Denizli 23°C
29 Mayıs 2020 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Nilüfer Bekçi

BAYRAM

Bizim kuşak, yani 60-70 lerde doğanlar çocukken bayramlar bayram gibi kutlanırdı. Büyükler evlerinden iki gün çıkmaz, misafir bekler, onlara el öpmeye gidilirdi. İlk gün aile büyüklerine, ikinci gün akrabaya, eşe dosta. Üçüncü gün de büyükler “iade-i ziyarete çıkarlardı.

Bayramdan önce alışverişe çıkılır, herkese ama özellikle çocuklar bayramlık kıyafetler, ayakkabılar alınırdı. Kaçımız bayramlıklarımızı koynumuza alıp uyumamışızdır acaba? Bayramdan önce bayramlığını giymek hoş karşılanmazdı bunun için hevesimizi böyle alırdık. Eve şekerler, çikolatalar depolanır, tatlılar alınır ya da yapılırdı. En lezzetlisi de evde açılan baklava olurdu. Hatta aile büyükleri sarmalar, börekler de yaparlardı çünkü onlara gelen çocukları, torunları yemeğe de kalırdı.

Bayram sabahı babalar namaza gittiğinde evdekiler kahvaltı hazırlar, bayramlıklar giyinilir, geldiğinde babanın eli öpülüp harçlık alınırdı. Hele o bayram kahvaltılarının güzelliği hiçbir kahvaltıda yoktu.

Kapılara harçlık ve şeker isteyen mahalle çocukları gelirdi. Büyükler mis gibi keten mendillerin içinde para ve şeker verirlerdi. Ama aileden olan çocukların mendili oyalı, içlerinde daha büyük harçlık ve şeker yerine de çikolata olurdu.

Panayırlar kurulur, lunaparklara gidilirdi. Ailenin bir araya gelmesi, büyüklerin çocuklarına vakit ayırabilmesi ve uzun zamandan beri görüşülmemiş dostlarla beraber olma fırsatıydı bayramlar.

Önce Kıbrıs’a gitmeler moda oldu “bayram telaşından kaçıp” sonra Akdeniz ve Ege’de gittikçe çoğalan otellere, tatil köylerine, sonra yurt dışına. Ama nereye olursa olsun giderken geride boynu bükük anne babalar, büyük anne ve dedeler bırakılıyordu. Bayram bir beraberlik vesilesi değil, tatil olarak görülmeye başlandı. Başka şehirde yaşayan ve evlatlarını görmek için bayramı dört gözle bekleyen ana babalara bir telefon edilip tatile gidildi.

Bu bayram kimse değil şehirden, evinden bile çıkamayacak. Büyüklerimizi sadece telefon ekranından görebileceğiz. Sarılıp öpemeyeceğiz. Kapımızı çalıp harçlık bekleyen çocuklar olmayacak. Lunaparklar boş kalacak, panayırlar kurulmayacak.

Acaba kendimizi sorgulayıp eski bayramlara dönmenin zamanı gelmedi mi?

Nilüfer Bekçi diğer köşe yazıları
DAHİ PADİŞAH2020-05-28 08:23:38
ÖZLEM2020-05-14 10:02:19
BEN ANNEYİM2020-05-07 07:44:17
RAMAZAN VE 1MAYIS2020-04-30 08:17:14
HÜZÜNLÜ BAYRAM2020-04-23 08:27:37
SEVGİ DİLLERİ2020-04-16 06:44:13
ÇINARLARIMIZ2020-04-03 06:36:53
GÖLGE ETMEYİN2020-03-26 06:34:52
TEMAS YOK2020-03-19 08:12:41
MİNNET BORCUMUZ2020-03-12 11:42:52
 1  2  3  4  5  6  7  ...  10  11  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 11 sayfa var.
Bu kategoride 106 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
AKM Basın Yayın A.Ş | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web