Denizli 27°C
23 Eylül 2017 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Hüsamettin TAT

DAMAT HAKLAMA

Geçen haftalarda, memleketim olan Afyonkarahisar’ın merkez Salar Kasabasına düğüne gittim. Asker arkadaşım kızını gelin ediyordu. Her ne kadar Afyonkarahisar benim ilim olsa da, merkezde ki adet ve geleneklerle bizdeki adet ve gelenekler birbirini tutmuyor. Folklorik yapının bir birine uymadığı görülmektedir.

Düğünler genellikle hafta içerisinde de yapılsa da, düğünleri hafta sonlarında yapanlarda çoğunlukta. Cuma gününden düğün başlıyor, Pazar günü ikindiye kadar devam ediyor. Cuma günü kız evinde akşam yemeği veriliyor. Kız evindeki düğüne ve eğlenceye genellikle kadınlar ve genç kızlar katılıyor. Geline almış oldukları çeyiz hediyelerini bir kenarda misafirleri karşılayan kız anasına veriyorlar. Yemekler yeniliyor bir yandan da eğlence başlıyor. Kadınlar kendi kendilerine eğlenmeye devam ediyorlar. Kız evinde bulunan birkaç erkek misafir oynayan kadınlara görünmemek ve onları seyretmemek için kuytu bir yerde görünmeden oturuyorlar.

Cumartesi akşamı, oğlan evinden gelen damat, gelin kıza kına yakıldığı zaman, kızın yanında bulunuyor, kınadan sonra bir müddet eğlenceye iştirak ediyor. Kınadan sonra sadece damat olmak üzere kadınlar yine oynamalarına ve eğlenmelerine devam ediyorlar.

Oğlan evinde her gün çalgı çalınırken Cumartesi günü akşamı oğlan evinde yemek veriliyor. Kız evinde bulunan erkek misafirler; başta kızın babası olmak üzere, akrabalar ve misafirler, kız evinden, oğlan evine yemek yemeğe ve hayırlı olsun’a gidiyorlar. Kız evinden giden misafirler oğlan evinde yemeklerini yedikten ve hayırlı olsun dedikten sonra, “Biz de oynamak istiyoruz” diyerek, oyunlarını da oynayarak kız evine dönüyorlar.

Saat gece yarısı tam 24.00 ü gösterdiği zaman bu kez, kız evinde eğlence yapan kadınlar, gelini de yanlarına alarak oğlan evine “Damat haklama” merasimine katılmak üzere oğlan evine gidiyorlar. Damat haklamaya giden kadınlar giderken yanlarında ses çıkartabilen ne bulurlarsa; tef, darbuka, tencere, tava, kaşık gibi ses getirecek malzemeleri götürüyorlar. Oğlan evine varan misafirleri damadın tüm akrabaları aynı ses çıkartan aletlerle onlar bekliyorlar, gelen misafirlerle karşılıklı olarak gürültüler çıkartarak maniler söylüyorlar.

“Haklayalım, haklayalım aman, aman

Şimdi kimden başlayalım

Aaaa, benim Ayşe teyzem

Şimdi senden başlayalım.

Ayşe teyzem bakar bize

Onar lira atar bize

On lire fazla gelirse,

Yarısı da yeter bize”

Diye maniler söylüyorlar. Oğlan tarafı da karşılık vererek, buna benzer maniler söylüyorlar. Maniler söylenirken de; Tencere, tava ve ses çıkartan aletlerle de gürültüler çıkartmaya, ritim tutmaya çalışıyorlar ve birbirlerini bastırmak için uğraşıyorlar.

Hüsamettin TAT diğer köşe yazıları
 1  2  3  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 30 adet içerik var.

Benzer Haberler
Bu yazıları okudunuz mu ?
Aklam Matbaa Rek. Ajans. Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır.