Denizli 28°C
20 Ekim 2017 - Cuma
Yazar hakkında | Tüm köşe yazıları
Reyhan ŞEN

AŞKA DAİR…

Ben aşığım herkes âşık. Ben önce rabbime, eşime, çocuklarıma, anneme, babama, kardeşlerime, doğaya, bebeklere, sevdiğim her şeye aşığım. Yüreğim geniştir benim. Hayatı yaratanı sevince herkesi seversiniz otomatik olarak.  Aşk vardır görene, anlayana, inanana. Aşk bizim bakış açımızdır. Ne zaman biri aşka inanmadığını söylese yadırgarım. Sonra bir sızı girer kalbimin ortasına.  Mantıklı düşünmeye, yaklaşmaya çalışırım.  Bir gönlün çöl gibi yaşamak isteyişini anlamaya çalışırım. Neden insanlar hemen aşktan vazgeçer neden bu kadar çabuk yıkılır hayalleri, umutları, neyi feda etmek bize zor gelir? Sabır mı? Yoksa akıl mı, ruh mu? Aşkın varlığına inanmaya devam etmek için ne gerek?

Her gün aynı işleri yapıyoruz. Yiyiyor, içiyor, uyuyoruz ve sabah kalkıp işe gidiyoruz, yaşamak için çalışmak zorundayız. Aldığımız maaşı kiraya, faturaya, yemeğe vesaire harcıyoruz. İş hayatında ayakta durabilmek için büyük bir sabır, azim, gayret gereklidir. İş kariyerimiz yükseltmek için kurslara gidiyoruz, çevremizdekiler gibi olmak için daha fazla şey öğrenmeye çalışıyoruz. Kimimiz hırs yapar arkadaşınla yarışır. Sevmediğimiz bir patrona veya işçiye tahammül ediyoruz. Maaşımızı eksik alsak bile ses çıkartamayız aman idare ederiz diye düşünüyoruz. Çalışmak zor gelse de işimizi sevmesek bile ayakta durmak için her gün mücadele ediyoruz. Çünkü “ekmek parası” çalışmak zorundayız. Fakat iş aşka gelince, iki darbe aldık diye pes ediyoruz. Mücadele etmekte zorlanıyoruz. Gurur ve öfke yapıyoruz. Kin tutmaya başlıyoruz.  Eşine, sevdiğine tahammül etmek zor gelir. Mesela bir erkek istediği bir arabayı almak için, her ay maaşının bir kısmını vermeye hazırdır fakat konu sevgiye, ilişkiye gelince fedakâr olamayabiliyor. Hele ki şimdiki gençler bir veya iki tecrübesiz ilişki yaşadı diye hemen pes eder. Evliliği sürdürmekten ya da evlenmekten korkarlar. Yaş kırk olmuş hâla bekârlar var. Kendimizce haklı sebeplerimiz vardır tabi. Terk edilmek korkusu ya da geçinemeyiz korkusu kaplar bedenleri. İniş çıkışlarla dolu hayat yaşıyoruz. İş hayatında ayakta kalmayı başaran bizler; sevmeye, evlenmeye, dünyaya bir çocuk getirip onu büyütmeye korkar olduk.

Hayat hiçbirimiz için güllük gülistanlık değildir. O kadar sıkıntıyı göze alıyor, sevdiği yolunda ayağına takılan iki taş yüzünden mi inanmaktan vazgeçiyor. Şimdi ki gençler niçin çok eş değiştiriyor. Eskiden bizim aşkımız büyük olurdu. Her şeye âşıktık biz. Şimdi bir kişi ye bile âşık olmayı beceremiyor ya da sürdüremiyoruz.  Ben gençlere sabırlı olmayı tavsiye ediyorum. Hemen ilk olumsuzlukta pes etmesinler. Her çıkışın bir inişi olacaktır.

Reyhan ŞEN diğer köşe yazıları
MEVSİMLER2017-10-13 07:46:03
HATANIN BEDELİ…2017-10-06 09:13:48
KURBAN BAYRAMI 2017-09-08 08:57:47
KADINLARIN SUSKUNLUĞU2017-08-25 06:12:02
HAYATIN İÇİNDEN2017-08-11 11:30:42

Bu yazıları okudunuz mu ?
Aklam Matbaa Rek. Ajans. Ltd. Şti. | 2016 - Tüm hakları Saklıdır.