Denizli 29°C
16 Eylül 2019 - Pazartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Mehmet  Akdağoğlu

EĞİTİM ŞART

Yarın saygıdeğer doktorlarımızın bayramı. Yani 14 Mart Tıp Bayramı. Öncelikle kutsal bir görevi çeşitli zorluklardan yılmadan yapmaya çalışan tüm doktorlarımızın tıp bayramını şimdiden tebrik ediyorum.

            Doktorluk, en kutsal görevlerden biri. Tahmin ediyorum ki bu konuda hem fikiriz. Hep şöyle deriz; "Allah ne muhtaç etsin, ne de yokluğunu göstersin." Evet, onlarsız olmamız asla mümkün değildir. Eninde sonunda her birimiz muhtaç oluruz doktorlara. Amma kendimiz için, amma  bir yakınımız için arar, sorarız en iyi doktorları. Bilir misiniz iyi bir doktor olmak ne kadar zordur. Ülkemizin en zeki insanlarının tercih ettiği bir meslekti yıllarca. Ama bugünlerde basından duyduklarıma göre artık öyle gözde meslek olmaktan çıkmaya başlamış. Özellikle de ameliyat yapacak doktorluğu seçenler iyice azalmış. Bunun sebebi nedir sizce? Elbette sağlık çalışanlarına uygulanan aşırı şiddet. Hem de hiç yok yere. Bir de açılan tazminat davalarının çokluğu.  

            Bizi yaratan Allah, iki tane kulak bir tane ağız vermiş. Çok dinleyelim, az konuşalım diye. İşte millet olarak yapamadığımız şey bu. Yani birbirimizi dinlemiyoruz. Bir sorsak, anlatılanları iyice dinlesek, doktor ya da hemşireyle tartışmamıza hiç sebep kalmayacak belkide. Ama biz ne yapıyoruz peki?

            Yakınımız hasta, psikolojisi yerinde değil. Hastane ortamından bıkmış. Çeşitli şikayetleri var. Hemen saldır en yakınındaki sağlık görevlisine. Polis yetişinceye kadar döv, hakaret et. İyi de tekrar muhtaç olmayacağın garanti mi? Biliyoruz ki hayır.

            Bir teklifim var. Maçlarda taşkınlık yapanlar nasıl tespit edilerek stada girişi engelleniyorsa bu sağlık çalışanlarına saldırıp, darp edenler de hastanelere sokulmasın. Çok mu ağır oldu ceza? Öyleyse toplum önünde kendine hakim olamayanlar, biraz bu konuda eğitim almalı. Belki o zaman biraz olsun önüne geçeriz sağlıkta şiddetin.

            Yakınlarımın hastalığı sebebiyle uzun süreli hastane günlerimiz oldu. Bu süre içerisinde öyle şeylere şahit oldum ki anlatamam. O uzmanlık için uğraşan asistanların yaşadıkları zorluklar. Birazcık bilgi kapabilmek için çırpınışları. Hastalara karşı sevecen, alçak gönüllü davranışları. Hocasıyla hastası ya da hasta yakını arasında kalıp, bocalayışları hiç gözümün önünden gitmiyor yıllardır.

            Bir keresinde genç bir hastayı kaybetmişlerdi. Bir asistanın hasta yakınından fazla ağladığına şahit olmuştum. Yanına yaklaşıp, "Doktorum, sen böyle şeyleri çok göreceksin. Soğukkanlı olman lazım. Biraz fazla duygusalsın." Dediğimde şöyle demişti bana. "Hocam sonuçta biz de bir insanız. Kurtaramadığım için ağlıyorum. Bu insanlar bize bel bağlamışlar ama işte onların güvenini boşa çıkardık. Keşke kurtarabilseydik."

            Doktor olmak, her hastayı kurtaracak güce sahip olmak değil ki. O asistanın da dediği gibi sonuçta onlar da birer insan. Hatasız kul olmazmış. Önemli olan ise elinden gelenin en iyisini yapmaktır. Sadece sağlıkta değil, tüm mesleklerde de bu kural geçerlidir şüphesiz. Bunun için iyi bir eğitim almak yetmez. İyi bir ahlaka da sahip olmalı insan. Empati yapabilmeyi bilmeli. Bu davranış bana yapılsa ne yapardım, diye düşünebilmeli, ona göre davranmalıdır.

            Dediğim gibi her şey için olduğu gibi hasta yakınlarına da eğitim şart. Özellikle uzun süreli tedavi gerektiren hastaların yakınlarına ve ameliyat olacak hastaların yakınlarına tedavi süreci çok iyi anlatılmalı. Karşılaşacakları riskler önceden bildirilmeli. Özellikle de her biri birer insan olan doktorlarımıza güvenebilmeleri sağlanmalıdır. Çünkü onlar, kurtardıkları her bir hasta için çok büyük mutluluk duymaktadır. Unutulmamalıdır ki; insan yemek yerken, su içerken bile ölebilir.

            Umarım doktorluk, yine gözde meslek olmayı sürdürür. Yoksa gelecekte bir sürü şarlatana muhtaç kalır ve gereksiz, faydasız şeylerden medet umar hale geliriz. Şunu da paylaşmam lazım. Nobel ödüllü bilim adamımız Aziz Sancar şöyle demişti, kulaklarımla duydum. "Türkiye'deki hastaneler hem  çok ucuz, hem de çok kaliteli."

            Doktorlarımıza şiddetsiz günler dileğiyle...

                       

 

 

           

Mehmet Akdağoğlu diğer köşe yazıları
HOBİ BAHÇELERİ2019-05-21 11:27:03
SABRETMEK2019-05-14 12:13:13
ANILARLA RAMAZAN2019-05-07 09:31:27
KÖYLÜ - ŞEHİRLİ2019-04-29 14:11:03
23 NİSANLAR2019-04-23 10:47:10
TARIM MEVSİMİ2019-04-02 12:46:09
OKUMAK ÜZERİNE2019-03-26 09:54:44
EVLİLİKLENME MEVSİMİ2019-03-19 09:58:14
 1  2  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 2 sayfa var.
Bu kategoride 15 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web