Denizli 35°C
21 Ağustos 2019 - Çarşamba
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Hüsamettin TAT

BASTIRILMIŞ DUYGULAR

Kitap fuarlarının biz yazarlara faydalarından bir tanesi de, imza günlerinde yazar arkadaşlarla tanışmak. Onlarla sohbet ederek onların eserlerini imzalı bir şekilde almak ve kendi eserlerinizi de onlara imzalayarak vermek. Bu durumlar da yazarların kendi aralarında tanışmasında ve kaynaşmasında en büyük etkenlerden biri.

Bu yıl ki 3. Denizli kitap fuarında da çok sayıda yazar arkadaşlarla ve yayıncılarla tanışmak nasip oldu. Onların içerisinde öyle birisini tanıdım ki; çok girişken, çok konuşkan, çok dost ve arkadaş canlısı biri. Çok güzel, değerli bir eserde kaleme alarak meydana getirmiş. “Bastırılmış Duyguların” yazarı Şeyda Koç hanımefendi.

Denizlili yazarların standına imza gününe gelmişti. Diğer yazarlarla tanıştığımız gibi, YAZ-AR-BİR ailesi olarak Şeyda Koç’la da tanıştık, birbirimize kitaplarımızı imzalayarak hediye ettik. “Bastırılmış Duygular” kitabını bana imzalayıp hediye ettikten sonra kitabını kesintisiz bir solukta okudum.

“Bastırılmış Duygular” aslında öykü kitabı olma özelliği taşımasına rağmen bir hatırat kitabı. Şeyda Koç hatıralarını, çocukluğunu, canından çok sevdiği ailesini ve babasını hikâyeleştirerek, hatıralarının bir kısmını bu kitapta toplamış. Çok sevdiği babasına itafen ”Canım, aşkım babam Hasan Rahmi Koç’a” diyerek kitabı ona itaf etmiştir.

Yirmi adet küçük hikâyelerden oluşmuş bu kitaba adını veren “Bastırılmış Duygular” hikayesi ile diğer hikayelerini okuyucularla paylaşmış. Hikâyelerine başlamadan önce küçük bilgi notlarıyla da destekleyen yazar, kitabının ilk sayfasına ön söz olarak Samuel Becktett’in “Asla gerçekten bir şey anlatılmaz, ancak bir şeyin hayali anlatılabilinir, kendisi değil, o yüzden anlatmaya değil, anlatmamaya bakarım. Ama yine de hiç susmam, eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir, her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile.” Sözünü kitabının ön sözüne oturtmuş.

Hikâyeleri küçük birer hatırattan da meydana gelmiş olsa da, hikâyelerinde ders alınacak bölümler ve durumlar öne çıkmakta. Siz belki Şeyda Koç’un hikâyelerini okurken, okuduğunuz hikâye aslında okuyucuya ders niteliğinde olduğunu göreceksiniz.

Hikâyelerini aynı zamanda birer ikişer satırlık notlarla da süsleyen Şeyda Koç arka kapağını da boş bırakmayarak şöyle notlar düşmüştür.

  • Dünyanın üzerinde kocaman bir ilan olmalı “SATLIK DEĞİLDİR, KİRALIK” diye.
  • Biri ölünce kaç düşünce gömülür onunla toprağa
  • Soyununca ruhumuz görünseydi asla çıplak kalmazdık.
  • Acımı, tıpkı ceketimi uzatır gibi asması için birine uzatmak ve unutarak oradan hızla uzaklaşmak istiyorum. Belki döndüğümde biri ölümün anlamını asar yerine.

Kitap cinius yayınlarından Mayıs 2018 de birinci baskısı çıkmış yetmiş sayfadan oluşmaktadır.

Yazar Şeyda Koç; Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme (Ekstern) bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Türkiye İş Bankasında göreve başladı. 1999 yılında bankanın mali tahlil ve kredi analizi sınavını başarı ile vererek “Mali Analist” 2000 yılında da 2. Müdürlük sınavında Türkiye 2. Si oldu. 2011 yılında aynı bankadan şube müdürü olarak emekli oldu.

Uluslar arası Ankara öykü günleri derneğinin denizli temsilcisi olarak görev yaptı. Yazdığı öykü “Deliler Teknesi” isimli dergide yayımlandı. İnsana temas etmek, insan ilişkileri, yaşamda insan, bağımlılıklar özel ilgi alanları oldu. Uluslar arası kuruluşlardan yaşam koçluk eğitimini ve sertifikalarını aldı. 2014 yılında yaşamdan aldıklarını, yaşama vermenin zamanının geldiğini düşündü ve yaşam atölyesi ailesine katılarak kişisel dönüşüm danışmanlık eğitimini tamamladı.

Yaşam kitabından öyküler anlatmak üzere yola çıktı. Yolda…

Bu yolda yazara hayat yolculuğunda başarılar diler yolun ve kalemin açık olsun temennisinde bulunmak isterim.

Kitap fuarlarının biz yazarlara faydalarından bir tanesi de, imza günlerinde yazar arkadaşlarla tanışmak. Onlarla sohbet ederek onların eserlerini imzalı bir şekilde almak ve kendi eserlerinizi de onlara imzalayarak vermek. Bu durumlar da yazarların kendi aralarında tanışmasında ve kaynaşmasında en büyük etkenlerden biri.

Bu yıl ki 3. Denizli kitap fuarında da çok sayıda yazar arkadaşlarla ve yayıncılarla tanışmak nasip oldu. Onların içerisinde öyle birisini tanıdım ki; çok girişken, çok konuşkan, çok dost ve arkadaş canlısı biri. Çok güzel, değerli bir eserde kaleme alarak meydana getirmiş. “Bastırılmış Duyguların” yazarı Şeyda Koç hanımefendi.

Denizlili yazarların standına imza gününe gelmişti. Diğer yazarlarla tanıştığımız gibi, YAZ-AR-BİR ailesi olarak Şeyda Koç’la da tanıştık, birbirimize kitaplarımızı imzalayarak hediye ettik. “Bastırılmış Duygular” kitabını bana imzalayıp hediye ettikten sonra kitabını kesintisiz bir solukta okudum.

“Bastırılmış Duygular” aslında öykü kitabı olma özelliği taşımasına rağmen bir hatırat kitabı. Şeyda Koç hatıralarını, çocukluğunu, canından çok sevdiği ailesini ve babasını hikâyeleştirerek, hatıralarının bir kısmını bu kitapta toplamış. Çok sevdiği babasına itafen ”Canım, aşkım babam Hasan Rahmi Koç’a” diyerek kitabı ona itaf etmiştir.

Yirmi adet küçük hikâyelerden oluşmuş bu kitaba adını veren “Bastırılmış Duygular” hikayesi ile diğer hikayelerini okuyucularla paylaşmış. Hikâyelerine başlamadan önce küçük bilgi notlarıyla da destekleyen yazar, kitabının ilk sayfasına ön söz olarak Samuel Becktett’in “Asla gerçekten bir şey anlatılmaz, ancak bir şeyin hayali anlatılabilinir, kendisi değil, o yüzden anlatmaya değil, anlatmamaya bakarım. Ama yine de hiç susmam, eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir, her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile.” Sözünü kitabının ön sözüne oturtmuş.

Hikâyeleri küçük birer hatırattan da meydana gelmiş olsa da, hikâyelerinde ders alınacak bölümler ve durumlar öne çıkmakta. Siz belki Şeyda Koç’un hikâyelerini okurken, okuduğunuz hikâye aslında okuyucuya ders niteliğinde olduğunu göreceksiniz.

Hikâyelerini aynı zamanda birer ikişer satırlık notlarla da süsleyen Şeyda Koç arka kapağını da boş bırakmayarak şöyle notlar düşmüştür.

  • Dünyanın üzerinde kocaman bir ilan olmalı “SATLIK DEĞİLDİR, KİRALIK” diye.
  • Biri ölünce kaç düşünce gömülür onunla toprağa
  • Soyununca ruhumuz görünseydi asla çıplak kalmazdık.
  • Acımı, tıpkı ceketimi uzatır gibi asması için birine uzatmak ve unutarak oradan hızla uzaklaşmak istiyorum. Belki döndüğümde biri ölümün anlamını asar yerine.

Kitap cinius yayınlarından Mayıs 2018 de birinci baskısı çıkmış yetmiş sayfadan oluşmaktadır.

Yazar Şeyda Koç; Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme (Ekstern) bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Türkiye İş Bankasında göreve başladı. 1999 yılında bankanın mali tahlil ve kredi analizi sınavını başarı ile vererek “Mali Analist” 2000 yılında da 2. Müdürlük sınavında Türkiye 2. Si oldu. 2011 yılında aynı bankadan şube müdürü olarak emekli oldu.

Uluslar arası Ankara öykü günleri derneğinin denizli temsilcisi olarak görev yaptı. Yazdığı öykü “Deliler Teknesi” isimli dergide yayımlandı. İnsana temas etmek, insan ilişkileri, yaşamda insan, bağımlılıklar özel ilgi alanları oldu. Uluslar arası kuruluşlardan yaşam koçluk eğitimini ve sertifikalarını aldı. 2014 yılında yaşamdan aldıklarını, yaşama vermenin zamanının geldiğini düşündü ve yaşam atölyesi ailesine katılarak kişisel dönüşüm danışmanlık eğitimini tamamladı.

Yaşam kitabından öyküler anlatmak üzere yola çıktı. Yolda…

Bu yolda yazara hayat yolculuğunda başarılar diler yolun ve kalemin açık olsun temennisinde bulunmak isterim.

Hüsamettin TAT diğer köşe yazıları
 1  2  3  4  5  6  7  ...  12  13  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 13 sayfa var.
Bu kategoride 126 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web