Denizli 17°C
14 Aralık 2019 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Kadir Yatağan

DENİZLİ ACIPAYAM YÖRESİ FOLKLOR DERLEMELERİ

       Dil ve edebiyat araştırmacısı hüviyeti ile yaptığımız bu derlemelerin yöre kültürünü tanıtmaya katkıda bulunması amaçlanmıştır. Acıpayam ve çevre köy-kasabalarını içeren bu derleme çalışmasında, derlenen metinlerin özgün olması ve orijinal şekli ile yazıya geçirilmesi esas alınmıştır. Bununla birlikte önceden derlenip yayınlanan fakat bizdeki tespitlerde varyasyon içeren metinlere de yer verilmiştir. Bu derleme çalışmamızda bizden önceki yapılan derleme kaynaklarına bakılmış ve yöre folkloruyla ilgili ehil kişilere başvurulmuştur.

       Folklor derlemelerini manzum ve nesir olmak üzere iki ana grupta topladık. Sabırlı ve titiz bir çalışma isteyen derleme konusunda en iyiye ulaşmayı gaye edindik. Buna rağmen gözden kaçan hatalar olmuş ise, meraklılarının bizi uyarmalarını ve böylece ileriki çalışmalarımıza yardımcı olmalarını dileriz.

       Denizli ağzının karakteristik özelliklerinin en canlı olarak görüldüğü yer, Acıpayam ve çevresidir. Bu yörenin Burdur sınırına yakın köy ve kasabaları ile Kelekçi Bucağı ve Çameli İlçesi arasındaki Gireniz Bölgesi, tipik dil özelliklerinin en yoğun olduğu yerlerdendir. Bu yerlerin dış çevreye karşı yol durumu itibari ile kapalı bir konumda olması ve halkın geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olması, yöreye özgü dil özelliklerini dış etkilerden korumuştur. Yörenin bu özelliği, folklor ürünlerinin günümüze kadar orijinalliklerini muhafaza etmesini sağlamıştır.

       Yüksek dağlarla çevrili bulunan Acıpayam İlçesi hudutlarında yaşayan halk bütünüyle Oğuz boylarına mensuptur. Tarihte görüldüğü üzere Türk boyları yerleşip yurt tuttukları yerlere kendi boy ve oymaklarının ismini vermişlerdir. Anadolu'nun Türkleşmesinde Selçuklu Türklerinin önemi büyüktür. Acıpayam'ın eski ismi Asi Karaağaç olup bu ismin verilmesi bu yöreye gelen Afşar Beyi’nin Germiyan Beyi’ne karşı çıkıp savaşması ve yöreyi ele geçirmesinden dolayıdır. Isparta’da bulunan Şarki Karaağaç'la karışmaması için Garbi Karaağaç olarak adlandırılmıştır. İlçeye bağlı diğer yerleşim yerlerinin isimleri Oğuz Türklerinin on iki boyuna ait olup bu durum Anadolu'nun Türkleştirilmesi esnasında fethedilen topraklara Türk boylarının adlarının verildiğini göstermektedir. Yüreğil (Yüreğir), Karahöyükafşarı, Kumafşarı, Yazır, Dodurga, Oğuz, Kayıhisar (Yeşilyuva), Kargın, İğdir,  Evkara(Kara-evli), Bayındır ve Kınık yeri adlı yerleşim yerlerinin isimleri, bu tezimizi desteklemektedir.

       Yine Anadolu’nun Türkleştirilmesinde emeği geçen Selçuklu komutan ve uç beylerinin isimleri de çevre köy ve kasabalara verilmiştir. Bedir Bey, Alaattin (Alaaddin Han), Ucarı, Kırca, Dedebağ (Dedesil), Yatağan(Abdi Bey Sultan-Yatağan Baba), Kuyucak, Corum ve Kurtlar gibi yerleşim yerlerinin adları da bunların anısına verilmiştir.

       Yaptığımız bu derlemelerin tasnif edilip yayınlanmasında, engin bilgisi ile yol gösterip teşvik eden değerli hocam Prof. Dr. Ziyat Akkoyunlu'ya sonsuz teşekkürü bir borç bilirim.

 

A- MANZUM DERLEMELER

 

1-TÜRKÜ

       Türk halk Şiirinin en eski türlerinden biridir. Türkü teriminin kaynağı ‘Türk’  kelimesidir. Türk kelimesinin sonuna nispet (aitlik) eki ulanarak Türkî elde edilmiş, bu kelime, zamanla türkü biçimine girmiştir.[*] Türk'e ait, Türk'e özgü anlamı taşıyan türkü üzerine günümüz halk şairlerinden Şemsi Yastıman "Türk’üz, türkü çağırırız." sözü ile bunu güzel bir şekilde vurgulamıştır.

 

       İnsanı veya toplumu derinden etkileyen bir olayla ilgili olarak ortaya çıkan türküler, Anadolu insanının duyarlılığını gösterir. Deprem, ölüm, kıtlık, kahramanlık, sevgi, ayrılık gibi sebepler türkünün oluşumunu etkiler. Halk dilinde buna "türkü yakma" denir.[**]

       Türküler; ezgilerine, konularına ve yapılarına göre üç yönden incelenir. Şekil yönünden koşmaya benzeyen türküler,7' li,8'li ve daha çok 11'li hece ölçüsü ile söylenirler. Genellikle anonim eserler olup, ekseri aşk ve lirik konuları içerirler.[***]

 

 

[*]  : Rıza NUR, Türk Şiiri Hakkında Mütalaâlar, V.Tanrıdağ Dergisi, sayı 11, 17           

Temmuz 1942

 

[**] :Prof. Dr Şükrü ELÇİN, Halk Edebiyatına Giriş. K.B.Y. 1981 sayfa 189-190.

 

[***] :Hikmet DİZDAROĞLU, Halk Şiirinde Türler, T.D.K. Yayınları, AÜ. Basımevi 1969 sayfa 102-103.

Kadir Yatağan diğer köşe yazıları
GÜN BATIMI YALNIZLIKLAR2019-10-09 11:08:05
Şükretmeyi Bilmek 2019-09-25 11:22:00
TÜRKÜ DERLEMELERİ IV2019-09-19 10:50:55
TÜRKÜ DERLEMELERİ2019-09-11 11:16:45
DERLEME METİNLERİ2019-09-04 10:10:47
CEMAL SÜREYA2019-08-07 10:55:42
ŞİİR ADAM2019-07-24 10:35:54
ŞİİR YOĞURAN ADAM2019-07-03 10:06:30
DAĞLARA KAÇMAK2019-06-26 10:04:23
 1  2  3  4  5  6  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 6 sayfa var.
Bu kategoride 51 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web