Denizli 10°C
22 Şubat 2020 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Saliha  Dervişoğulları

GEÇİM DERDİ ZORLAŞTI

Gençlerimizin birçoğu evlenmekten bile korkar hale geldi.O erken evlilik devirleri tarihe karışıyor Genç kitlenin evlenmemesinin en önemli sebebi, yeterli para kazanamamasından kaynaklanıyor.  Hepimizin bildiği gibi asgari ücret ile ev geçindirmek artık ne yazık ki masal oldu.Gençler evlendiğinde ya eşi çalışıyor yada kendisi çalışıp zar zor idare ediyorlar.Fakat nereye kadar gidecek bu insanları hali bir kişi karısının çalışmasını istemiyorsa aç mı kalacak?  Huzurlu bir şekilde yaşamak neden bu kadar zor duruma getirildi ve neden halkın aldığı maaşlar kuşkanadı kadar hafif kaldı? Günümüzde Sağlıklı bireyler, ancak ailenin sağlıklı işlemesiyle ve beslenmesiyle oluşur.’’Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak gerekir ‘’atasözünü düşünüyorum da, üzerimizdeki yorganda maşallah çarşaf kadar çok hafif kaldı. Çekiştirip, çekiştirip duruyoruz da biz halkı anlayan kalmadı. Yada başımızdaki büyüklerimiz bunu anlamak istemiyorlar ya, buduruma ben çok üzülüyorum. Hani bilirsiniz bir söz vardır ya ‘’tok açın halinden ne anlar?’’ eşlerimiz de çalışmazsaistediğimiz hayatstandart düzeyini yakalayabileceğimizi düşünmüyorum. Bir de en az üç çocuk yapın deniyor ya, artık hepimiz ailece beraber, açlık diyetine gireriz.

    Alınan asgari ücreti bir düşünelim: Hatırladığım kadarı ile 2020 Asgari ücret net 2 bin 324 TL olarak belirlendi.Bunun en az ev kirası 1.300 dür ki bu fiyatıda bulursanız öpünde başınıza koyun.Yapılan en son zamlar ile en kısık düzeyde yakılan doğal gaz 500 den aşağı da gelmiyor.Geçen komşumun dediği gibi bu kısık yaktığımız doğal gaz ile, bir taraflarımız donmaya devam ediyor sözüne bende katılıyorum Toplam 1.800 kanatlandı uçtu gitti.120 den aşağı gelen elektrik faturası varsı ben halay çekerim ki yoktur. su parası da 60 gelse ki, gel desen de gelmez. Gitti 1.980 liranız uçtu ki ne uçtu. Elinizde 344 lira para kaldı bu para ile üç çocuk mu bakacağız ben anlamış değilim anlayan varsa bize de bir güzel anlatsın derim. Bir kere haberlerde dinlemiştim sabah öğlen ve akşam simit yerseniz gene de zenginsiniz gibi laflar söyleyip halk ile alay eden kişinin adını tam hatırlamıyorum ama bu küstah konuşmaları da şiddet ile kınıyorum. Kimse halk ile alay etmesin. İnsanlar geçim derdinde bazıları da düşmüş alay derdine ,ne kadar ayıp bir tarz konuşmadır .Gıda artışları o kadar çok kafadan fiyat tutarları ile dolu ki denetleme mekanizması da uçup gitmiş .Halk AVM’lerde hangi ürün ucuz bunu araştırmak için, market market dolaşıyor günah değil mi bu tutarsızlık? Bir markette sokak kedilerine mama alıyorum 4 TL iken iki gün sonra 8 tl çıkıyor. Bu kadar hızla artan fiyatlara şaşmamak elde değil. Artışlarda herkes birbirini geçme yarışına girmiş halkı düşünen yok neden acaba? Ben sormadan geçemiyorum bu haksızlıklara bir son verme zamanı geldi de geçiyor bile. Halkınız açlık ile mücadele ederken siz rahat mısınız? Bu durumlar bir vebaldir ve yüce makam da kul haklarına düşer.Ölümlü dünya, yalan dünya burası asıl ahiret hayatımızda kul hakları çetin bir savaş haline dönüşecektir.

    Bu gün bile Ev kiralarının durumu ortada, her gün çorba ekmek yeseniz biledört veya beşkişilik bir ailenin masrafı 2 bin lirayı geçer.” “Bugün bir yumurtanın kolisini 20 liraya alıyorsunuz ve adına indirim diyorsunuz. Hayat oysa her geçen gün daha da zorlaşıyor. Hele bir de çocuk okutuyorsanız 2 bin liranın yetmesiimkansız. Bu hayat şartlarında kira, çocuk, elektrik, doğal gaz... Fatura geldiğinde korkuyoruz. Gerçekten açlık sınırının altında yaşayan insanlarız. İlk önce ‘Bu insanları bizlerne yapıp nasıl yaşatabiliriz?’ konusunu ele almanız gerekiyor.” Gündemde açlık diz boyuna dibe vurdu ve bu ürkütücü bir durum halini almaya başladı.Açlığın olduğu ortamlarda insanların psikolojileri bozuluyor, günümüzde açlıktan intihar eden aileler var, çoluğunu çocuğunu ve sonrada kendini vuranlar dolu. Daha sonra hırsızlık olayları da artar bu da toplum düzenini ister istemez bozacaktır. En azından asgari ücret, iyi rakamlar olmalıdır. Biz bu çağda bunu tartışmamalıyız. İşverenin yükü var evet ama işçinin de bir yaşama hakkı var. Bir zahmet ellerini vicdanlarına koysunlar ve hak ettikleri ücretleri versinler. Devlet ve işveren üzerine düşeni yapmalı, çalışan köle değildir” . Çocuk okutanlar, kira, faturalar, gıda giderleri ile her konuda herkes mağdur durumdadır.

      Halkımızın feraha çıkması için gerekli iyileştirme veya ek ücretin artışını canı gönülden diliyorum. Vatanımda yaşayan hiç kimsenin açlık ile sınanmamasını, çoluk çocuğumuzun zorda kalmamasını, eğitimleriiçin, gıdaları ve yaşam hakları için, iyileştirme yapılmasının şart olduğunu düşünüyorum. Huzurlu yarınlara kavuşmamız dileğimle hoş çakalın. Sevgiyle kalın. Duyarlı kalın.

 

Saliha Dervişoğulları diğer köşe yazıları
GENÇLERİMİZ 2020-02-16 11:04:26
EĞİTİM2020-02-14 11:24:28
Başarmak 2020-02-07 10:32:09
Gazilerimiz 2020-01-31 10:58:08
Tepki göstermek 2020-01-28 09:49:30
Huzur 2020-01-27 11:04:26
 1  2  3  4  5  6  7  ...  12  13  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 13 sayfa var.
Bu kategoride 126 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web