Denizli 27°C
23 Eylül 2017 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Denizli Cerrahi Hastanesi ÖZEL

DİABETES MELLİTUS / ŞEKER HASTALIĞI

Diabetes mellitus ( DM ) Dünya’ya paralel olarak ülkemizde de giderek artmaktadır ve toplum sağlımızı tehdit etmektedir. Tıp II DM sıklığı, son 10 yıl içinde yüzde yüz artmış, erişkin insan gruplarında yüzde 13,7 olmuştur. Aynı erişkin grupta Tıp II  DM ‘ nin başlangıç safhaları olan bozulmuş açlık glikozunun yüzde 8, bozulmuş glikoz toleransının yüzde7,9, her ikisinin birlikte bulunduğu kişilerin ise yüzde 14,5 gibi çok yüksek bir oranda olmasıdır. Bu da bize eğer tanı konulmaz ve tedavi edilmezse, toplumun yüzde otuzunun ortalama 5-10 yıl içinde Tip II DM ‘ li hastalara katılabileceğini göstermektedir. Ayrıca, prediyabetik dönemde yani şeker hastalığı öncesi dönemde, makrovasküler ( büyük damar) hastalık gelişiminin başlamış olabileceği gösterilmiş, kalp krizi ve inme gibi hastalıklarla başvuranlardan bazılarının prediyabetik oldukları görülmüştür. Bozulmuş glikoz toleransının koroner arter hastalığı ( kalp-damar hastalığı ) ve buna bağlı ölüm riskini iki kat arttırdığı tespit edilmiştir.

Bu nedenle, Tip II DM hastalığından önce, sinsi ve ilerleyici özellikte olan prediyabetik dönemi incelemek istedik.

Şeker hastalığının prediyabetik dönemi’ ndeki kişilerde, insülin direnci vardır. İnsülin salınmasındaki yetersizlik ise, henüz belirgin değildir ve laboratuar olarak belirti vermez. İnsülin direncini yenmek için, artan insülin salgılanması ise, laboratuarda kendini hiperinsülinemi ( kanda insülin artışı ) olarak gösterir. Bu dönemde henüz açlık kan şekeri ve tokluk kan şekeri normal seviyelerdedir.

Ancak obezitenin ilerlemesi veya geriletilmesi, beslenme düzeninin sağlanamaması ve sedanter hayata ( hareketsiz yaşam ) devam edilmesi, insülin direncini artırır ve pankreasın insülin salgılama kapasitesi bu direnci yenemeyecek hale gelir. İlerleyen zamanlarda Tip II diyabetes mellitus ortaya çıkar.

Hastaların prediyabetik döneminde, yani insülin direncinin ortaya çıkmaya başladığı dönemlerde tanılarının konularak tedavi edilmesi gelecekte Tip II DM riskini azaltmaktadır.

DİYABETES MELLİTUS:

Tanım: Diyabet, insülin eksikliği yada insülin etkisindeki defektler nedeni ile, organizmanın  karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik bir metabolizma hastalığıdır.

Tanı: AKŞ ( Açlık kan şekeri ) > 126mg/dL ise veya TKŞ ( Tokluk kan şekeri ) 200mg/dL ise Tip II DM tanısı konur.

Son 15 yılda diyabet ve glikoz metabolizmasının diğer bozukluklarının tanı ve sınıflanmasında değişiklikler olmuştur. 2003 yılında bozulmuş açlık glikozu tanımlanması, prediyabetik veya latent diyabet ( gizli ) diye anılan durumlar , KVH ( kalp hastalığı ) için önemli risk faktörü olarak ortaya çıkmaktadır.

Prediyabetik olarak tanımlanan durumlarda;

Bozulmuş açlık  glikozu hastalığı için açlık plazma glikozu 100-125 mg/dL ve ikinci saat plazma glikozu <140 mg/dL, buna karşılık glikoz tolerans bozukluğu hastalığı için ikinci saat plazma glikozu 140-199 mg/dL ve açlık glikozu <100mg/dL olması gerektiği büyük oranda kabul görmektedir. Kombine olarak bilinen durumda hem açlık glikozu 100-125 mg/dL arasında, hem de ikinci saat plazma glikozu 140-199 mg/dL arasında olmalıdır.

DİYABET SEMPTOMLARI ( BELİRTİLERİ )

Klasik semptomlar:

  • Çok su içme
  • Çok idrara çıkma
  • Çok yeme veya iştahsızlık
  • Halsizlik, çabuk yorulma
  • Ağız kuruluğu
  • Gece idrara çıkma

Daha az görülen semptomlar:

  • Bulanık görme
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • İnatçı enfeksiyonlar
  • Tekrarlayan mantar enfeksiyonları
  • Kaşıntı

Özellikleri:

  • Genellikle 30 yaş sonrası ortaya çıkar, ancak obezite ile birlikte daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir.
  • Güçlü genetik yatkınlık söz konusudur. ( Ailede de şeker hastalığı olması )
  • Hastalar genellikle obez veya kiloludur. BKİ  ( Beden kitle indeksi ) >25kg/m 2
  • Sinsi başlangıçlıdır. Hastaların pek çoğunda başlangıçta belirti yoktur.
  • Bazı hastalar ise bulanık görme, el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, ayak ağrıları, tekrarlayan mantar enfeksiyonları, sık idrar yolu enfeksiyonları veya yara iyileşmesinde gecikme nedeni ile başvurabilir.

Tedavi:

  • Diyet ve kilo kontrolü; hastaların diyetlerine uyması ve bunu bir yaşam tarzı olarak benimsemesi çok önemlidir.
  • Eğitim: Hastaların Tip II DM ‘ nin özelliklerini bilmesi, şeker yüksekliği ve düşüklüğünün belirtilerini bilmesi gerekmektedir.
  • Fiziksel aktivite.

Oral antidiyabetik ilaçlar ( ağızdan alınan ilaçlar ) ve gerektiğinde insülin tedavisi

Denizli Cerrahi Hastanesi ÖZEL diğer köşe yazıları
 1  2  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 2 sayfa var.
Bu kategoride 17 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Aklam Matbaa Rek. Ajans. Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır.