Denizli 23°C
28 Ekim 2020 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Hüsamettin TAT

BU DÜNYADAN BİR METİN AKDENİZ GEÇTİ

Yıl 2003 Söke Şairler ve Yazarlar Derneği bir hikâyemden dolayı bana ödül vererek Söke’ye davet etti. Gittiğimde, aslen Denizli Çardak’lı olan Metin Akdeniz’le tanıştırdılar beni.

Kıpır, kıpır çalışkan, hemşeri canlısı bir dost yıl 2020 bu zamana kadar, çok görüşmelerimiz ve çok dinletilerde bir araya gelmelerimiz oldu.

Adeta Söke’de bizim bir kapımızdı, bizim bir temsilcimizdi, Egeli Araştırmacı ve Yazarlar Birliği (Yaz-Ar-Bir) üyesiydi ve Söke temsilcimizdi.

Söke’yle ilgili, o bölgeyle ilgili bir isteğimiz, bir sorunumuz olduğunda adeta uçarcasına; isteğimizin ya da olayın üzerine gider ve yerine getirirdi.

Memleket sevdalısıydı. Çardak aşkıyla yanıyordu, sılanın özlemini duyuyordu.

Çalışmalarının, kitaplarının oluşmasında mutlaka Çardağa yer verirdi.

Hasta olduğunu duyduğumda, Söke’ye özellikle ziyaretine gittiğimde, dostum Ali Sarayköylü ile Şairler ve yazarlar Derneğinde yaptığım görüşmede; Metin ağabeyimin çok hasta olduğunu pandemi nedeniyle de kimseyle görüştürülmediğini öğrendiğimde çok üzülmüştüm. Ama buraya kadar geldim onun için ailesini arayayım ve durumu öğreneyim diyerek aradığımda; “ne demek sen Denizli’den gelirsinde ben seninle görüşmez miyim” diyerek beni evine davet etti.

Dostum emekli öğretmen, yazar, Şair Abdülkadir Güler ile evine gittiğimizde bizi karşıladılar ama hastalık onu hayli yıpratmıştı. Bizleri karşısında görünce çok sevindi ve gözleri dolu dolu oldu. Ziyaretim onu çok memnun etmişti. Gelmişten, geçmişten konuştuktan sonra gitmek için müsaade istediğimizde bana sarılarak “sen çok iyi bir dostsun, senden bir isteğim olacak yazılarını bazen Çardak için de yazar mısın” dedi. “Ne demek, yazmaz mıyım” dediğimde gözleri dolu dolu olmuştu.

İstemeyerek ayrıldım yanından. Arkama dönüp baktığımda terastan cılız kolları ile el sallıyordu. Ayrıldıktan sonra kendimi tutamamıştım. Abdülkadir hocamın arabasında çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağladım dakikalarca.

Ölüm haberini sosyal medyada aldığımda ve sonraları yokluğu, Rahmeti Rahmana gidişi beni çok üzmüştü.

Bundan sonra kim telefon edecek bana “Ben Denizli’ye geliyorum görüşelim” diye. Ben sensiz o Söke’ye nasıl gideceğim, “ağabey ben Söke’ye geliyorum seni görmek istiyorum” diye kime diyeceğim.

Çok üzgünüm; bana verdiğin kitaplarını, benim için yazdığın şiiri ve hediyelerini saklıyacağım. Zaman zaman da Çardak için senin isteğin üzerine yazılar yazacağım sen kabrinde rahat uyu, mekânın Cennet olsun seni unutmayacağım.

İşte dostlar fani dünya, bu dünyadan iyilerin iyisi bir metin Akdeniz geldi geçti.

 

Hüsamettin TAT diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  6  7  ...  18  19  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 19 sayfa var.
Bu kategoride 184 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web