Denizli 26°C
28 Ekim 2020 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Mesut Akdağ

Hayatın İçi Dışı Merkezi

Hayatın İçi Dışı Merkezi

 

Hayat, tüm yaşadıklarımızı, sahip olduklarımızı ve şu dünyada varlığımızı bize hissettiren yegâne kaynağımızdır. Hayatta kaldığımız müddetçe tüm işlerimizi görürüz, eşlerimizle ve dostlarımızla yaşarız ve onlarla güzel ilişkilerde bulunarak hayatımızı devam ettiririz.

Hayatımızı devam ettirmek için olmazsa olmaz dediğimiz hayati unsurlar vardır. Bunlar hayatımızın vaz geçilmezleridir. Eğer bunlardan bir kaçı veya herhangi biri olmazsa yani hayatımızın içinde veya merkezinde bir yer bulamazsa, hayat çekilmez olur, zorlaşır ve mesut bir hayattan mahrum kalırız. Bu hayati unsurlar, tabi ki öncelikle aile, sonra iş, dost, akraba ve din. Bu son madde din de, nereden çıktı diyebilirsiniz. İnançsız hiçbir insan olamaz. Tarihe baktığımız zaman, yaşamış ilkel topluluklardan tutun medeniyette en ileri seviyeye gitmiş uygarlıklara kadar hepsinin bir inancının, dinlerinin ve totemlerinin olduğunu görürüz. Eski tarihi kalıntılara baktığımızda da merkezlerinde mabetlerinin olduğunu görürüz. İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden günümüze kadar din ve mabet büyük bir yer etmiştir.

Bizim İslam medeniyetimize baktığımızda, dinimizin, camilerimizin ve camilerimize hayat veren din görevlilerimizin hayatımıza yön verdiğini görürüz. Kültürümüzün tüm adetlerini, göreneklerini ve hayatımızın 24 saatini oluşturan tek etken dinimiz İslam’ın kurallarıdır. Doğumumuzdan ölümümüze kadar süren hayatımıza renk katan ve hayatımızı anlamlandıran ve hayatımızın merkezinde olan ve yüce Yaratımızla rabıtamızın kaynağı camilerdir. Camileri hayatımızdan çıkardığımızda kendimize, kültürümüze, dinimize ve toplumumuza yabancılaşırız. Camilerimiz birliğimizin, dirliğimizin teminatıdır. Cami, toplayan, bir araya getiren manasına gelmektedir. Bu sebeple atalarımız, mescide cami ismini vermiştir. Çünkü her türlü kesimden belki de bir araya gelmesi imkansız olan insanları bir araya getiren tek mekan, camilerdir.

Peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde ilk işi mescit yaptırmak olmuştur. Ondan sonra kendi evini yaptırmıştır. Yaptırdığı mescidi sadece bir namaz kılma, ibadet etme yeri olarak kullanmamıştır. Aksine sosyal hayatın ihtiyaç duyulan tüm aktivitelerini mescitte yani camide uyguluyordu. Güreş müsabakaları, folklorik oyunları, nikah, nişan merasimlerini, sahabelerle her konudaki istişarelerini camide yapıyordu. Hatta elçi ağırlama vazifesini de camide yapıyordu. Cami bu denli hayatın merkezine alınınca toplumun birliği ve huzuru da kendiliğinden geliyordu.

Camiler topluma ışık tutar, onların gündelik hayatından, ibadet ve özel hayatlarına varıncaya kadar tüm hayatına yön verir. Toplumu ayakta tutan camileri de canlandıran ve bu özelliklerini işlevsel hale getiren kişi de din görevlileridir. Din görevlileri de aynı camiler gibi insanın doğumundan ölümüne kadar ki hayatlarında hep yanlarındadır. Hatta öldükten sonra bile arkalarından dua eden kimse olarak her daim insanların daima ihtiyaç duyduğu kimsedir. Doğduğunda kulağına ezan okuyan, evlendiğinde nikahını kıyan, hastalandığında kendisine moral veren, en sıkıldığı anlarda kendisine nasihat vererek rahatlamasını sağlayan ve en sonunda da cenazesini kaldıran din görevlisidir.

Evet camiler ve din görevlileri hayatımızın ayrılmaz bir bütünüdür. Parçası değil bütünüdür. Yani hayatımızın içinde, dışında, merkezinde 24 saatimizin her anında bizimle beraberdir. Cami ve din görevlilerimizi hayatımızdan çıkardığımızda bizi birbirimize bağlayan değerlerimizi bitiririz. Toplumu çökertiriz. Kültürümüzü yok ederiz.

İçinde bulunduğumuz 1-7 Ekim tarihleri arası Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanmaktadır. Tüm halkımızın, din görevlilerimizin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını kutlar din görevlilerimize de başarılar dilerim.

CAMİYE BAKIŞ

Her gün beş defa topluyor insanı cami

Her bir köşesi İslam’ın tümüne cami

Her bir kubbe mihrap minber efrad-ı cami

Her bir yerinden fışkırır iman tevhidi

Her yıla meydan okur dimdik bir abide

Her an ataların izini taşır mazisinde

Her bir mekanı dinimin nişanesidir bize

her bir minare haykırır ALLAH birdir diye

Her kim bilir değerini hisseder yüreğinde

Her bela ve musibetlere olur bende

Her zaman var oldukça camiler alemde

Her daim İslam payidar kalacak tarihte

Mesut AKDAĞ

 

 

Mesut Akdağ diğer köşe yazıları
Erdemlilik2020-10-22 11:42:35
TAKVANIN ÇEŞİTLERİ2020-10-19 11:27:36
Sürgünde Açan Çiçek2020-10-16 11:08:21
HATAMIZ NE?2020-10-07 09:18:21
FARKI FARK YAPAN2020-10-02 13:42:36
 1  2  3  4  5  6  7  8  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 8 sayfa var.
Bu kategoride 73 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web