Denizli 12°C
28 Ocak 2020 - Salı
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Saliha  Dervişoğulları

ÇOCUKLARI FAZLA ZORLAMAYIN

  Geçen gün bir arkadaşımla sohbet ettim.Bana ilkokul yıllarında çok başarılı  öğrenci olduğundan bahsetti.Hemen hemen ailesi o zamanlar her akşam sınıfta herhangi bir yarışmada veya okumada birinci olup olmadığını sorarlar ve onu diğer öğrencilerle karşılaştırırlarmış._’’Ben çoğu kez birinci olurdum ama olamadığım zamanlarda da yalan söylerdim.Çünkü ailemin beklentilerini karşılama ihtiyacı duyardım.Sürekli stres içinde,herkonuda,heryarışmada,birinci olmanın yollarını arardım Fakat şimdi düşünüyorum da, şu andaki bilinç düzeyimle durumumu yeni yeni anlıyorum.’’dedi. Acaba arkadaşım neden yalan söyleme gereği duyuyordu?Yalan söylemese ne olurdu? diye bunu düşünmeden geçemedim.

Sürekli kazanan çocuklar da başka bir sorun yaşar. Bu sorun da belki en az,kaybedenlerin yaşadığı kadar derin duygulardır diye düşünüyorum.İlkolarak,banaarkadaşımın geçmişteki  verdiği kendi örneğindekigibi,sürekli kazanan bir çocuk,başarısı ile kabul gördüğünü düşünür.Arkadaşlarınınailesinin,öğretmenlerinin onun başarısı içinonu sevdiğini zanneder.Sürekli sevilmek ve kabul görmek için de sürekli kazanmak,ve birinci olmak ister.’’Ben kazanamazsam, ve ya birinci olamazsam,insanlar beni kabul etmez ‘’diye düşünür.Kazanamadığı zamanlarda kendisini değersiz hisseder.Çoğu zaman da bu ,bir üzüntü değil,bir utanç duygusudur.Kazanamadığı zaman da kendisini  çok değersiz hissedeceği,ve  kabul  görmeyeceğini düşündüğü için de (Mümkün olduğunca)bir şekil başarısızlığını saklar.Kendisini sürekli iyi gösterme eğiliminde olur.Zaman zaman da kendisini iyi göstermek için yalan söyler.Yaptıklarıylakabul görmek,yapay sevgi demektir.Kimliğiyle değil de yaptıklarıyla kabul gören bir kişi asla iç huzuru yaşayamaz.Kabul görmek için de bu arkadaşım gibi, ailesine yalan söyler.

   İkinci olarak çocuklarımız sürekli kaygı ve endişe içinde yaşar.Çünkü onların gözünde her etkinlik bir başarı veya başarısızlık,dolayısıyla kabul görme ya da reddedilme durumudur.Başarılı olursa kabul görecek,başarısızolursa,kabulgörmeyecektir.Bu çocuklarımız sürekli gelecekte yaşar.Çünkü başarısızlık yaşamamak için geleceği planlamak isterler.Gelecekte yaşamak da tam bir endişe kaynağıdır.Geleceği  planlamamak onlar için bir risktir.Çünkü gelecek kontrolden çıkarsa,başarısız olabilirler ve dolayısıyla kabul görmeme riskleri artar.Kazandığıan,başarıyla kabul gördüğü için hemen bir sonraki kazanma durumuna kendini hazırlar.Ama bir çocuk başarısıyla ya da birinci olduğu  için değil,sadece kendi olduğu için kabul gördüğünü düşünürse,o zaman kaygı ve endişe içinde yaşamaz.Sürekli kazanma hırsı içinde olmaz.Bu da sürdürülebilir bir mutluluk ve huzur kaynağıdır.

Rekabet ,bu çocukların özgüvenini de sarsar.Çocuk kendine olan güveni,rekabet ve kazanmayla tanımladığı zaman,bu güveni ayakta tutmak için sürekli kazanmak  zorunda hisseder.Eğer rekabet ortamı çok riskliyse ve bundan dolayı kaybetme riski varsa ,kendi kabulünü riske atacağını düşündüğü   için o işe girmemeyi seçer.Kazanmaya bağlı bir özgüven çok kırılgandır  ve sürdürülemez. Yani kısacası  yarışmanın  ve ödülün olduğu ortamlarda kaybedenler kabul görmediği için mutsuz olur,kazananlar da başarılarıyla kabul gördüğünü düşündüğü için değersizlik duygusunu yaşar.Dahası kendini sürekli  kazanmak zorunda hisseder.Bu kaygı da mutluluğunu öldürür.

  Ben torunlarıma her zaman başarının ve başarısızlığın karşılarına gelebileceğini onlara söylerim. Fakat başarısız oldukları zaman daha çok çalışmaları ile bunu yenebileceklerini de bilmeleri gerektiğini belirtirim.Onlara güvendiğimi  bir çeşit hissetmelerini sağlarım.Başarı çalışmaktan geçer,kazanmak isteyen çok çalışmalıdır.Başarılı olmak istiyorlarsa, başarısız oldukları konuların daha çok tekrarı gerektiğini  ve bu şekilde kazanabileceklerini de onlara güzel  dil ile anlatıyorum.

   Çocuklarınızı fazla zorlamayın ki sizlere yalan söyleme gereğini  hissetmesinler.Gelecek nesillerin başarılı olmaları için doğruyu söylemeleri adına başka öğrenciler ile karşılaştırmada yapmayın ki,kendi özgüvenlerini bulmaları ve başarıya koşmada yolları açılsın derim.  Sevgiyle kalın.Hoşçakalın.

Saliha Dervişoğulları diğer köşe yazıları
Huzur 2020-01-27 11:04:26
KOMŞULUK 2020-01-22 12:20:35
Kendi düşüncelerimiz2020-01-20 05:49:59
Arkadaş sevgisi2020-01-16 07:15:27
Sevgi ifade edebilmektir2020-01-13 11:42:09
Şükür edebilme2020-01-06 06:39:49
ŞÜKÜR EDEBİLME2020-01-04 08:56:17
 1  2  3  4  5  6  7  ...  11  12  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 12 sayfa var.
Bu kategoride 117 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web