Denizli 16°C
04 Aralık 2020 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Mesut Akdağ

CAMİDE HUZUR

 

Yağar hafiften damla damla yağmur

Kaderim yoğurur felek-i hamur

Yürürüm kalabalık kaldırımlarda sessiz

O kalabalıklarda bir ben kimsesiz

Islanmış, üzerimdekiler sırılsıklam

Ne var ki içimde yanar gam

Elbiselerimden akar damla damla yaş

Istırabımdan akar gözlerimden yaş

Ararım bu fırtınada sakin bir liman

Beni dertten kurtaracak bir derman

Çalacak bir kapı,sığınılacak kucak

Kalbimin derdini dindirip beni kurtaracak

Yürüyorum acılarla o hengamede

Fakat ruhum bilmem nerde hangi gezmede

Bu haldeyken aniden dikkatimi çekti

Her gün önünden geçip de görmediğim cami

 

II

 

Ne o heybet, şefkat bir o kadar da müşfik

Açmış kucağını sanki kırk yıllık refik

Çağırıyor aradığın huzur bende diye

Yüzüm var mı ? kapına yüz sürmeye

Lakin bir şey zorluyor beni ona doğru

Gidiyorum adımım ileri ben geriye doğru

Yavaş titrek ellerle aralıyorum kapıyı

Mahcubiyetimden atamıyorum utanmayı

Islatıyor halıyı elbisemden akan yaş

Kalbim derinine iniyor gözümden yaş

Diz üstü yığılıyorum içim ıstırab

Yalvarıyorum, Allah’ım medet ya Rab!

Çekiyor ağır ağır içine düştüğüm girdap

Geçmişim dediğim hayatım hep harap

Hatırlamıyorum hiçbir anımda şu sevabım diye

Muhasebesini yapmak için döndüm maziye

Ne hazin ki geçmişim hep günah günah

Fayda eder mi şimdi çekiyorum eyvah

Yüce mabed sakin, insanı ferahlatıcı

Maalesef benim yüreğim binbir acı

Yürekleri hoplatıyor dışarıda çakan şimşek

Dışarıda değil sanki kalbimde çakıyor şimşek

Bu keşmekeşte buldum huzuru nihayet

Camide imiş saadetin anahtarı nihayet

Cami sessiz yalnızlığımı dinliyorum

Bir ben bir cami bir de Allah’ım

Oh! Ne erişilmez mutluluk ferahlık ya Rab

Döküldü göz yaşlarıyla bir bir ıstırab

Anladım kubbe altı sığınılacak liman

Günahkar olsun asi olsun kim dilerse eman

Açtığında ellerini geri çevirmez Rahman

Dile ne dilersen dile yeter ki günahlarından ol pişman

Kabul olunur pişmanlık gözyaşıyla ıslanmış duaların

Elbette cami en nezih en mübarek mekandır

Ağlatır yüreğini içteniçe duygulandırır

Camideki şefkat merhamet Rahman-ı Mübin

İster gök kubbeyi doldursun günahın

İster aşsın boyunu kibrin cüruhun

İster görmesin alnın hiç secde

İster geçsin ömrün boş yere

Affeder derin pişmanlıkla tövbe ettiğinde

Tüm günahlarını bir kerede bağışlar camide

Cami ilan eder tüm haşmetiyle Allah büyüktür

Tek kurtarıcı yaratıcı sonsuz kudret O’dur

Teşekkürü bir borç bilirim sana ey cami

 

III

 

Yavaş yavaş kalkıyorum geldiğimin tam tersi

Ayrılmak istemecesine adımım ileri ben geri

Fakat daimi misafiri olmayı sözünü vererek

Huzur bulmanın şevkiyle açtım kapıyı titrek

Şimdi sokaktayım ne saadet tarif edilmez

Döndüm ayrılık hissiyle baktım camiye son kez

Kucaklamış sarıyor çepeçevre her bir yanımı

Kopamıyorum bırakmışım onda sanki bir yanımı

Artık vedalaşıyoruz söz veriyorum gelmeye

Yürüyorum yolda istemeye istemeye

Ama eminim artık bir daha bundan

Hüzünlendin mi camidir tek derman

Mesut AKDAĞ

 

Mesut Akdağ diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  6  7  8  9  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 9 sayfa var.
Bu kategoride 86 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web