Denizli 23°C
28 Ekim 2020 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Nilüfer Bekçi

CORONA SALGININDA YAZ

Uzun bir aradan sonra merhaba sevgili okurlarım.

Bir yazı daha göz açıp kapayana kadar bitirdik. Tabii bu yaz diğerlerinden farklı olarak olağan üstü günler yaşadık. Kimimiz evlerimizde karantinaya devam ederken kimimiz geçtiğimiz kışın sıkıntılı günlerinin etkisini üzerimizden atabilmek ve biraz olsun rahatlayabilmek için yazlık yörelere koştuk.

Ben de nispeten sakin ve salgından uzak bir bölgedeki yazlığımızda hem sıcak günlerin, hem de pandeminin yarattığı kasvetten kurtulmaya çalıştım. Benim için güzel günlerdi. Hem yolculuk yasakları nedeniyle uzun zamandır görüşemediğim ailemle bir arada olma, hem denizin ve güneşin tadını çıkarma hem de şehrin sıcağından kaçma fırsatı bulmuş oldum.

Bu arada edindiğim izlenimleri sizlerle paylaşmak isterim.

Öncelikle, plajlarda sosyal mesafe kurallarına hiç uyulmadığını görerek üzüldüm. Ben plajda hiç oturmadan, tenha bir köşeden denize girip yüzdükten sonra hemen eve kaçıyordum. Bir kısım komşularımız da aynı şekilde davrandılar. Ama büyük bir kalabalık, dip dibe, maskesiz, saatlerce plajda oturuyor, sanki virüs oralara ulaşamamış gibi rahat ve umursamaz davranıyordu. Aynı şekilde kafe ve restoranlarda da müşteriler maalesef maskesiz oturuyordu. İşletmeler tedbirleri uygulamış, masa sayısını azaltıp aralamış, her masaya dezenfektan koymuş ve bütün personel maskeli hizmet vermekteydi. Keşke müşteriler de aynı hassasiyeti gösterselerdi.

Bu arada okulların açılmaması, çoğu iş yerinin evden çalışma sistemini devam ettirmesi nedeniyle büyük bir nüfus hala yazlıklarda.

Şehirlerde ise hasta ziyaretleri, taziyeler, düğünler maalesef devam etti ve hasta sayısı da buna paralel olarak arttı. Şimdi önümüz kış ve korkarım hanımların günleri başlayacak. Bizim halkımızın “bir şey olmaz”cılığı başımıza çok işler açtı, daha da açacağa benziyor.

Oysaki çember daralıyor. Artık hepimizin, hastaneye yatmasa bile en az bir covit pozitif yakını, vefat eden en az bir akrabası ya da tanıdığı var.

Bunun yanında büyük bir özveriyle çalışan, hayati risk içinde olan sağlıkçılarımıza saldırılar da çoğaldı. İşler doktorların kendilerini korumak için barikat kurmasına kadar geldi. Hastalanıp hayatını kaybeden doktorlarımıza bu saldırılarda yaralananları da eklersek yakında korkarım doktor da bulamayacağız.

Bütün bu izlenimlerime dayanarak halkımızı öncelikle sağlık çalışanlarımıza hak ettikleri saygıyı göstermeye ve sonra da sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uymaya davet ediyorum.   

 

 

Nilüfer Bekçi diğer köşe yazıları
DOĞA VE DOĞAL2020-10-22 11:43:28
BAĞIMLILIK2020-10-15 10:12:48
KIRK YAMA 2020-10-08 09:40:18
SORUMLULUK2020-07-02 06:39:47
DOKTORALI İŞSİZLER2020-06-25 07:47:23
ÇEVREMİZİ TANIMAK2020-06-11 07:38:30
CENTRAL PARK BEŞLİSİ2020-06-04 08:01:48
DAHİ PADİŞAH2020-05-28 08:23:38
BAYRAM2020-05-21 07:39:25
 1  2  3  4  5  6  7  ...  11  12  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 12 sayfa var.
Bu kategoride 115 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web