Denizli 37°C
24 Ağustos 2019 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Emine  Çoruk

İYİ BAYRAMLAR…

Bayram nedir? Bayram aslında sevgiyi paylaşmaya bir vesile,gönül bağına bir düğüm atmak değil midir?

Hep söyleriz ya;‘Nerede o eski bayramlar!’ diye. Peki, hiç düşündünüz mü eskiyen bayramlar mı yoksa içimizdeki çocukça mutlu olabilme becerisini büyüdükçe kaybetmiş ve unutmuş olmak mı?

Bayramların eski bayramlar olabilmesi için ne kaldı ki içimizde, bizden geriye? Tüm mesela yaşayabilmek değil miydi aslında? Çokça ve çocukça…

Bir çocuk düşünün özde olan, yaşamdaki tüm kötü manalardan arınmış henüz ego benliği oluşmamış; gurur, kibir, kötü halleri, zalimliği, kul hakkı yemeyi öğrenmemiş, safi özde benlikte…Ne acıdır ki istemesek de büyüdükçe öz benliğimizden uzaklaşmak, çocuk ruhumuzu kaybetmek…

İnsan olarak bulunduğumuz halden memnun olmayıp, sürekli bir şikâyet dilekçesi yazar gibi hayata isyan hali alıyor benliğimiz yavaş yavaş.

Hani sebep ararsan bulursun ya ve buluyoruz da ‘Nerede o eski bayramlar!’ diye sorarak kendimize. Kendi egomuzun kurbanı oluyoruz ve isteseler canımızı bile verebileceğimiz yakınlarımızla gönül bağını kesiveriyoruz hemen, yapılan bütün güzellikleri unutup. Her zaman olduğu gibi kendimize değil karşımızdakilere yüklüyoruz yine kabahatleri, bayramlara da kabahat bulduğumuz gibi.

Oysa bayramlar hep aynı, değişen sadece insanlar…

Kurb; Hakk’a yakın olma anlamında bir tasavvuf terimidir. Hakk’a yakın olabilmekte, Hakk’ın tüm yarattıklarına yakınlıkta, özde olan sevgide, ego benliğinden uzakta sevgi paylaşımını yaşayabilmek değil mi?

Büyüklerimizi ziyaret etmek, küçüklerimizin ve ömür yoldaşlarımızın gönlünü almak, küs olduğumuz herkesle barışıp, helalleşmek ve affedişin verdiği hafifliği yaşayabilmek için vesile değil midir bayramlarımız bu geçip giden zamanda…

Tam da bilemiyoruz aslında geçip giden zaman mı, yoksa biz mi zamanın içinden geçip gidiyoruz…

Mutlu bayramlar güzel insanlar…

Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…

 

Bayram nedir? Bayram aslında sevgiyi paylaşmaya bir vesile,gönül bağına bir düğüm atmak değil midir?

Hep söyleriz ya;‘Nerede o eski bayramlar!’ diye. Peki, hiç düşündünüz mü eskiyen bayramlar mı yoksa içimizdeki çocukça mutlu olabilme becerisini büyüdükçe kaybetmiş ve unutmuş olmak mı?

Bayramların eski bayramlar olabilmesi için ne kaldı ki içimizde, bizden geriye? Tüm mesela yaşayabilmek değil miydi aslında? Çokça ve çocukça…

Bir çocuk düşünün özde olan, yaşamdaki tüm kötü manalardan arınmış henüz ego benliği oluşmamış; gurur, kibir, kötü halleri, zalimliği, kul hakkı yemeyi öğrenmemiş, safi özde benlikte…Ne acıdır ki istemesek de büyüdükçe öz benliğimizden uzaklaşmak, çocuk ruhumuzu kaybetmek…

İnsan olarak bulunduğumuz halden memnun olmayıp, sürekli bir şikâyet dilekçesi yazar gibi hayata isyan hali alıyor benliğimiz yavaş yavaş.

Hani sebep ararsan bulursun ya ve buluyoruz da ‘Nerede o eski bayramlar!’ diye sorarak kendimize. Kendi egomuzun kurbanı oluyoruz ve isteseler canımızı bile verebileceğimiz yakınlarımızla gönül bağını kesiveriyoruz hemen, yapılan bütün güzellikleri unutup. Her zaman olduğu gibi kendimize değil karşımızdakilere yüklüyoruz yine kabahatleri, bayramlara da kabahat bulduğumuz gibi.

Oysa bayramlar hep aynı, değişen sadece insanlar…

Kurb; Hakk’a yakın olma anlamında bir tasavvuf terimidir. Hakk’a yakın olabilmekte, Hakk’ın tüm yarattıklarına yakınlıkta, özde olan sevgide, ego benliğinden uzakta sevgi paylaşımını yaşayabilmek değil mi?

Büyüklerimizi ziyaret etmek, küçüklerimizin ve ömür yoldaşlarımızın gönlünü almak, küs olduğumuz herkesle barışıp, helalleşmek ve affedişin verdiği hafifliği yaşayabilmek için vesile değil midir bayramlarımız bu geçip giden zamanda…

Tam da bilemiyoruz aslında geçip giden zaman mı, yoksa biz mi zamanın içinden geçip gidiyoruz…

Mutlu bayramlar güzel insanlar…

Sevgiyle, hoşça ve güzelliklerle kalın…

 

Emine Çoruk diğer köşe yazıları

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web