok arkadaşım beni arayıp Erdal'cığım bize repertuar hazırlarmısın diyor, makam bilmiyorsun nota bilmiyorsun yani fu diyecek şekilde bilgisizler ki fu diye bi nota yok. Makam sorsan anca Kaymakamlık makamını bilir anca dilekçe yazar, Kürdi makam dersiniz öyle bakarlar, ben Doğulu değilim diyor ya ne Doğulusu diyorum, bilmiyor bilmediğini anlayınca fazla gitmiyorum üzerlerine insanlara da hazıra konma ve öğrenmeme isteği çok fazla. 

Evet, bizde İmam Abdullah'ın oğlu değiliz bizim de hatalarımız oldu kişilere karşı ama telafi ettik ve hala sahne alabiliyorsam demek ki ben doğru yoldan yürüyorum. 

 

Bir organizasyon şirketi sahibisiniz bize biraz bahseder misiniz? 

 

Evet bir organizasyon şirketim var. Organizasyon şirketinde neler yapıyorum? Öncelikle sunuculuk ve organizasyonlara mutlaka devam ediyorum ve düğün organizasyonu, kına organizasyonlarını bırakamıyorum. Sünnet eğlencesini yaptığım çocuğun asker eğlencesini, nişanını, kınasını ve yıllar sonra onun 3 yaşında ki çocuğunun sünnet eğlencesinide yaptım. Dedim ki ben yaşlandım artık. Organizasyonlarda ulusal ve uluslararası yerel marketlerimiz var bu marketlerin yıl dönümlerinde mutlaka görüyorsunuzdur yollarda market önlerinde balon süslemeleri, palyaçolar ses sistemleri ve kapının önünde delinin biri bağırır işte bende onlardan biriyim. Neden delilik yapıyorsun diyorlar valla sanada o kadar para verseler sende delilik yaparsın diyorum oda ayrı bir keyif, ama çok iyi markalar ile çalışmak ayrıca çok güzel ve keyifli bunun yanı sıra İzmir'de sayılı okul diyorum çünkü aynı okulda aynı şekilde her yıl organizasyon gerçekleştiriyorum, okul mezuniyetleri bahar şenlikleri yapıyoruz, hiç organizasyon olmadığı zaman bile şunu yapabiliyoruz bazı öğrenciler lisede meslek seçimi yapıyorlar, bizim meleğimize ilgi duyan gençler var, radyoculuğa, solistliğe özen gösteren öğrenciler var bizde ne yapıyoruz okullara gidiyoruz hiç bir ücret talep etmeden öğrencilere diyoruz ki sizinle bir saatimiz var bize İstediğinizi sorabilirsiniz, istediğinizi sorun açık bir şekilde ve tüm gerçekliliği ile ve emin olun iyi bir cevap alacaksınız.Yakın zamanda yine bir okula gittim okulun müdürü ile hafif bir münakaşamız oldu,bir öğrenci el kaldırmadan bana bir soru sordu okul müdürü buna sinirlendi ve aramızda şöyle bir konuşma geçti, hocam hızlı eğitim sistemi diye bir şey başladı, hızlı eğitim sistemine başladıysanız bu sizin talebiniz dedim, bizim zamanımızda orta seviyeliydi sistem, şimdiki sitem hızlı ama şimdiki çocuklarda çok hızlı, hızlı tren yoldan çıkarsa ne ray kalır ne tren, bunu siz benden daha iyi bilirsiniz dedim evet dedi,o zaman çocukların saygısızlığından ziyade saygısızlık yaparken sorduğu soruya bakalım dedim,

evet el kaldırmadan soruyu sordu ama bana sorduğu soru çok cazip geldi, soru şu "siz gece hayatında çalışıyorsunuz gece hayatının size verdiği neler var" nasıl yani dedim çocuğa,ben soruya hayran kaldım çok hoşuma gitti ve samimi olarak soruya şu cevabı verdim gündüzleri rahat yatabilmek için geceleri çok çalışmam lazım dedim. Ayrıca siyasi  parti etkinliklerinde sunuculuk yapıyorum organizasyonlarda çok değişik şeyler de geliyor başımıza gündüz A partisinde sunuculuk yapıp akşam B partisinde sunuculuk yapıyorsunuz taraf tutma gibi bir şey söz konusu değil, ortada kalmak da kötü bir şey bu durum başımıza inşallah bir şey getirmez.

 

Sahnede unutamadığınız bir anınız var mı? 

 

Bir gün, kalabalık bir orkestra ile özel bir geceye gitmiştik. Şimdi müzik tınısı dediğiniz zaman ister istemez sesler kulağınıza geliyor, her şeyi duyuyorsunuz. Üç tane Kemancım var sesler aynı anda geliyor ama güçlü gelmiyor. Acaba seslerimi açmadılar falan diyorum, öyle bir konsepteyiz ki, gözlük firmasının özel gecesindeyiz. Sahnede hepimizde gözlükler var, ne yapmalı falan derken ben bir ara kemancının yanına gittim dedim ki neden ton çalıyorsun? Efendim dedi, uyumuş adam yani bu kadar mı ninni gibi mi geldi sesim sana dedim, ya İçim geçmiş çok içmişim ben ya dedi .O gün bana o olay ders oldu artık sahne öncesi hiç bir orkestramın içki içmesine müsaade etmiyorum, içen içiyor, gizli saklı ama herkese diyorum beni mahcup edecek bir hareket yapmayın.

 

Sevgiler saygılar yolluyorum tüm Denizli'ye ve okuyuculara Horoz medya ve İnci ilter hanıma çok teşekkür ederim bu güzel röportaj için…

 

Haftaya görüşmek üzere sevgiler saygılar sağlıcakla kalın 

İnci Elence İlter 

 

İnci Elence İlter diğer köşe yazıları
 1  2  3  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 28 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web