Denizli 37°C
09 Temmuz 2020 - Perşembe
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Sadık Dağdeviren

FONLAR VE BAŞARILARI ŞİMDİ DE KIDEM TAZMİNATI

Merhaba değerli dostlar, değerli okurlar. Bu günkü yazımda kıdem tazminatı üzerinde biraz durmak istiyorum. Mevcut Hükümet tarafından Kıdem tazminatı ile ilgili düzenlemeler yapılacağı söylendi tüm sendikalar ve muhalefet bu konudaki tavırlarını ortaya koyarak bu düzenlemeye karşı olduklarını ortaya koydular. Bunun en büyük sebebi de bugüne kadar kurulmuş fon ve benzeri düzenlemelerin istenilen başarıyı getirmemesidir.

Hafızanızı şöyle bir yoklarsanız ANAP hükümeti tarafından bir TASARRUFU TEİVİK FONU adı altında 1990 incesinde bir fon kurulmuştu. Bu fonda 2000 nisanında 14 482 katrilyon faiz 1.699 katrilyon ana para olduğu açıklanmış ne yazık ki çalışanlara bu meblağlar dağıtılmamıştı. Ben hatırlıyorum 2003 yılında emekli olduğumda 4.200 ya da 4.300 TL gibi iade almıştım.

Sanırım o dönemler ile ilgi birde konut ile ilgili bir fon vardı. Oda başarısız olmuş ve kapatılmış, çalışanlara parası taksitler halinde geri ödenmişti. Bu fonlardaki başarısızlıklar herkesin bildiği şeydir. Son 17 yıla baktığımızda Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonu altında zorunlu trafik sigortası yaptıranlardan para kesiliyor. Ancak kazada yakını ölenler ne haklarını biliyor ne de nereye müracaat edeceklerini. Hatta bu insanların haklarını alabilmeleri için bürolar kuruldu ayrı bir sektör oluşturuldu. Bu fonda biriken paralar amacına uygun harcanıyor mu ben bilmiyorum. İşsizlik sigorta fonu. Peki bu amacına uygun kullanılıyor mu. Bu konularda ben bir şey demiyorum. Ama tüm sendikalar bu fonun işveren lehine kullanıldığı konusunda hem fikir.

Verilen teşvik ve destekler genel olarak işveren tarafını sevindiriyor. Şu Pandemi dönemine baktığımızda sendikaların beyanları ortada. Sonuç olarak ben 1960 yılından bugüne yapılanlara baktığımda aşağı yukarı aynı şeyler. Her ne kadar 1936 yılında 3008 sayılı kanun devreye girmiş olsa da çalışma hayatı Türkiye'de 1961 anayasasının 48 ve 60.maddeleri ile düzenlenmiştir.

1961 yılında yapılan sosyal güvenlik düzenlemelerine göre pirim ödeme süresi 25 yıl. 1961- 1986 yılları arasında işçiden toplanan bu pirim paraları ne oldu. Biriken para faizi ile birlikte ne idi. Bugün emeklisini 1200 TL gibi bir rakamla emekli edenler (daha sonra bunu 1500 rakamına çektiler) kimin ya da kimlerin hatasıyla bu durumlara ya da bu günlere geldi. Değerli okurlar, sendika ve vatandaşın bu konularda büyük deneyimleri var. Bunun için de Kıdem tazminatı konusunda hassas olmaları da normal karşılanmalıdır.

Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız yeni düzenlemenin İşçi lehine ha iyi olacağını söylese de konu FON olunca bu durumun beni de tatmin etmediğini söyleyebilirim. Şimdi bu kadar fon deneyiminden sonra Kıdem tazminatı fonunda başarı sağlanabilir mi bunu hep birlikte göreceğiz.

Zaman koşar adım ilerliyor. Şöyle geriye dönüp baktığımızda neler görmüşüz, neler yaşamışız ve bugün geldiğimiz nokta neresi. Büyük ümitlerle emekli olmuştum. Asgari ücretle ve 5300 günle emekli olan ile benim maaş arasında fazla bir şey yok. 2000 Yılına kadar emekli olanlarda düzenleme yapanlar bize gelince sustular. 17 yıldır bekliyoruz. Biliyoruz ki bizim maaşlarda iyileştirme olmayacak. Bir başka yazıda buluşuncaya kadar, dudağınızdan tebessüm, yüzünüzden gülücük eksik olmasın  

 

Sadık Dağdeviren diğer köşe yazıları
 1  2  3  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 29 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web