Denizli 14°C
24 Mart 2019 - Pazar
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Yelda Durdu

DÜNYADA İZ BIRAKAN GÜÇLÜ KADINLAR

Leyla Gencer Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği en önemli ve dünya çapında tanınan sopranolarından biri. Hem seçkin opera sahneleriyle hem de resitalleriyle Batı ülkelerinde "La Diva Turca", "La Gencer", "La Regina" olarak ün kazandı. Gencer birçok Batı ülkesinde sanatını dinletti. Hem seçkin opera sahnelerinde hem de resitallerde hayranlık uyandıran sanatçıların başında geldi. 1950’lerde değeri Türkiye’de bilinmiyordu. 1960 yılında Ankara Devlet Operası'nda anlaşması feshedildi. 90’lı yıllarda ise değeri anlaşıldı, devlet sanatçısı oldu. 1995’ten beri Leyla Gencer anısına İstanbul’da iki yılda bir uluslararası şan yarışması düzenleniyor.

10 Ekim 1928 yılında Polonezköy’de doğdu. Babası Safranbolulu köklü Müslüman bir ailenin oğlu olan Hasanzade İbrahim Bey, annesi Polonyalı Katolik bir ailenin kızı olan Alexandra Angela Minakovska'dır. Ailesi sonradan Çeyrekgil soyadını aldı. Annesi, İbrahim beyle evlendikten sonra Müslüman olup Atiye adını aldı. Gencer ileriki yıllarda bir röportajında "Müslüman ve oryantal bir altyapıdan geliyorum" demiştir.

Babası İbrahim Bey, ağabeyi Hüseyin Çeyrekgil ile çiftçilik, balıkçılık, taşımacılık ve Çubuklu suyunun işletmesini yapıyordu; ayrıca Lale Sineması"nın işletmesini üstlenmişti ve Karaköy"de hanları bulunuyordu. Leyla, babasını genç yaşta kaybetti. 1946'da varlıklı bir bankacı olan İbrahim Gencer ile evlendi ve Gencer soyadını aldı.

İtalyan Lisesi’nde okuduktan sonra, İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda eğitim görmeye başladı. Hedefi, operanın mabedi La Scala’da söylemekti. Türkiye’ye gelen ünlü soprano Giannina Arangi Lombardi’ye bir tenor arkadaşıyla gittiler. Verdi’nin 'Aida' operasındaki rolüyle ünlenen Lombardi bu iki genci dinlemek istemedi, neyse ki sonunda Leyla Gencer’i dinledi ve onların evine taşındı, Gencer’i her gün saatlerce çalıştırıyordu.

Lombardi, konservatuvar dan ayrılıp Ankara’ya gelmesini söyledi, hocasını dinledi, eşi bankacı İbrahim Gencer ile birlikte Ankara’da yaşamaya başladılar, orada tanındı Gencer. Muhsin Ertuğrul’un önerisiyle sınava girdi ve koroda söylemeye başladı. 1950’li yıllarda artık zirveye giden yolu tırmanıyordu. İlk rolü Cavalleria Rusticana’da Santuazza’ydı.

O dönemde önemli devlet adamlarının huzurunda resitaller verdi, devlet adeta Türk operasının görünen yüzü ve duyulan sesi olarak onu seçmişti. Ankara’nın tarihini okuyanlar, o zamanki Ankara’nın sanat açısından canlılığını bilir. Gencer, elbette Türkiye sınırları içinde ünü tatmıştı ama o sınırlarımız dışına çıkmak istiyordu. Bu önsezisini her zaman takdir etmişimdir; çünkü operanın yaygınlık alanını düşündüğünüzde, Türkiye’de kalsaydı belli bir alan içine hapsolurdu. Ama yeteneğin saklanmasına, kısır kavgalarla örtülmesine müzik tarihi müsaade etmemiştir. Birçok örneği vardır.

Leyla Gencer, 1953 yılında Napoli’de Cavalleria Rusticana’da söyleyince, İtalya kapısı ardına kadar açıldı

Leyla Gencer evrensel boyutta kariyer yapmış, La Scala’da yani opera dünyasının tartışmasız en önemli kurumunda  baş tacı edilmiştir.

İkinci evi olan La Scala’da birçok kişiyi yetiştirdi. Kariyeri boyunca, 23 bestecinin 72 eserini repertuvarına alan sanatçı, konserlerini 1992'ye kadar sürdürdü. Sonraki yıllarda eğitimcilik kariyerine ağırlık vererek, genç sanatçıları yetiştirdi.

La Scala’da onun için hazırlanan bir kitap, ‘Leyla Gencer - 50 Anni alla Scala’ (Leyla Gencer Scala’da Elli Yıl) adını taşıyor. Kitapta da Scala’da 19 başlık yazılı, çünkü sanatçı burada tam 19 operada rol almış.

Leyla Gencer bütün bunları yaparken, her zaman bir Türk sanatçısı olduğunu vurguladı. Bakın ne demişti bir konuşmasında: “İnsan köklerini hiçbir zaman inkâr etmemeli. Ben Avrupa’ya gidip Avrupalılaşmadım, Türklüğümü her zaman muhafaza ettim. Türk olduğumu her yerde söyledim. İsmimi de değiştirmedim. Hep Leyla Gencer olarak kaldım.”

Bilgisini, birikimini bölüşenlerdendi. İstanbul’a geldiğinde 'master class' çalışmaları yaptı. Diva’nın ne olduğunun tanımını yapmak yerine, onun bir salondaki, sahnedeki varlığının uyandırdığı etkiyi gözlemlemenizi görmenizi isterdim. Kendi adına düzenlenen şan yarışması için salona girdiğinde ayakta alkışlandı, alkışlattı. Nikita Magaloff’un piyanosu eşliğinde Aya İrini’deki resital, sanatçı duruşunun dersini içeriyordu.

10 Mayıs 2008'de Milano'da hayatını kaybeden Leyla Gencer'in defalarca sahne aldığı ve ölümüne kadar da akademisinde görev yaptığı La Scala'da bugünden itibaren bir Leyla Gencer sergisi yapılıyor. Eylül ayına kadar devam edecek sergide, La Scala arşivlerinin yanı sıra İtalyan Rai televizyonu ve Türkiye'den getirilen görüntüler de yer alıyor.

Serginin açılışına Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Murat Salim Esenli ve Teatro alla Scala Genel Direktörü Maria di Freda da katıldı.

 

Yelda Durdu diğer köşe yazıları
Gördesli Makbule2018-12-25 10:20:35
ETEKLİ EFELER2018-12-24 10:56:53
ETEKLİ EFELER2018-12-20 08:35:37
BİR KADININ FERYADI!.2018-11-21 07:25:17
 ‹  1  2  3  ›  ›› 
Şuan 2 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 24 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web