Denizli 21°C
22 Mart 2019 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Kadir Yatağan

BAHAR

 

       Haftanın her perşembe günü Horoz Gazetesi aracılığıyla okuyucularımızla buluşuyor olmak ayrı bir mutluluk. Bu sayfa; şehrin kültürel değerlerini, sanat etkinliklerini, eser ve yazar tanıtımlarını takipçilerinin beğenisine sunacağımız bir güzellik zemini...

       Sanat, hem insani değerleri üretmek hem kalıcılığı sağlamak yönüyle önemli. İçtenlik ve doğallığın ses, çizgi, renk motifleriyle örülerek ürüne dönüşmesi diye tanımlayabileceğimiz sanat eserlerinin ilgili kitlelere iletilebilmesinde basının rolü büyüktür. Denizli Horoz Gazetesi de bu sayfayı özgün sanat çalışmalarına ayırarak, kentin kültürel dokusunun oluşumuna katkı sunmakta.

       "Tarih tekerrürden ibarettir diyorlar / Hiç ders alınsa tarih tekerrür eder miydi." diyor, şair. İşte bu ibretli sözü doğrularcasına savaş belası, dünyanın üstünde yine bir karabasan gibi geziniyor ve bir türlü gitmek bilmiyor. Savaş, soğuk ve itici bir kelime. Sözlükten çıkartmayı denemeden insanoğlunun belleğinden izi kalmayacak şekilde kazımak gerek.

       Savaşın insanda bıraktığı derin yaraları anlatmaktan çok barışın insanları kucaklaştırmadaki güzelliğini paylaşmanın daha doğru olacağı düşüncesindeyiz. İnsanoğlunun basiretli tutumunu destekleyen Rabbimizin inayeti, bu kabusu yok edecektir. Şairin dediği gibi: " Görelim Mevla neyler / Neylerse güzel eyler." diyor ve gelecek günlerin bütün dünya insanlarının kaynaştığı barışçıl ortamlara dönüşmesini diliyoruz.

       Dondurucu soğukların iliklerimize kadar etkisini hissettirdiği buzlu ve zorlu kış mevsiminden baharın ılık günlerine kavuşuyor olmak yüreklere neşe saçmakta. 

       Mart ayı bahar başlangıcıdır. Bahar mevsimi ile birlikte tabiat yeniden canlanır. Toprak; kış uykusundan uyanıp mahmurluğunu atar. Baharın gelmesi ile toprağın mümbit bağrından canlanmanın alametleri olan çeşitli otların yeşerdiği, ağaçların tomurcuklanıp filizlendiği görülür. Hayatın taşıyıcısı olan su da, bu canlanmaya gülümseyerek katkı sağlar.

       Çiçek güzelliğinde sevdalar, baharla hayata merhaba der. Bahar, ayrı bir tat, ayrı bir güzelliktir. Kuşların ötüşü de bu mevsimde daha sıcak ve daha kıpır kıpırdır. İnsanoğlu bahar mevsiminde kabına sığmaz, sığamaz. Kış boyunca başını soktuğu dar mekânlarda duramaz, kendini çağıran baharın kokusuna koşar, kırlara açılır. Cümle dertlerini unutup hayata daha sıkı sarılır, yaşıyor olmanın kıymetini anlar.

       “Esti nesim-i nevbahar açıldı güller subh-ı dem / Açsın bizim de gönlümüz saki bir medet sun cam-ı Cem” diyen şair; bahar mevsiminde esen sabah rüzgârıyla güne merhaba dercesine açılıp gülümseyen güller gibi kendi yorgun ve hüzünlü yüreğinin de canlanıp coşması arzusunu ve yaşama sevincine dahil olmak isteğini dile getirir.

       Bahar; canana hasretin bittiği, kavuşmanın başladığı bir vuslat mevsimidir. İnsanoğlunun uzun süre hasret kaldığı yeşile özlemi, bu mevsimde biter. Çeşitli canlılar, toprağın ısınmasıyla yeniden dünya yüzüne çıkarak, kendi ortamlarında hayatlarını sürdürürler. Bitkilerin dirilmesiyle birlikte berekete dönüşecek meyvelerin oluşumu da baharla başlar.

       Baharı ve bahardaki canlanmayı görebilmek, şüphesiz bir ayrıcalıktır; yaşıyor olmanın

farkında olmaktır. Yaşama sevincini yüreğin en derinlerinde hissedip damarlara yaymaktır. İnsanoğlu, yaşadığı süreç içersinde bahar mevsimini hep özler ve baharın bir an önce gelmesini gözler. Bahar diriliğin, yeşilliğin, güzelliğin yani yaşamın ta kendisidir.

       Özlemini çekeceğimiz ve kavuşacağımız baharlarımızın olması dileğiyle…

 

       Yüreğin sevdası su olup akar

       Güneşin ısısı toprağı yakar

       Uykudan uyanır çoğu varlıklar

       Canlanır tabiat gelince bahar…

Kadir Yatağan diğer köşe yazıları
 1  2  3  ›  ›› 
Şuan 1 sayfadasınız, toplam 3 sayfa var.
Bu kategoride 23 adet içerik var.

Bu yazıları okudunuz mu ?
Horoz İlçeler Gazetecilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır. | Şanlısoy Web