Denizli 37°C
24 Ağustos 2019 - Cumartesi
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Saliha  Dervişoğulları

ÇOCUKLUK ZAMANLARI

İki insan yan yana geldiğin de saate bakmanın ayıp olduğu zamanlardı.                                                       Sanki sıkılmış ve gitmek için acele edermiş gibi görünmek istemezdik.                                                               Belli etmemek için sessiz kalırdık.Bu bizim karşımızdaki kişiye olan terbiyemizdi.

Misafirlerimiz gelirdi karşılıklı oturduk mu masaya, bir gözlere bir de uzaklara bakılırdı,                  geçmiş yad edilirken._’’Ey gidi günlerimiz ‘’diye başlardı konuşmalar, pür dikkat                     anlatılanları, büyüklerimizin sözünü  kesmeden dinlerdik merak içinde. Yüzümüzde  tebessümler oluşurdu.O zamanlar kimsenin elinde cep telefonu diye bir şey yoktu.Dikkati  bir noktaya asla odaklamazdık. Terbiyemizi muhafaza eder konuşanları kibarca oturduğumuz yerden dinlerdik.Bazen sohbetlerin en tatlı yerlerinde çocuksu uykularımız gelir kıvrıldığımız noktada  (Annemizin dizinde)uykuya dalardık.

Gençtik  sevmelerimiz sessiz ve sebepsizdi. Ne gösterişe gelir, ne nedenlere sığardık.                            Her şeyden önce samimiyet gelirdi.Çıkarsız severdik gözümüz hiçbir şeyi  görmezdi.            Mektuplarımız olurdu ,parfümler sıkardık güzel kokması için,cevap gelmesini  heyecanla beklediğimiz o güzel zamanlarımız.Sevda sırdı. Söylenmezdi. Sevilenin adına türküler yakılır ama onun ardından kimseye yakınılmazdı.Şiirleri besteler ve satır aralarına dizerdik dizi dizi..

Hediye aldığımız paketleri  pahası ile değil, hatırası ile saklardık. İnsanlar aldıkları ile değil, verdikleriyle değer ifade ederdi. Ufacık bir hediye bile mutlu olmamıza yeterdi.

Sahi utanmak diye bir şey vardı. Büyüklerimizden çekinirdik sevdiğimiz karşısında yüzümüz kızarırdı. İki kelam ederken bile _’’Seni seviyorum ‘’ demeye bile çekinirdik.Dilimiz susar gözlerimiz konuşurdu.

Dert çekmenin bile bir adabı vardı. Gönlün yükü, gözyaşlarımızdan anlaşılırdı.Gönülden geçen ile dilden dökülenin arası böylesine uzak, böylesine hoyrat değildi.Biz bu içimizdeki uçurumları ve kalpler arasındaki mesafeleri sonradan icat ettik. Henüz yenilmemiştik kendimize.  Mutluluklar fotoğraf karelerinden ibaret değildi.Aile birliği kutsaldı.Sesimizi  yükseltince anne terlikleri havalarda uçardı.Hedef tam isabet olurdu. Eskitti eskileri  insanlar.Ne anılar kaldı ne  sıcacık bağlılıklar.                  

Nerede o çocukluğumuzdaki o güzel insanlar?

 

 

 

 

Saliha Dervişoğulları diğer köşe yazıları
HAYATIN PÜF NOKTALARI2019-08-17 06:35:19
DOKUNMAYIN  ORMANLARA2019-08-15 08:17:16
MÜCADELE ETMEK2019-08-07 09:52:55
YARDIMLAŞMAK 2019-08-05 10:20:37
HAYAT VE SEVGİ2019-07-31 10:00:03
 1  2  3  4  5  6  7  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 7 sayfa var.
Bu kategoride 62 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web