Denizli 16°C
04 Aralık 2020 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Saliha  Dervişoğulları

HİÇ BİR ZAMAN GEÇ DEĞİLDİR

   Çocuklarınıza sorumluluk kazandırmak, onu tüm yaşamınızda en geniş anlamıyla mutlu ve başarılı kılmak için küçük yaşlardan itibaren pek çok olanağın çıktığını, bunların elden kaçırılmasının amacımıza olumsuz etkiler yapacağını her zaman biliriz.

 

   Bir gün bir kadın, ünlü bir eğiticiden çocuğunun eğitimine en erken ne zaman başlaması gerektiğini merak edip öğrenmek istemiş. Eğitici sormuş “Çocuk ne zaman doğacak hanımefendi?’’ Kadın “Doğmak mı? siz ne diyorsunuz? benim çocuğum beş yaşında. “Eğitici öfkeyle söylenmiş “Hemen evinize koşun lütfen efendim! Siz beş yıl geç kalmışsınız’’ der.

 

   Kedere, umutsuzluğa kapılmaya pek gerek yok. Her çağda, inanın her dönemde elverişli olanaklar ortaya çıkabilir. Zamanı belirlemekte yanlışlıklar yapılmışsa bunlar daha fazla geç kalınmadan düzeltilmeye çalışılmalıdır.

 

   Sorumluluk alanında çocuğun engellenmesi, çocuğun, sorumluluklardan uzak tutulması kadar, sorumluluk kazanma yolunda yapılacak aşırı zorlama, ve ona yapılan yüklemelerde olumsuz sonuçlara neden olurlar. İzlenmesi gereken doğru yol, çocuğunuzdan yaşının gereğini beklemektir. Anne ve babaların pek çoğu, hep çocuklarının birer küçük yetişkin olmasını ister ve bunu onlardan beklerler. Bu ise çocukları olağanüstü bir çaba harcamaya, yüklenebilecekleri sorumluluktan fazlasını taşımaya iter. Anne ve babanın onayları ve sevgileri çocuklar için büyük önem taşır. Bu nedenle çocuklar, normal çocukluklarını yaşamama pahasına tabi onların bu isteklerini yerine getirmek için kendilerini zorlarlar.

   Bunun sonucunda çocuk, sürekli olarak iyiyi yapmaya çaba harcayan bir varlık haline gelir. Bunu gerçekleştiremediği her deneyiminde, özgüveninden bir şeyler yitirir. Yapabileceğinden daha yüksek amaçlara yönelir. İçinde her zaman yanlış yapma, anne babasının sevgisini yitirme korkusu yatar. Bu durum ise onu sürekli sinir gerginliğine, asabi tiklere, kekemeliğe, sıkıntılı davranış bozukluklarına kadar sürükler. Cesaretini, özgüvenini, gücünü yitirip umutsuzluğa kapılır, yaşama küsüp insanlarla iyi geçinme veya okulda başarı kazanma durumundan uzaklaştırır.

   Hiçbir zaman geç kalmış sayılmayız. Çocuklarımızın mutlu olmaları ve mutlu yetişkinler olarak gelişmeleri için yaşlarından bekleneni yapmalarına, o mutlu çocukluklarını da yaşamalarına olanaklar tanımalıyız. Anne, baba ve öğretmenler olarak hepimiz, çocuktan çağının ve yeteneklerinin üstünde şeyler beklememeli, ayrıca istememeliyiz. Onlara sorumluluk kazandırmada yardımcı olurken, yaşı gereği yapabilecekleri uçarılıklara veya yaramazlıklara sınırlı ölçüler içinde hoş görü gösterebilmeliyiz. Bunun normal, beklenebilir bir davranış olduğu, hiç kimse hatasız olamayacağı konusunu fakat bu davranışlarının da düzeltilmesi gerektiği onlara anlatılmalıdır. Çocuklara bu alanda olumlu bir örnek olmalıyız.

   Çocuğunuza sevildiğini, istendiğini ve sizin için ne kadar çok önemli olduğunu hissettirin, Bilinçli sevgi ve sevecenliğin çocukları şımartabileceğini düşünmeyin. Lütfen çocuklarınıza iyi davranın. Onlarla bağırarak değil, yumuşak sesle konuşun Çocuğunuzun sizlere yardımcı olmak ve bağımsız olarak bir iş yapmak için bile gösterdiği belirtileri gözden kaçırmayın. Onu bu tür girişimlere hep özendiriniz. Çocuğunuz deneyimlerinde elde ettiği yanlış sonuçları hiçbir zaman kırıcı bir şekilde eleştirmeyin. Onun girişim isteğini kırmadan yapıcı yönlendirmelerle daha iyi sonuçlar elde etmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuza her zaman, ona inandığınızı ve güvendiğinizi belli ediniz. Ona  ara ara başarabileceği ufak işleri de  verip, ulaşabileceği amaçlar gösteriniz. Ceza vermektense, özendiriniz. Gösterilen başarıyı olduğu kadar, harcanan çabasını da övünüz. Harcanan çaba çocukta sorumluluk bilincinin geliştiğinizde gösterir. Yapılmasını istediğiniz şeyler için karşılığında mükafat vadetmeyiniz. Bu bir rüşvettir. Yarardan çok zarar getirir.  Çocuğunuza inanıp, güveniniz. Ondan iyi şeyler bekleyiniz ki iyi davranışlar görün

    Çocuğumuz ile bütünleşmek ve iyi yetiştirmek için hiçbir zaman geç kalmış değiliz. Yeter ki onları çok iyi anlayalım ve düşüncelerimizi de onlara çok iyi anlatalım. Toplumda sağlam bireyler yetiştirelim. Sevgiyle kalın. Hoşçakalın.

Saliha Dervişoğulları diğer köşe yazıları
ZORLUKLAR 2020-10-26 12:31:54
KİŞİLİK2020-10-16 11:08:57
KIŞ KAPIYA DAYANDI2020-10-15 14:36:42
ARI İLE SİNEK FARKI2020-09-24 07:52:11
HAYATIN KANUNU 2020-09-17 11:21:25
YAŞLILIK (2)2020-08-26 11:09:01
 1  2  3  4  5  6  7  ...  17  18  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 18 sayfa var.
Bu kategoride 172 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web