Denizli 36°C
20 Ağustos 2018 - Pazartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Hüsamettin TAT

HASTA YATAGIMDA GEÇEN BEŞ GÜN

Geçen hafta sonlarında, iki sevinci birlikte yaşadım. Birincisi askerliğini Manisa da yapan yeğenim Furkan’ın yemin merasiminden sonra ailesi ile beraber Denizli’ye bizleri ziyarete gelip iki gün bizde kalmaları ve iki günlük izini Denizli de beraberce dolu dolu geçirmemizdi.

İkincisi ise Eğeli Araştırmacı ve Yazarlar Birliğinin her ayın ilk cumartesi günü geleneksel hale getirdiği 11. Şiirini al gel etkinliğini büyük bir katılımla, şiirlerle ve türkülerle etkinliğimizi yerine getirmemiz oldu.

Bu iki sevinci mutlu bir şekilde yaşanmasına yaşadım ama ardından vücudumda bir kırgınlık, hafiften başlayan vücut ağrılarım ve öksürük; hastalıklara karşı her türlü önlemlerimi almama rağmen gece yarısından sonra kendisini gösteren bir rahatsızlık. Kendini öyle bir gösterdi ki anlatamam.

Ertesi günü Doktora gittiğimde, benim çok kötü bir şekilde üşütmüş olduğum ve acil istirahat etmem söylenildi. Önce bir iğne yapıldı, eczaneden ilaçlarımı aldım ve yatak istirahati başladı.

Hastalık öyle berbat ki grip desen grip değil, nezle desen nezle değil, aşırı ağrılar, vücudum parça parça dilimleniyor. Tam beş gün ıstıraplar için de yatmaca ve ilaç içmece.

Bu süre zarfında; Okuyamadım, yazamadım, gezemedim, programlarıma katılamadım, dostlarım aradılar geçmiş olsun diye, öksürmekten onlara doğru dürüst cevap veremedim her şeyim beş gün boyunca mahvoldu. Her şey altüst oldu.

Bu durumdan bazı derslerde çıkarmadım değil. Çok ders çıkardım. Ağrılar ve sızılar içerisinde bol bol düşünmeye de fırsat yaratabiliyor insan.

O yüzden en büyük zenginliğin sağlık zenginliği. Sağlığın yerinde değilse ne olursan ol, bir yudum çorba, bir yudum su boğazından geçmiyor. Bu ise üşütmeye mütevellit bir hastalık Allah onulmaz, dermanı bulunmaz dertler vermesin.

Diğer taraftan yataklara bağlı günlerce yatan hastaları düşünüyor insan, onların neler çektiği aklına geliyor.

Yatmak bir yana bir de bakanı düşünmek lazım. “Yatan mı hasta, bakan mı hasta?” diye bir söz vardır ya yatalak hastalara bakanların ne kadar zorlandıklarını neler çektiklerini düşünüyor insan ister istemez. Sen hasta oluyorsun tamam da ailede kimler var ise bir de onlara bulaştırdım hasta bir iken olduk üç.

Biz ailecek hastalandığımız için kim kendini bir parça kendini iyi hissederse, kalkıp bir tas çorba yapıp, ya da bir şeyler yapıp kendimize bakmaya çalıştık.

Ben kendime çok hassas davranıp, hasta olmamaya çok dikkat ederken birden kendimi yataklarda hasta olarak görmek demek ki her an her şeyin olabileceğini, insanoğlunun sağlıkla da, hastalıkla da, her türlü olumlu, olumsuz olaylarla da karşılaşması muhtemel.

Hafta başından bu yana beş gün 7/24 dolu dolu yatakta ıstıraplar içinde yatmak çok zordu ve üzücüydü. Sağlıklı olduğun müddetçe, sevdiklerinle bir arada mutlu yediğin soğan insana bal oluyormuş.

Cenab-ı Allah yatan hastalarımıza şifalar, dertli kullarına devalar versin inşallah.

Hüsamettin TAT diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  6  7  8  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 8 sayfa var.
Bu kategoride 79 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web