Denizli 9°C
05 Aralık 2019 - Perşembe
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları

 EVİMİZDEKİ ATEŞ ENFLASYON

Yıllardır Türk milletinin makus kaderi olan  her dönem karşılaştığı yangın olan. Peki nedir bu enflasyon denen şey sözlük tanımı olarak fiyatlar genel seviyesinde arza ve talebe bağlı olmadan fiyatlar genel seviyesindeki yükseliş anlamına gelmektedir. Halk arasında ise parasal şişkinlik denmektedir.        Ülkemizde sürekli bir tartışma konusu olan enflasyon maalesef ki bütün harcamalarımızı borç, alacak, ödeme, harcamalarımızı ve ekonomik refahımızı etkilemektedir. Bu sebepten ötürü enflasyon çalışan çalışmayan herkesi ilgilendiren ekonomik bir olgudur. Geçtiğimiz yıl ekim ayında TÜFE(tüketici fiyat endeksi) %25.64, ÜFE(üretici fiyat endeksi) %45.01 olarak gerçekleşmişti ve çok bir kış geçirmemize sebep olmuştu. Geçtiğimiz yıl ekim ayından itibaren alınan idari tedbirler yapılan teşvik, vergi indirimleri ve özellikle gıdada oluşan yüksek fiyatlamayı önleye bilmek için tanzim satışlarla birlikte enflasyon kontrol altına alınmaya çalışılmış ve kısmi bir kontrol oluşturulmuş ve baharın gelmesi ile birlikte enflasyonda ibre aşağıya doğru inmeye başlamıştır. Bu yıla %20.35 ile başlayan TÜFE ocak (20.35), şubat (19.67), mart (19.71) aylarında kontrol altına alınmış ve nisan (19.50), mart (18.71) ve haziran (15.72) aylarında düşmeye devam etmiştir. Temmuzda ise düşüş trendine mola vermiş ve %16.65 olarak gerçekleşmiştir. Peki düşüş trendinde olan enflasyon ne oldu da artmaya başladı? Bu yükselişin sebebini TCMB’nin temmuz ayı raporunu baz alarak cevaplarsak ‘’dayanıklı tüketim mallarındaki geçici vergi indirimlerinin sona ermesi ve elektrik kalemi kaynaklı olarak enerji fiyatlarında kaydedilen yükseliş etkili olmuştur’’ rapordan anlaşılacağı üzere fiyatlar genel seviyesindeki düşüşün sebebi devletin yaptığı teşvik ve indirimler olarak karşımıza geliyor. TCMB’nin raporda vurguladığı diğer nokta ise ağustos ayında tütün mamülleri ve alkole yapılan zamların ağustosta da enflasyonu yukarıya doğru götüreceğinin sinyalleri olarak karşımıza çıkmaktadır ama bu sefer dikkat etmemiz gereken durum ise bahar ve yaz mevsiminde işlenmemiş ham meyve sebze fiyatlarındaki mevsimsel ve üretimsel artış ile fiyatların aşağıya doğru inmesinin sebep olmuştur. Sonbahar da gıda fiyatlarında oluşabilecek fiyat yükselişlerini bu sefer kontrol altına almamız zor olacaktır. Burada politika yapıcıları gelecekte oluşabilecek risklere karşı ihtiyatlı davranmaya davet ediyoruz. Düşeceği görünen faizler, FED’in şahin duruşu ve ticaret savaşlarıyla küresel dolar endeksindeki yükselişler bizi ufukta tehlikelerin olduğunun sinyallerini vermektedir. Ufukta bekleyen tehlikelere karşı tek amacımız iç dengeleri gözetmek değil dış dünyayı de göz önünde bulundurarak uzun vadeli adımlar atmamız gerekmektedir.

Unutmayalım ki tarih sadece tekerrürden ibaret.

diğer köşe yazıları

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web