Denizli 11°C
11 Aralık 2018 - Salı
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Nilüfer Bekçi

ÇOCUKLAR HEPİMİZİN

Ülkemizde ölümlü trafik kazası yaşanmayan gün neredeyse yok gibi. Trafik kazalarında ölen 0-15 yaş arası çocukların toplam kaza ölümüne oranı bakımından da ülkemiz ne yazık ki ön sıralarda geliyor. Yapılan bir araştırmaya göre Avusturya , Belçika , Danimarka ,Finlandiya, Hollanda, İrlanda, İtalya , İspanya , İsveç , Portekiz ve Yunanistan’da meydana gelen trafik kazalarında ölen çocukların toplamı, Türkiye’de karayollarında ölen çocukların toplamına eşit. Trafik canavarına bu şekilde çocuklarını kurban veren ikinci bir batılı ülke yok. Peki neden böyle oluyor?

 Birincisi ölümlerin çoğunluğu okulların dağılma saati olan 14-18 arasında oluyor. Bu saatlerde ve özellikle okul çevrelerinde sürücülerin azami dikkat göstermesi gerekiyor.Çocuk kazalarında mevsimlere ve günün belli saatlerine göre artış ve azalış oluyor. İstatistiklere bakıldığında, en yoğun ilkbahar ve yaz tatilinde olduğu gözleniyor.Çocuk kazalarının yoğun olduğu saatlerden birisi de çocukların ebeveynlerini işten dönsünler diye bekledikleri zaman, çünkü, bu dönemde çocuklar yeterli derecede gözetim altında bulundurulmuyorlar.Çocuk sinirli ve aşırı yorgun olduğu zaman zihni dalgın oluyor ve bu durumu da kaza riskini arttırıyor.Çocuklar trafik kazası tehlikelerine karşı, fizik ve ruh yapıları özelliği itibari ile reşitlere oranla daha az duyarlılar. Çocukların, bir çok organları normal bir reşidinkine oranla daha az verimli. Örneğin, trafiğin seyrini büyük birisine oranla daha az görüyorlar. 6-9 yaş grubu çocukların kazalara karışma nedenlerinden birisi de, yol ve kavşaklarda karşıdan karşıya geçerlerken görüş alanlarının düşük olması. Aynı şekilde sesin geldiği yeri tespit etmede ve trafik işaretlerinin anlamlarını bilmede güçlük çekebiliyorlar. Hatalı şekilde şoförün yaya geçidine tecavüzü halinde araçtan uzaklaşmak için koşma hız ve zamanı normal reşit birisine oranla daha zayıf. Çocuklar zihinsel faaliyetlerinin çoğunu oyunlarına ayırıyorlar. Erkek çocukların kaza konusu olmaları, kızlara oranla daha yüksek. Bu da erkek çocukların tehlikeye atılmakta kızlardan daha atak olmasından kaynaklanıyor. Bisiklet de, çocukların trafik kazalarına karışmasında önemli rol oynuyor. Sosyoekonomik şartları düşük olan çevrede yetişen çocuklar ise, kazalara daha fazla karışıyorlar. Bu kaza fazlalığı çevre koşullarının güçlüğü ve ebeveynlerin gözetim etkinliğinin azlığı gibi sebeplere dayanıyor. Son olarak trafik eğitiminin yeterli ve etkin olmaması, pratik eğitim verilmemesi de çok önemli bir etken.

Ancak benim burada bahsetmek istediğim araç içinde kazaya uğrayan çocukların yaralanma ve ölüm oranını düşürmek için neler yapılabileceği. Çünkü bu konuda sorumluluk %100 ebeveynlere yani bizlere ait. Trafikte en sık gördüğüm şeyler arka koltukta serbest bırakılan, kemer bile takılmayan ki belli bir boy ve kiloya ulaşana kadar destek koltuğu olmadan emniyet kemeri takılması da çocukta ciddi yaralanma ve ölümlere sebep verebiliyor; ön koltukta yalnız ya da kucakta oturtulan, daha da kötüsü sürücünün kucağında oturtulan çocuklar. En kızdığım, görünce camı açıp uyarmak istediğim içler acısı manzaralar bunlar. Aslında hepimiz bu uyarıyı vatandaş olarak yapmalıyız çünkü ebeveynler çocuklarının sahibi değil koruyucularıdır. Başka bir deyişle çocuklar ailelerinin malı değil Allah’ın onlara emanetidirler. Aynı şekilde sadece ailelerine değil içinde yaşadığı topluma da aittirler ve sorumluluk vatandaş olarak hepimizin üzerindedir.

Sevgili okurlarım, 7 kilo ağırlığındaki bir bebeğin, çarpışma sırasında aynı hızla camdan fırladığı belirlenmiştir. Aynı şekilde,yapılan testlerde, bir yetişkinin kucağında seyahat eden bir bebeğin, 48 kilometre hızla giden otomobilde çarpışmaya maruz kaldığında 2,5 tonluk bir basınç ile karşılaştığı belirlenmiş. Bu yüzden çocukların kaza sırasında zarar görmesini önleyen oto güvenlik koltukları mutlaka kullanılmalı. Bir bilgi daha vereyim,20 kilometrenin üzerindeki hızlarda meydana gelen çarpmalarda açılan hava yastığının görevini yerine getirebilmesi için, içinde tutulduğu hazneden saatte yaklaşık 320 kilometreye kadar eşit bir hızla çıkması gerekiyor. Bu da ön koltukta boyları kısa olduğu için darbeyi direk baş boyun bölgesine alacak olan çocukları ve özel koltuğunda da olsalar bebekleri oturtmanın ne kadar ölümcül olacağını gösteriyor.Yapılan araştırmalar, arabada oto koltuğunun doğru kullanılmasıyla kazalarda çocuk ölümlerinin yüzde 75 oranında azaldığını gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütüne göre, çocukların maruz kaldığı trafik kazaları endüstrileşmiş dünyadaki en ciddi sağlık problemi. 0-14 yaş grubu içerisindeki ölüm nedenlerini yüzde 25-50 oranında kazalar oluşturuyor ve bunların yaklaşık yarısı trafik kazalarından kaynaklanmakta.  Araç kazalarındaki travmalar, bebek ölümlerinin önemli nedenlerinden biri ve zannedilenin aksine, kazaların çoğu kısa mesafede şehir içi yolculuklarda oluyor. Çok düşük hızlarda bile, araba koltuğuna bağlanmamış bebek öne fırlayarak hayatını kaybedebilir. Bu nedenle, ne kadar kısa olursa olsun her yolculukta çocuk için uygun bir oto koltuğu kullanılmalıdır.

Ülkemizde çocuk taşıyan tüm araçlarda çocuk oto koltuğu bulundurma zorunluluğu 1 Haziran 2010 itibarıyla yasalaşmıştır. Bu yasaya göre, boyu 150 santimetreden kısa ve ağırlığı 36 kilodan az olan tüm çocukların araçlarda oto koltuğuyla taşınması zorunlu kılınmıştır.  Ancak ön koltukta oturan yolcunun emniyet kemeri takmamasına ceza yazan trafik polisleri nedense kucakta taşınan bebeği görmezden gelmektedir.

Saygıdeğer okurlarım, şöyle bir taradım 99-500Tl arasında çocuğunuzun yaşına, boy ve kilosuna uygun oto güvenlik koltuğunu satın alabiliyorsunuz. Ben araba alabilen hiç kimsenin bu koltuğu alamayacağını zannetmiyorum. Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir. Canımı veririm dediğiniz çocuklarınız için birkaç yüz liranın lafı olur mu? Allah korur diyerek 5 kişilik arabaya 6 kişi sığmak için iki çocuğun küçük olanını kucağa alıyorlar. Tevekkül var evet ama sen önce tedbirini alacaksın ondan sonra Allah’a emanet edeceksin. Tevekkül budur.Bir de yakın yer bir şey olmaz diyorlar. Köyünden anayola çıkarken bile ölümcül bir kazaya karışabilirsin.

Bebekler, yeni yürümeye başlamış çocuklar ve diğer çocuklar fizyolojik olarak yetişkinlerden çok farklılar. Gençler bile sadece büyümüş çocuklardır. Çünkü boyları ve iskelet yapıları tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle emniyet kemerleri araç çocuk koltukları gibi yeterli ve tam anlamıyla bir koruma sağlayamazlar. Çocuk koltukları gerekli korumayı sağlayacak ekstra yapılarla tasarlanmıştır. Çocuk koruma sistemleri hızlı çarpma etkisi esnasında "kademeli yavaşlama"yı sağlıyor. Doğru monte edilmiş çocuk koruma sistemleri, çarpma sonrası aracın durmasıyla, aracın mevcut hızıyla ilerleyen çocuğun bedeninin de durmasını sağlar ve başka nesnelere (insana, zemine veya diğer araçlara) olabilecek teması da engeller. Tam burada, arka koltukta emniyet kemersiz seyahat eden yolcuların, kaza anında sadece kendilerini değil, diğer yolcuları da tehlikeye attıklarını da vurgulamak isterim.Bu şekilde seyahat edenler kazalarda en çok baş, yüz ve boyun bölgesinden yaralanmaktadırlar. Araç çocuk koltukları ayrıca çarpma etkisini vücudun belli bir kısmına yönlendirmeyip, bu etkiyi vücudun daha güçlü bölgelerine (kalça kemiği, sırt ve omuz) dağıtarak çarpma etkisini azaltma işlevini görüyor.

Yurt dışında yaşayan bir arkadaşım bana bulunduğu ülkede bu konuda takibin çok sıkı olduğunu söylemişti. Anlattığına göre doğumdan itibaren yeni doğanlar için özel tasarlanmış koltuklarda taşınmaları zorunluymuş hatta hastanelerde koltuk kiralama sistemi varmış. Ülkemizde de böyle bir sistem geliştirilebilir.

Koltuklarda 0-12 aylık (0-9 kilo) bebekler için ana kucağı modeli tercih edilmeli ve bebek arka koltuğa yüzü cama bakacak şekilde yerleştirilmeli.

Dört yaşına kadar (10-18 kilo) hareketli çocuk güvenlik koltukları kullanılmalı. Bu koltuklar, 9 kiloyu geçen çocukların arkaya dönük veya öne bakacak şekilde taşınabilmelerini sağlayacak hareket kabiliyetine sahip olmalı. Çocuk mümkün olduğu kadar uzun süre, 0-12 aylık dönemde olduğu gibi oto koltuğunda yüzü arkaya bakacak şekilde seyahat etmeli.

4-10 yaş arasındaki (15-36 kilo) çocuklar, boy ve ağırlık olarak hareketli koltukları kullanamayacağı ve henüz emniyet kemeri de kullanmaya hazır olmadığından yükseltici çocuk güvenlikli oto koltukları kullanılmalı.

Bunun yanı sıra, oto koltuğunun arabanın koltuğuyla uyumlu olup olmadığı kontrol edilmeli, koltuğun test edilmiş ve standartlara uygun olmasına dikkat edilmeli, her araba yolculuğundan önce koltuğun iyi yerleştirildiğinden emin olunmalı. Altı yıldan daha eski oto koltuğu değiştirilmeli. Bebek, araba hareket halindeyken koltuktan çıkarılmaya çalışılmamalı. En az bir yaşına veya 9 kiloya ulaşıncaya kadar bebek yüzü arkaya dönük biçimde (tampona bakar şekilde) 45 drece açıyla oturtulmalı. Bebeğin yanına, arka koltuğa ona bakacak kişi oturmalı.

Araba koltuğunda bebeğin koltukta çok dik oturmaması için koltuğun oturak kısmı bir havlu ile doldurulmalı. 5 nokta kemer sistemi en iyi korumayı sağlıyor, çünkü kemerler bebeği hem omuzlarından, hem de kalçasından tutacak şekilde kavrar. Kemer, en iyi korumayı sağlamak için rahat biçimde durmalı, bebeği çok sıkmamalı. Çocuk güvenlik koltuğunun montajı kolay olmalı ve mevcut araç kemerleri ile kullanılabilmeli. Koltuk kısa mesafeli yolculuklarda dahi kesinlikle kullanılmalı. Çocuk güvenlik koltukları arka koltuğa sabitlenmeli. Yanlış monte edilmesi koruyuculuğunu en aza indirmektedir. Otomobilin ön kısmına ya da arka koltukta kapıya yakın kısımlara monte edilmesi hava yastıklarının açılması halinde boğulmalara ve yaralanmalara neden olabilir.Bir kazaya karışan araçtaki çocuk koltuğu kesinlikle kullanılmamalı ve değiştirilmelidir.12 yaş altı çocukların seyahati için en güvenli yerin arka koltuk olduğu unutulmamalıdır.

Bir kez daha tekrarlamak isterim ki trafik kazalarında çocuk ölüm ve yaralanmalarının birçoğu, yolculuk sırasında çocuklar için gerekli ve yeterli güvenlik önlemi alınmamasından kaynaklanmaktadır. Bunların başında çocuk oto güvenlik koltuğu bulundurmama veya doğru şekilde kullanmama gelmektedir. Çocuklara yönelik en temel müdahalelerden birisi çocuk oto güvenlik koltuğu kullanımıdır.

Trafikteki davranış ile ilgili söylemek istediğim son şey, bebek arabası kullanan annelerle ilgili. Çok sık görüyoruz kendisi kaldırımda, bebek arabası yolda anneler durup sohbet ediyor.  Yolun daralmasına neden oluyor, hele de köşe başlarında olduğu zaman yoldan geçen arabaların dönüşünü engelliyorlar. Bir bebek arabası ile geziyorsak yolu olabildiğince çabuk boşaltmakta hem bebeğimizin güvenliği hem araçtaki sürücünün emniyeti için yarar var.

Kazasız günler dilerim.

 

 

 

Nilüfer Bekçi diğer köşe yazıları
Psikolojik Ehliyet2018-12-06 11:51:55
AFFETMEK2018-12-04 11:33:15
ZERO LİMİT2018-11-22 07:45:25
MUTLU ÇOCUKLUK2018-11-16 08:43:49
NE YAPMALI2018-11-09 11:49:42
KÖPRÜLER ve DUVARLAR2018-11-08 14:02:03
GÖRGÜ2018-10-18 06:46:40
DOSTLARIMIZ (2. BÖLÜM)2018-10-06 05:37:36
DOSTLARIMIZ2018-10-04 08:43:59
 1  2  3  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 30 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web