Denizli 32°C
18 Eylül 2019 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Denizli Cerrahi Hastanesi ÖZEL

Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu

İdrar yolu enfeksiyonu çocukluk yaş grubunun en sık görülen enfeksiyonlarından birisidir. İleri yaşlarda kronik böbrek yetmezliği görülmesi açısından önemli bir risk faktörüdür. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu olan çocuklar diyaliz hastası olmaya adaydır. Bu nedenle yakın ve ciddi takip edilmelidir.

İlk enfeksiyon atağı genellikle hayatın ilk yılında görülür. Erken yaşta görülmesi ileri yaş için daha risklidir. Tüm yaşlara bakıldığında kızlarda daha sık görülmekle birlikte ilk 6 ayda erkek çocuklar daha sık idrar yolu enfeksiyonu geçirir. Eğer erken dönemde sünnet uygulanırsa idrar yolu enfeksiyonu sıklığı yaklaşık 10 kat azalır. Erken doğan bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu daha sıktır.

İdrar yolu enfeksiyonu idrar kesesinde yani mesanede ise sistit, böbrekte ise pyelonefrit olarak tanılandırılmaktadır.

Bunun dışında bazı anatomik ya da fonksiyonel sorunlar idrar yolu enfeksiyonu açısından risk faktörüdür;

Vezikoüreteral reflü ( VÜR ): Bazı çocuklarda, doğuştan olan yapısal bir bozukluk nedeniyle idrar mesaneden geriye, idrar yollarına ve böbreğe doğru kaçar, buna vezikoüreteral reflü adı verilir. Eğer enfeksiyon varsa, sonuçta piyelonefrit (böbrek iltihabı) gelişir. Zaman içinde böbrekler zarar görür.

Hidronefroz: Tek veya çift taraflı olarak böbreklerdeki genişlemeye hidronefroz denir. Bu durum, vezikoüreteral reflü veya idrar yollarındaki bir tıkanıklığa bağlı olabilir. Hidronefroz, daha bebek anne karnındayken yapılan ultrason incelemeleriyle anlaşılabilir. Bu bebeklerin yaklaşık yarısında, hidronefroz doğum sonrası dönemde kaybolmaktadır.

Disfonksiyonel işeme(mesane fonksiyon bozuklukları): Bazı çocuklar yeterli sıklıkta idrara çıkmaz veya idrar yaparken kaslarını yeterince gevşetemezler, mesane içindeki idrarı tam olarak boşaltamaz ve Disfonksiyonel işeme dediğimiz bu durum da idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlamaktadır.

Diğer nedenler: Ayrıca kronik kabızlığı, barsakta kıl kurdu gibi parazitleri olan çocuklar, genital bölgede yapışıklıkları olan kız çocuklar ( labial adhezyon) veya spina bifida gibi nörolojik sorunları olan çocuklar idrar yolu enfeksiyonları için artmış risk taşırlar.

 

İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri yaş grubuna göre değişir.

Yenidoğan ve süt çocuklarında: Yüksek ateş, düşük ateş, büyüme geriliği, kusma, ishal, sepsis, huzursuzluk, aktivite azlığı, sarılık, kötü kokulu idrar, iyileşmeyen genital pişikler.

Okul öncesi çocuklarda: Karın ağrısı, kusma, ishal, kabızlık, anormal işeme şekli, kötü kokulu idrar, ateş, büyüme geriliği.

Okul çağı: Sık idrar yapma, ağrılı idrar yapma, karın ağrısı, idrarını tutamama veya gece idrar kaçırma, kabızlık, kötü kokulu idrar, ateş.

Adölesan (ergenlik): Ağrılı idrar, sık sık idrar yapma, ani idrar kaçırma, karında ağrı veya rahatsızlık hissi.

 

            Çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarında etken %80-90 oranında E.coli dir. Bunun dışında proteus ve klebsiella mikroorganizmaları da önemli etken mikroorganizmalardır.

İdrar yolu enfeksiyonundan şüphelenince doktorunuz, idrar tetkiki ve idrar kültürü testlerini isteyecektir. İdrar kültüründe üreyen mikrobun hangi antibiyotiklere hassas olduğu ise, yapılacak antibiyogramda saptanacaktır.

Eğer tekrarlayan enfeksiyonlar olursa, altta yatan anatomik bir bozukluğun olup olmadığına bakmak gerekecektir. Bunun için çeşitli görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Ultrason, böbrek sintigrafisi, voiding sistoüretrogram ( sonda takılarak işeme sırasında çekilen ilaçlı film ), IVP ( damardan ilaç verilerek böbreklerin görüntülenmesi ) gibi yöntemler gerekebilir. Bu tarz araştırmalar, erkek bebekte ilk enfeksiyonda, kızlarda ise, anatomik olarak dışkının ön tarafa bulaşması daha kolay olduğundan, ikinci defa enfeksiyon geçirdiklerinde istenir.

İdrar yolu enfeksiyonunda, idrar tahlili ve idrar kültürü alındıktan sonra antibiyotik tedavisine başlanır. Tedaviye başlamak için, antibiyogram sonucu beklenmez, gerekirse sonradan antibiyotik tedavisi yeniden düzenlenir. Özellikle yüksek ateş, kusma gibi belirtiler varsa, hasta küçük bir bebekse, ağızdan antibiyotik yeterli olmayabilir, bu durumda iğne gerekecektir. Eğer altta reflü gibi anomaliler saptanırsa, tedavi bitiminde de düşük doz halinde koruyucu antibiyotik verilir. İleri derece VÜR, hidronefroz gibi bazı durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir.

Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

  • Bezli bebeklerde, dışkının genital bölgeyle temasını önlemek için sık sık bez değişikliği yapılmalıdır.
  • Kız bebeklerde alt temizliği önden arkaya doğru yapılmalı, tuvalet eğitimi sırasında da temizliğin bu şekilde yapılması öğretilmelidir.
  • Bol sıvı alımı sağlanmalıdır.
  • Küvette yıkanmamalı, genital bölge temizliğinde tahriş edici olabilecek parfümlü sabunlar kullanılmamalıdır.
  • Çok dar olmayan, pamuklu iç çamaşırları tercih edilmelidir.
  • Çocuğun sık sık tuvalete gitmesi sağlanmalıdır. Özellikle okul çağındaki kızlar, okulda tuvalete gitmemekte, uzun süre idrarı tutarak enfeksiyonlara zemin hazırlamaktadırlar.
  • UZM. DR. MEHMET OĞUZ ÖREN
Denizli Cerrahi Hastanesi ÖZEL diğer köşe yazıları
 1  2  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 2 sayfa var.
Bu kategoride 17 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web