Denizli 26°C
28 Ekim 2020 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Hüsamettin TAT

EYLÜL SEN GELDİN KIRLANGIÇLAR GİTTİLER

Benim bazı gözlemlerim vardır. Bahar geldiği zaman her ne kadar günler güneşli geçse de, ben baharın geldiğine pek kanmam. Çünkü baharın gelme müjdesini bana kırlangıçların vermesi lazım. Kırlangıçların havada çılgınca sesler çıkartarak uçtuğunu görmeliyim.

Onların ötüşerek havada uçmaları, alçalmaları, yükseklere çıkmaları beni o kadar mutlu eder ki anlatamam.

İşte o zaman bahar aylarının geldiğinin bir habercisi gibidir kırlangıçların şehrimize gelmesi.

Birde çocukluğumdan kalma bir efsaneden dolayı inanç oluşmuştu bende. Malum olduğu gibi kırlangıçların gelmeleri mayıs ayının başlangıçlarında, yani 6 mayıs hıdrellez zamanlarına geldiğinden, havada uçan ilk kırlangıcı gördüğümüz zaman mendilimize koyun tüylerinden bir tutam düğümlediğimiz zaman, koyunlarımızın bereketli bir şekilde çoğalacağına inanıldığını duymuştum büyüklerimden.

O yüzden kırlangıçların gelmelerine ne kadar mutlu olmuşsam, gitmeleri de o derece hüzünlendirmiştir beni.

Birkaç gün içerisinde fark ettim ki, güneş etkisini yitirdi, havalar ağırdan soğumaya başladı ve şehrin üzerinde uçan kırlangıçların sesi duyulmaz oldu ve uçtuklarını görmemek beni çok üzdü. Onlar göçmen kuşları olduğundan mutlaka sıcak ülkelere gidecekler, ömürleri yettiği müddetçe yaşamlarını sürdürecekler.

Rivayet odur ki, Günlerden bir gün:

Kırlangıcın biri bir adama âşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş:

- " Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım."

Adam:

- " Olmaz alamam... Sen bir kuşsun hiç bir kuş adama âşık olur mu? " kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş.

- Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum canında sıkılmaz birlikte yaşar gideriz. Adam yine:

- " Olmaz alamam... Git başımdan" diye cevap vermiş.

Zaman geçmiş... Sonbahar yaklaşmış... Kırlangıç üçüncü ve son defa penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:

- " Lütfen beni içeri al... Artık soğuklarda başladı, dışarıda kalamam biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece... Beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer omzuna konar seni neşelendirir sana yarenlik ederim. Hem sende benim gibi yalnızsın..." Adam:

- " Git derhal başımdan!... Ben yalnız kalırım" demiş ve kuşu kovmuş kırlangıçta bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş... Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş.

-" Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık demiş kendi kendine ve çok pişman olmuş. Pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine, nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir bende onu içeri alır birlikte mutlu bir hayat sürerim, demiş."

Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlarda gelmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş. Yazın sonuna kadar hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında beklemiş ama boşuna....kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlara sormuş ama onun kırlangıcını gören olmamış. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitmiş. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi ona şöyle demiş:

- Kırlangıçların ömrü altı aydır.

Hayatta bazı fırsatlar vardır, ömründe bir defa eline geçer ve değerlendiremezsen uçup gider... Hayatta bazı insanlar vardır, ömründe bir kez karşına çıkar ve fark edemezsen, değerini bilemezsen, uçup gider... Ve asla geri gelmezler... Dikkatli olun... Farkında olun... Ve bir düşünün:

-Acaba siz bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovaladınız

Hiç düşündünüzmü?

Hüsamettin TAT diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  6  7  ...  18  19  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 19 sayfa var.
Bu kategoride 184 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web