Denizli 13°C
25 Kasım 2020 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Zeynep BEŞİNCİ

EL ALEM NE DERSE DESİN

"El alem ne der" cümlesi çoğumuzun hayatında en çok duyduğu cümlelerden biridir muhakkak. Bazı insanların hayatını yöneten cümledir hatta. Kendi isteklerinden, sevdiklerinin isteklerinden daha önemlidir el alemin ne diyeceği.

Birçok insanın özellikle de birçok kadının hayatını mahveden olayların altında da çoğunlukla el alem ne der düşüncesi vardır. El alem ne düşünür, el aleme rezil olmayalım düşüncesiyle daha nişanlıyken ya da sözlüyken gerçek yüzünü gördüğü, mutlu olamayacağını sezdiği insanla zorla evlendirilen çok kadın var. Aman el alem gezdi tozdu sonra ayrıldı demesin, aman el alem kınamasın, arkamızdan konuşmasın düşüncesi çocuklarının hayatından daha önemli oluyor bazı aileler için ne yazık ki. Yine el alem ne der diye düşünerek şiddet görse dahi boşanmaktan çekinen birçok kadın var. Ya da yine kadınlar kadar olmasa da başkaları ne der düşüncesiyle boşanmaktan çekinen erkekler var. El alem evde kaldı demesin diye evlenen ya da evlendirilen insanlar var. Sırf bir erkekle görüldü ya da sevgili oldu diye namus adı altında işlenen kadın cinayetleri. İş bulamayan bir kişinin mutsuzluğunun içinde de el alemin payı var elbet. İşsiz olmak, parasız olmak, ailesine mahcup olmak bir yana el alemin ne diyeceği de ekleniyor üzüntülerin içine. Veya sınava giren bir çocuğun ya da ailesinin aklının ucunda da kazanamazsa el alemin ne diyeceği düşüncesi oluyor. Çocuklarda daha çok aileye mahcup olma korkusu olurken bazı anne babalarda çocuğunun geleceğinden çok milletin ne diyeceği korkusu ağır basıyor. Oysa saydığımız bütün bu olaylara ve sonuçlarına baktığımızda el alemin düşüncesi o kadar önemsiz kalıyor ki. Mesela bir kadın şiddet gördüğü halde el alem ne der düşüncesiyle boşanmıyor. O öyle düşünmese bile ailesi boşanırsa el alem ne der düşüncesiyle çocuğunun arkasında durmuyor, boşanmasını istemiyor. Halbuki yaşanan o acıların yanında el alemin ne dediğinin ne önemi var.

Hayatımızın pek çok yerinde yer var bu düşünceye. Sadece el alem yanlış düşünmesin diye değil sırf el alem beğensin diye de yapılan şeyler var. Millet beğensin, konuşsun diye yığınla borcun altına girerek yapılan gösterişli düğünler. Sırf el aleme hava atmak için abartılan sevgililer günü, doğum günü kutlamaları, alınan gereksiz pahalı hediyeler. Mutlu olunmasa bile millete mutlu görünmek için çekilip paylaşılan fotoğraflar. Yeri geldi mi "Aman el alem ne derse desin" desek de o el alem hep aklımızın bir köşesinde maalesef.

Yanlış bir şey yapmadıkça (taciz, tecavüz, cinayet, hırsızlık, haksızlık gibi) el alemden çekinmek, el alemin ne düşüneceği ne diyeceği korkusuyla hayatını yaşamak saçma. Kimin nasıl giyindiği, ne yediği içtiği, eve kaçta girip çıktığı vs. kimseyi ilgilendirmez.

Nitekim önemli yeri var el alemin hayatımızda. Kimi zaman hayatımıza keşke hiç karışmasalar, bizi hiç konuşmasalar istiyoruz. Kimi zaman da tam tersi bizi konuşsunlar diye gereksiz şeyler yapıyoruz. Oysa el alemin ne dediğini düşünmeden yaşasak, herkes kendi hayatına baksa eminim daha mutlu olurduk.

 

Zeynep BEŞİNCİ diğer köşe yazıları
DOĞALGAZ TARTIŞMALARI2020-08-31 14:10:08
ÇÖZÜMSÜZLÜK2020-08-24 11:22:27
FOTOĞRAF ÜZERİNE2020-08-17 11:02:15
YASAKLAR ÇÖZÜM MÜ?2020-07-20 08:23:38
ŞİDDETE HAYIR2020-07-06 10:28:05
 1  2  3  4  5  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 5 sayfa var.
Bu kategoride 44 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web